10 Maddede 2019’daki İnsanlık Gelişimi

2020’nin bireysel ve stratejik planlamaları yapılırken “gelişmişliğimizi” özetleyen 10 maddeyi sıraladım. Bazı umut verici ilerlemeler kaydedilse de hala üzerinde çalışmamız gereken çok sayıda sosyal ve ekonomik problem var. Bazılarını yazarken benim tüylerim ürperdi. Bu maddeler

2020’nin bireysel ve stratejik planlamaları yapılırken “gelişmişliğimizi” özetleyen 10 maddeyi sıraladım. Bazı umut verici ilerlemeler kaydedilse de hala üzerinde çalışmamız gereken çok sayıda sosyal ve ekonomik problem var. Bazılarını yazarken benim tüylerim ürperdi. Bu maddeleri Dünya Bankasının “Year in Review” raporundaki verileri kullanarak hazırladım. Buyrun başlayalım: Son 15 yılda 15 ülkede toplamda 800 milyon insan “yoksulluk” barajını geçti. Yaklaşık 30 yıl önce dünya nüfusunun 1/3’ü fakr-u zaruret, aşırı yoksul şartlarda yaşıyordu. Bugün ise dünya nüfusunun %10 günlük $1,90 veya daha azıyla geçiniyor. Son 15 yılda ise 800 milyon insana daha iyi koşullar sunmada en iyi performansı gösteren ilk 3 ülke; Tanzanya, Tacikistan ve Çad. “Yoksulluk sınırı” altındaki nüfusun %85’i Güney Asya ve Sahra Altı Afrika bölgesinde yaşıyor. Yoksulluğun bir bölgede yoğunlaşmasının coğrafyadan, politik sistemlere kadar birçok sebebi var. Lakin sayılarla bilinen 736 milyon insan ekstrem seviyede yoksullukta yaşıyor. Bu nüfusun yarısından fazlası Hindistan, Nijerya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Etiyopya ve Bangladeş’te yaşıyor. İklim değişikliği politikaları 150’den fazla ülkeden insanı sokaklara sürükledi. Devletlerin iklim değişikliği konusundaki eylemsizliği milyonlarca insanı sokaklara sürükledi desek daha doğru. Eylül ayında New York’ta “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’ ve milyonlarca insanın tepkisi, ülkeleri iklim değişikliği politikaları oluşturmaları ve uygulamaları için yüreklendirdi. 96 ülke böyle bir inisiyatif almayı düşündüklerini ve planladıklarını bildirdi. Şu an ise yürürlükte olan 57 politikanın küresel sera gazı emisyonunun yaklaşık %20’sini kapsadığı biliniyor. Aşağıdaki grafikte hangi ülkelerin bu politikaları uyguladıklarını ve hangilerinin planlama aşamasında olduğunu görebilirsiniz.   Dünya nüfusunun %89’unun elektrik erişimi var! Enerji sektöründeki rekabet ve özel sektörün bu alandaki katılımından olsa gerek, bu konuda dataya ve raporlara ulaşmak diğer kalkınma hedeflerine göre çok daha kolay. 2019 Tracking SDG7 Report isimli siteden güncel raporlara ulaşabilirsiniz. Lakin hala 573 milyon insanın elektrik erişimi yok. Bu nüfusun Sahara Altı Afrika ülkelerinde yoğunlaştığını görüyoruz. 1 Milyon canlı türü yok olma tehdidi altında. Intergovernmental Science-Policy Platform on Biodiversity and Ecosystem Services’in raporuna göre 8 milyon canlı türünden 1 milyonu yok olma tehdidi altında ve bugünkü yok olma hızı, son 10 milyon yıla göre 10 kat daha fazla, daha hızlı. Bu kaybın en temel tetikleyeci faktörü: insan türü ve bizim “düşüncesiz ve planlanmamış” kararlarımız. Bu o kadar büyük bir mesele ki canlı çeşitliliğinin yok olması dünya üzerindeki ekolojik dengeyi yok ediyor. 5 yaş altındaki çocukların %25’inin doğum belgesi yok. Yaklaşık 166 milyon 5 yaş altı çocuğun doğum belgesi yok. Bu ne demek? Bu 5 yaş altı 166 milyon çocuk sırf doğum kaydı olmadığı için sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişiminin olmadığı anlamına geliyor. Bu konuyla ilgili UNICEF diyor ki; eğer uygulanan politika ve çözümler, pozitif bir üstel gelişme göstermezse takvimler 2030’u gösterdiğinde hala 100 milyondan fazla çocuğun doğum kaydı yapılmamış olacak. 10 yaşındaki milyonlarca çocuk basit bir hikayeyi dahi okuyamıyor. Buna öğrenme yoksulluğu deniyor. Bu sefer sadece Afrika veya Güney Asya’da değil dünyanın birçok ülkesinde milyonlarca çocuk en temel okuma becerisini okullarda kazanamıyor. Öğrenmeyi öğrenmek bir insanın hayatt…