Spotify Algoritması (İşleyiş Mekanizması) Nasıl Çalışıyor?
*Dinlemek için sayfanın sonuna gidiniz. Bu yazıyı okuyan genç (en azından gönlü genç) arkadaşların bir kısmı, aşağıda fotoğrafını paylaştığım bu aletin sadece adını duymuşlardır, hiç ellerine alıp dinlememişlerdir. Yaşı benim gibi 40’ın üzerinde olanlar ise…
*Dinlemek için sayfanın sonuna gidiniz. Bu yazıyı okuyan genç (en azından gönlü genç) arkadaşların bir kısmı, aşağıda fotoğrafını paylaştığım bu aletin sadece adını duymuşlardır, hiç ellerine alıp dinlememişlerdir. Yaşı benim gibi 40’ın üzerinde olanlar ise mutlaka bir yerde denk gelmişlerdir. Sony’nin müzik endüstrisine en büyük hediyelerinden biri olan Walkman, piyasaya sürüleli 40 yıldan fazla oldu. Geçen 40 yıl içerisinde, müziği kulaklıkla dinleme alışkanlığımız haricinde neredeyse tüm cihazlar ve formatlar, hem de birkaç kez değişti. Önce 60’lık ve 90’lık kasetler vardı. Kasetçilerde karışık kaset doldurturduk. 1980’li senelerin ortalarına doğru piyasaya çıkan CD büyük bir devrimdi çünkü şarkıyı tekrar dinlemek veya herhangi bir şarkıya gitmek “kaset sarmayı” gerektirmiyordu. Ben 90’lı yıllarda radyoculuk yaparken hem kaset hem de CD çalıyorduk. 2000’li yılların başında artık ortada kaset yoktu, yok olmuştu. CD formatının hükümdarlığı ise 2000’li yılların ortalarına doğru mp3 formatı tarafından sarsılmaya başlandı. 2010’lu yılların başından itibaren ise “streaming” dediğimiz yöntem tüm formatları tarihe gömdü. Yani Spotify, Apple Music ve diğerleri. Bulut teknolojisi, bir anda müzik dinlemek için kullandığımız tüm donanımları (radyo, kasetçalar, CD player, mp3 player) ortadan kaldırdı. Spotify ve benzeri servisler, sadece müziği tüketim biçimini değiştirmedi. Bunun ötesinde, teknolojinin yardımıyla kullanıcının müzik dinleme alışkanlıklarını ve müzik tercihlerini yönlendirme gücüne de sahip oldu. 2006 yılında, Martin Lorentzon ve Daniel Ek tarafından kurulmuş bir müzik uygulaması olan Spotify, bugün dünya genelinde 200 milyondan fazla kullanıcıya sahip. Bu kullanıcıların, uygulama içerisindeki her bir aktivitesi anlık olarak kaydediliyor, kaydedilen bu veriler yapay zeka yardımıyla analiz ediliyor ve daha sonra kullanıcıya isabetli müzik öneriler sunmak için kullanılıyor. İş bununla bitmiyor tabii ki. Kişinin dinlediği müziğin karakteri, ruh hali ve seçimleri üzerinde belirleyici bir rol oynadığını bilen dijital müzik servisleri, topladıkları kullanıcı verilerini üçüncü taraf şirketlere satarak Google, Facebook, Instagram gibi platformlarda kişiye özel reklamların oluşturulmasını sağlıyor. Bu yazıda, Spotify örneği üzerinden çevrimiçi müzik platformlarının işleyiş mekanizmasını basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Spotify’ı seçmemin nedeni, halihazırda en yaygın biçimde kullanılan müzik platformu olması. Türkiye’de 600 binin üzerinde kullanıcısı olduğu tahmin edilen Spotify, dünya genelinde de dijital müzik piyasasını domine ediyor. Spotify, 2019 4. Çeyrek verilerine göre dünya genelinde aylık 271 milyon kullanıcıya sahip. Bu kullanıcıların yarısına yakını, uygulamayı ücretli olarak kullanan “Premium Spotify” üyesi. Haziran 2019 verilerine göre, 108.1 milyon aktif kullanıcı ile dünyada en çok Premium (ücretli) aboneye sahip online müzik platformu Spotify. Nasıl Para Kazanıyor? İşleyiş mekanizmasını anlatmaya başlamadan önce, Spotify’ın temel motivasyonlarını anlamak açısından gelir modeline kısaca değinmekte fayda var: Pek çoğunuzun bildiği gibi, Spotify’ın 2 tür abonelik modeli var. Birinci modelde, kullanıcı hiçbir ücret ödemeksizin platformu kullanabiliyor. Fakat bu modelde, kullanıcı ne dinleyeceği şarkıların sırasını kendi seçebiliyor ne de kendine ait müzik listeleri oluşturabiliyor. Ayrıca, dinlenilen müzikler arasına reklamlar giriyor. İkinci modelde, kullanıcı platform için aylık olarak belirli bir abonelik bedeli öd…