Dijital DönüşümSosyal Medya

Basit, Bütünleştirici, Yeni Nesil: Super Apps

Şehir hayatının getirdiği karmaşıklık içinde o kadar çok değişkenle ilgilenmek zorundayız ki biri bize yardım etsin istiyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemi “Age of Assistance” olarak adlandırıyoruz artık. Nesnelerin interneti, yapay zekanın gündelik hayatta kullanımı vs. hep bu dönemin ihtiyaçlarını temin etmeye yönelik gelişiyor. Hayatı kolaylaştıran mobil uygulamaları da bu yüzden seviyoruz. Bizim için adeta asistan görevi görüyorlar.

Peki onlarca asistanınızın olması mı? Yoksa bir tane -ama SÜPER bir tane- olması mı?

Çin’de gündelik hayatın önemli bir parçası haline gelerek tüm Asya’ya yayılan süper uygulamaları duymuşsunuzdur. Onlarca uygulamanın size sağladığı olanakları tek başına yaratıyor bu uygulamalar.

Twitter, Facebook gibi sosyal medya uygulamalarının yasak olduğu Çin’de çok yaygın olan bu uygulamalardan biri WeChat. Tıpkı WhatsApp gibi ama çok daha fazlasını yapıyor. Sosyal medyasından, film bileti almaya, internetten alışverişe, taksi çağırmaya kadar çok çeşitli fonksiyonları bir arada bulabiliyorsunuz. Ama aslında tek bir iş için kullanılan, diğer fonksiyonların çok da tercih edilmediği cihazlar/uygulamalar gibi değil.

Yani her fonksiyonu bir karşılık buluyor. Kısacası, ilk bakışta mesajlaşma uygulaması gibi duran ama dört başı mamur ayrı ayrı birçok uygulamanın yerini tutan bir uygulama… Örneğin, kullanıcıların %80’i online alışveriş yapıyor. Aynı zamanda uzun metraj bir filmin en çok gösterim aldığı mecra olabiliyor. Nitekim, 2015’te yayınlanan “Under the Dome” filmi gösterime girdiği ilk üç günde 200 milyon izlenme almış ve bu izlenmenin %45’i WeChat üzerinden elde edilmiş.

Birçok fonksiyonu kendi çatısı altında barındıran bu tarz uygulamalara SuperApp deniyor. Ama gerçekten fonksiyonel olması gerekiyor. (2010’da Blackberry’nin de böyle bir uygulama girişimi oldu ancak yeterince servisi aynı anda sağlamadığı için pek de tercih edilmedi.)

Aslında bir uygulamadan ziyade Windows ya da IOS gibi bir işletim sistemi örneği görüyoruz. Tek bir çatı uygulama ve altındaki uygulamalar gibi.

SuperApp olabilmek için kurye, ödeme, sosyal medya gibi özelliklerden en az ikisini içinde barındırması gerekiyor. Hatta dışarıdan geliştiriciler de uygulamanın içinde çalışacak farklı uygulamalar tasarlayabiliyor. Böylece ayrı bir uygulama olarak sunulmasına gerek kalmıyor. Bu sayede uygulamanın sadık kitlesi giderek katlanıyor. Süper değil mi?

Endonezya çıkışlı Gojek de sosyal medyadan yemek siparişine kadar 18’den fazla servisi bünyesinde bulunduran bir SuperApp. Endonezya’da yediden yetmişe her 4 kişiden biri Gojek kullanıyor.

Gojek’in tüm servislerini ve Endonezya pazar büyüklüğünü şu videoda çok güzel özetlemişler:

https://www.youtube.com/watch?v=Tn4MGnTkF8c&feature=emb_logo

Vakti olanlar için ise Financial Times’ın şu videosunu bırakıyorum, nüfusunun büyük bir çoğunluğu bankasız olan Endenozya’nın Gojek ile yaşadığı dijital dönüşümü çok iyi anlatıyor:

https://www.youtube.com/watch?v=ssGhuFOYqvw

Peki gittikçe yaygınlaşan bu uygulamaların bu derece başarılı olmasının arkasında ne var?

Kullanıcılar tek bir uygulamanın ara yüzüne alışmak, en sade ve kullanım deneyimi en iyi uygulamayı her şey için kullanmak istiyor. Dijital alışkanlıklarımızı daha minimal bir ortamda sürdürmek istiyoruz. Şu an benim cep telefonumda 20’ye yakın uygulama var, açıkçası tüm bu uygulamaları maksimum 5 uygulama olarak düzenlemek isterdim.

Süper uygulamalar farklı uygulamaların tasarım dillerini anlayarak kaybedilecek vakti ortadan kaldırıp internet ekonomisine her yaştan her tipten kullanıcının girebiliyor olmasını sağlıyor. İşte bu yüzden süperler.

Özellikle interneti olmayan, depolama kapasitesi yüksek telefon alamayan kişilerin yaşadığı ülkelerde bu tarz bir uygulamanın çok işe yaradığını söyleyebiliriz.

Mesela Hindistan’da her üç akıllı telefon kullanıcısından birinin telefon hafızası her gün doluyor. Bunda kullanıcıların her sabah birbirlerine güneşli, çiçekli, kuşlu vb. fotoğraflarla günaydın mesajı atmasının çok büyük etkisi olduğunu söylüyorlar. Hafızası dolan kullanıcılar da telefon hafızasında yer açmak için olabildiğince az uygulama kullanma eğilimine gidiyor. Wall Street Journal’ın şu makalesi konuyu çok iyi anlatıyor:

https://www.wsj.com/articles/the-internet-is-filling-up-because-indians-are-sending-millions-of-good-morning-texts-1516640068

Elbette, deneyim tasarımı alanında son zamanların en bilinen konusu bu. Son kullanıcı dijital servislerin uyumlu, kolay kullanılabilir ve sade olmasını tercih ediyor. Süper uygulamaların en büyük başarısı da buradan geliyor. Gojek’in basit ve bütünleştirici yapısı en başta Endonezya’ya olmak üzere birçok ülkeye yeni nesil bir ekonomi kazandırıyor.

Aslında bizim de Multinet Up olarak, şirketlerin aklınıza gelebilecek her türlü giderlerinin yönetimi için sunduğumuz 360 derece kapsayıcı ve uçtan uca dijital servisler bu işe yarıyor. Bireylerin ve kurumların hayatını kolaylaştırıyoruz. Operasyonel kolaylık, vergi avantajı, maliyet avantajı, kontrol yetkinliği ile sunduğumuz çözümlerimiz şirketlerin ekonomik döngülerine yeni nesil bir form kazandırıyor. Bu şekilde paydaşlarımıza fayda ve değer yaratan bir ekosistemi yönetiyoruz.

Bu yazı alıntıdır.

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
Dijital DönüşümHukuk

Türkiye’de Çevrimiçi Mahkeme Sisteminin Entegrasyon Sorunsalı

BlockchainDijital Dönüşüm

Müzik Endüstrisi Blokzincir Entegrasyonundan Nasıl Faydalanabilir?

Dijital DönüşümGeleceğin İş Dünyası

Yeni Normale Uyum İçin Korkusuz Organizasyon

Dijital DönüşümSağlık

Neuralink Projesi ve Tıpta Hızlanan Dijital Dönüşüm

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir