Artık İnsan Dijital Bir Sosyal Hayvandır!

Yukardaki başlıklar bana ait değil. Geçen hafta “Covid19: Büyük Reset” (SİL BAŞTAN) kitabının yazarları Klaus Schwap ve Thierry Malleret’in de konuşmacı olarak katıldığı 2020 Dünya Ekonomik Forumu’ndan bir youtube videosunu paylaşmıştım, kendi görüşlerimi de ekleyerek konuşulanla

Yukardaki başlıklar bana ait değil. Geçen hafta “Covid19: Büyük Reset” (SİL BAŞTAN) kitabının yazarları Klaus Schwap ve Thierry Malleret’in de konuşmacı olarak katıldığı 2020 Dünya Ekonomik Forumu’ndan bir youtube videosunu paylaşmıştım, kendi görüşlerimi de ekleyerek konuşulanların uzun bir özetini vermiştim. Birçok takipçim bir an önce kitabın özetini istediler. İstek üzerine bu hafta kitabı özetleyeceğim, tabi kendi görüşlerimi içine katarak. Başlıklar kitaptaki cümlelerden. Aslında kitabın özeti. Yazarlar Covid-19 sonrası dünyayı neler beklediğine yönelik temel senaryolarını makro, micro ve bireysel olmak üzere üç ana bölümde anlatılıyorlar; “Tarih boyunca görülen odur ki, salgın hastalıkların yıkıcı sonuçlarının bir çoğu salgınla değil, salgının ortaya çıkardığı diğer toplumsal sorunlarla alakalıdır. Burada görülmesi gereken, bu boyuttaki bir salgın hastalığın yol açacağı, ortaya çıkaracağı toplumsal ve ekonomik sorunların salgının ortaya çıkışından çok daha önemli olmasıdır”. Bu kez değişiklik yapıp kitabın sonucunu önce vereceğim. Daha sonra da sonuca kaynak olan görüşlere yer vereceğim. Sonuç bölümünün kısa özeti şöyle: Pandeminin başlamasından sonra, bugün dünya farklı bir yerde. Bu kısa zaman içerisinde, COVID-19 hem önemli değişiklikleri tetikledi hem de halihazırda ekonomilerimizi ve toplumlarımızı kuşatan fay hatlarını büyüttü. Yükselen eşitsizlikler, yaygın bir adaletsizlik duygusu, derinleşen jeopolitik bölünmeler, siyasi kutuplaşma, artan kamu açıkları ve yüksek borç seviyeleri, etkisiz veya var olmayan küresel yönetişim, aşırı finansallaşma, çevresel bozulma! Bunlar, daha önce var olan başlıca zorluklardan bazıları, korona krizi hepsini daha da şiddetlendirdi. Bugünün dünyasını resetlemek için bir şeyler yapmazsak yarın derinden sarsılacağız. Toplumlarımızın ve ekonomilerimizin köklü hastalıklarını gidermek veya düzeltmekte başarısız olmak, tarih boyunca olduğu gibi, riski artırabilir. Nihayetinde, çatışmalar hatta devrimler gibi şiddetli şoklar tarafından bir “reset” (SİL BAŞTAN) kendiliğinden meydana gelebilecektir. Pandemi bize dünyamızı yeniden düşünmek, tasarlamak ve sıfırlamak için nadir ama dar bir fırsat penceresi veriyor. Bu, dünyayı pandemi öncesi çağda bıraktığımızdan daha az kirletici, daha az ayrımcı, daha az yıkıcı bilakis daha temiz (çevreci), daha kapsayıcı, daha adil ve daha eşitlikçi hale getirmekle ilgilidir; giderek artan sosyal eşitsizliklere, ekonomik dengesizliklere, adaletsizliğe ve çevresel bozulmaya doğru uyurgezer olmak değildir. Harekete geçmemek, hayatın dünya nüfusunun geniş kesimleri için daha acımasız, daha bölünmüş, daha tehlikeli, daha bencil ve neticede dayanılmaz hale gelmesine sebep veya izin anlamına gelir. Bazıları görevin büyüklüğünden ürkerek yakında acil durumun yok olacağını veya azalacağını nihayetinde “normale” döneceğimizi umarak, buna katılmak yerine direnirler. Pasiflerin argümanı şöyledir; daha önce benzer şoklar yaşadık ve bunları tekrar aşacağız. Her zaman olduğu gibi, toplumlar ve ekonomilerimiz yeniden inşa edilecek. Hayat Devam Ediyor! Bugün dünyanın durumunun ortalama olarak geçmişe göre büyük ölçüde daha iyi olduğu doğrudur. Biz insanlar olarak hiç bu kadar iyi durumda yaşamadığımızı kabul etmeliyiz. Toplu refahımızı ölçen neredeyse tüm temel göstergeler (yoksulluk içinde yaşayan veya çatışmalarda ölen insan sayısı, kişi başına düşen milli gelir, beklenen yaşam süresi veya okur yazarlık oranları ve hatta pandemilerin neden olduğu ölümlerin sayısı vb gibi) sürekli…