Blockchain Market Zincirlerinde Nasıl Kullanılacak? Bizleri Nasıl Etkileyecek ?
Migros yapmış olduğu açıklamayla meyve ve sebzelerin tedarik süreçlerinde blockchain (blokzincir) teknolojisini kullanacağını açıkladı. Birçok kişi haber sitelerinden bu haberin içeriğini okuduğunda bu teknolojinin marketlerde neden ve nasıl kullanılacağına dair net cevaplar alam
M igros yapmış olduğu açıklamayla meyve ve sebzelerin tedarik süreçlerinde blockchain (blokzincir) teknolojisini kullanacağını açıkladı. Birçok kişi haber sitelerinden bu haberin içeriğini okuduğunda bu teknolojinin marketlerde neden ve nasıl kullanılacağına dair net cevaplar alamamış olabilir (en azından benim için net değildi). Hayatımızı etkileyeceğini düşündüğüm, görece yeni bir alan olan bu teknolojinin, market zincirlerinde neden ve nasıl kullanılacağını size sade bir dille ve örneklerle anlatmaya çalışacağım. Müşterilerin marka seçimlerinde mar k a güvenirliliği önemli bir yere sahip . Özellikle bu marka gıda ürünü ise marka güvenirliliği diğer gruplara göre çok daha önemli hale geliyor. Her tüketici almış olduğu gıda ürünü hakkında birçok şeyi bilmek istiyor. Örneğin, “O ürün acaba üzerindeki etikette yazıldığı gibi mi üretildi ?”, “İçerisindeki maddeler üzerinde yazılanlardan mı oluşuyor?”, “Ürün raflara gelene kadar uygun bir şekilde soğutularak mı getirildi?” ya da “Üzerinde organik diye belirtilen ürün gerçekten organik mi?” gibi birçok soruların cevaplarını tüketiciler bilmek istiyor. Hatta bu konu hakkında 2018 yılında ABD temelli Food Marketing Enstitüsü bir rapor hazırladı ve bu raporda tüketicilerin %75’nin bir markanın üzerindeki etikette yazılandan daha fazla bilgi sağlaması durumunda o markaya geçmeye meyilli olduğunu belirtti. İşte gıda şirketleri tüketicilerin yukarıdaki sorularına cevap vererek bizlerin şeffaflık ve güvenirlilik taleplerini karşılamak amacıyla blockchain teknolojisini kullanmaya başladı. Firmalar, blockchain teknolojisi ile ürünün ilk aşamasından son aşamasına kadar tüm süreci izleyebiliyor ve bu bilgileri tüketicilere aktarabilir hale geliyor. Örneğin, konserveye koyulan bezelye, ekildiği andan, konserve kutusuna koyuluşuna ve nakliye sürecine kadar izlenebiliyor. Böylece bezelye’nin son tüketiciye ulaşana kadar geçirmiş olduğu işlemler hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Peki neden blockchain teknolojisi diye sorarsanız, bu teknoloji, kayıt etmiş olduğunuz verileri değiştirmenize imkan vermiyor. Yani ürünün her aşamasında girilen verileri değiştirerek verileri manipüle veya tüketicileri kandırma imkanınız bulunmuyor. Blockchainin açık, şeffaf ve değiştirilemez oluşu bu teknolojinin kullanılmasında en önemli etken. Aynı zamanda blockchain teknolojisi ile üretim için uygun olmayan ürünler hızlı bir şekilde tespit edilip bu ürünler hızlı bir şekilde üretim aşamasından çıkartılabiliyor. Gıda ürünlerinde bir diğer önemli nokta ise, tüketiciler tükettikleri ürünlerin çevresel ve toplumsal etkilerine oldukça dikkat ediyor. Örneğin Nielsen(bir pazar araştırma firması) tarafından yapılan bir araştırmaya göre Y kuşağının yüzde 75’i ürünlerin çevre üzerindeki etkilerine göre tüketim alışkanlığını değiştirebileceğini söylüyor. Bu, birçok markanın etik ve sürdürebilir bir üretimi sağlamak zorunda olduğu gerçeğini ortaya çıkarıyor. Blockchain teknolojisini Wallmart, Carrefour, Starbucks gibi birçok önemli marka kullanmaya başladı. Şimdi bu markların bu teknolojiyi nasıl kullandığı ile ilgili güncel örneklere bakalım: Carrefour, bir hazır patates püresi markası olan Mousline’ın tedarik zincirini izlemek için teknolojiyi kullanmaya başladığını bildirdi. Böylece müşteriler ürün üzerindeki QR kodu tarayarak, belirli bir paketteki patateslerin tam olarak nereden geldiğini ve Carrefour’a gelene kadar geçirmiş olduğu tüm yolculuğu görebiliyor. Yine Carrefour süt ürünl…