Blockchain ve Oy Güvenliği
Seçimlerle ilgili olarak dünya genelinde arka arkaya yaşanan skandallar, seçim sistemlerinin güvenilirliğine ilişkin vatandaşların akıllarındaki soru işaretlerini iyiden iyiye arttırdı. Propagandadan oy sayımlarına kadar pek çok farklı aşamada, en otoriter rejimlerin hakim olduğu
Seçimlerle ilgili olarak dünya genelinde arka arkaya yaşanan skandallar, seçim sistemlerinin güvenilirliğine ilişkin vatandaşların akıllarındaki soru işaretlerini iyiden iyiye arttırdı. Propagandadan oy sayımlarına kadar pek çok farklı aşamada, en otoriter rejimlerin hakim olduğu ülkelerden, en “özgürlükçü” ülkelere kadar sonuçları etkileyebilecek manipülasyonların gerçekleştirildiğine tanık oluyoruz. Geleneksel seçimlerde karşılaşılan mükerrer oy, sayım hataları, geçersiz oylar gibi pek çok sorunun yanında, dijital oy kullanımı da başta giderek artan siber saldırılar olmak üzere farklı sıkıntıları beraberinde getiriyor. Bu noktada teknolojinin bu sorunu hangi aşamalarda, hangi yöntemlerle çözebileceğini tartışmaya açmak, daha şeffaf ve güvenilir seçim sistemleri oluşturabilmek adına çok önemli. Peki teknoloji bu konuda bize hangi imkanları sunuyor, hangi alanlarda soru işaretleri devam ediyor? Bildiğimiz gibi geleneksel seçimlerde, oyların sayımı, sonuçların kayıt altına alınması, sisteme girilmesi gibi aşamalar sandık ve seçim kurullarının yetkisi altında. Bu kişi ve kurulların bilinçsiz ya da bilinçli olarak sebep oldukları hatalar seçimlere gölge düşürüyor. Her türlü manipülasyon ihtimalinin mevcut olduğu bu sistemlerin ne güvenilirliğinden, ne de ürettikleri sonuçların geçerliliğinden bahsetmek mümkün. Dolayısıyla teknoloji tabanlı çözümlere duyulan ihtiyaç büyük. KULLANIMI ARTIYOR Son yıllarda elektronik oy sistemlerini devreye alan ülke sayısı giderek artıyor. Bu konuda lider Estonya, şu anda dünyada tüm vatandaşların ulusal parlamento, Avrupa parlamentosu ve yerel yönetim seçimleri gibi seçimler için dijital oy kullanabildiği tek ülke. 2005 yılından beri bu sistemi kullanan ülkede, 2019 ulusal parlamento seçimlerinde yaklaşık 250.000 seçmen çevrimiçi olarak oy kullandı. Fransa, Panama ve Avustralya gibi ülkeler ise yalnızca ülke dışında yaşayan seçmenler, diplomatik ve askeri personel ve engelli seçmenler gibi bazı grupların dijital oy kullanmasına izin veriyor. Öte yandan, Amerika’nın son başkanlık seçimlerinde de gündeme gelen ve oldukça fazla tartışmaya neden olan elektronik oy sistemleri, özellikle daha önce seçim güvenliğine ilişkin sorunlarla uğraşan ülkelerin vatandaşları tarafından haklı olarak şüpheyle karşılanıyor. Amerika’da geçmiş seçimlerde yaşanan Cambridge Analytica & Facebook skandalı ve henüz güvenilirliği konusunda soru işaretleri taşıyan elektronik oylama sistemlerinin devreye alınması gibi sorunlar, özellikle Rusya ve Çin gibi “dış güçlerin” seçim sonuçlarını manipüle edebileceğine dair şüpheleri arttırmış durumda. Batı Virginia ve Delaware gibi bazı eyaletlerde kullanılan online seçim sistemlerindeki güvenlik açıklarının MIT tarafından yapılan bir araştırmayla ortaya çıkartılmasının ardından, FBI ve Siber Güvenlik Ajansı da dahil olmak üzere alanın uzmanlarının konuyla ilgili tereddütlerini sıkça dile getirdiklerine tanık oluyoruz. Öte yandan özellikle blockchain tabanlı sistemlerin ve bulut teknolojisinin kullanımıyla sorunların bir kısmını bertaraf edebilmek de söz konusu olabiliyor. Blockchain teknolojisi, yalnızca ağa dahil olan kullanıcıların onayından geçen verilerin sisteme kaydedilebildiği, onay mekanizmasının tek bir elde toplanmadığı, bu nedenle de manipülasyon ihtimali ve güvenlik açıklarının en aza indirgenebildiği bir altyapı sunuyor. Dağıtık defter yapısı adı verilen mimari aracılığıyla, birden fazla fiziksel alanda, oldukça etkili bir şifreleme teknolojisiyle korunan veriler, aynı anda bi…