Covid-19 Sürecinde Sağlık Sektöründe Yapay Zeka ve Güncel Uygulamalar
“Bizi insan yapan zekamızdır ve yapay zekâ bu kalitenin bir uzantısıdır.” Y. LeCun COVID-19 salgını, küresel çapta sağlık sektörü üzerinde büyük baskı yaratmaktadır. Yerleşik bir tedavi uygulamada zorluklar, vakalarda ki üstel artış, sınırlı kaynaklar ve…
“Bizi insan yapan zekamızdır ve yapay zekâ bu kalitenin bir uzantısıdır.” Y. LeCun COVID-19 salgını, küresel çapta sağlık sektörü üzerinde büyük baskı yaratmaktadır. Yerleşik bir tedavi uygulamada zorluklar, vakalarda ki üstel artış, sınırlı kaynaklar ve sağlık personelinin virüsle doğrudan teması, sağlık sektörü ve devletleri zorlamaktadır. Sağlık çalışanları daha hızlı teşhis, hızlı müdahale, insan kaynaklarının etkin kullanımı ve sağlık personelinin güvenliğinin sağlanması konularında yorulmadan çalışmaktadır ancak yeni teknolojilerinin gereksinimi her geçen gün artarak devam etmektedir. Bu çerçevede, Yapay Zekâ (AI) birçok konu başlığında olduğu gibi COVID-19 pandemisi ile mücadelede etkili bir teknoloji olarak uygulamalarda ön plana çıkmaktadır. Tıbbi AI kullanımı veya sağlık hizmetlerinde AI kullanımı yeni bir kavram değildir ve uzun süredir sektörün beklentilerini en iyi şekilde karşılamaktadır. Mevcut eğilim, sektörün operasyonları artırmak için en son teknolojiyi hızlı bir şekilde adapte etme yeteneğini de yansıtmaktadır. Corona virüsünün genişleyen ayak izi ile tüm dünyayı etkilediği bu günlerde Çin’de yürütülen süreçleri değerlendirerek, Asya Pasifik bölgesindeki diğer birçok ülke tarafından uygulamaya alınan yapay zekâ çözümleri ve uygulama alanlarına bakalım. Teşhis Hastalığın başlangıcında, Bilgisayarlı Tomogrofi (BT) yardımı ile akciğer taraması, COVID-19 izlerini belirleyici ve etkin bir çözüm olarak tanımlandı. Genel anlamda, doktorların hastanın akciğerleri üzerinde gölge gibi özelliklerden çıkarımlar yapabildikleri bu süreç başvuran kişi sayısının artması ile uygulamada zorluklar ortaya çıkardı. Tek bir hastada yaklaşık 300 BT görüntüsü bulunması bu BT’leri deneyimli bir doktorun çıplak gözle analiz ettiği düşünüldüğünde oldukça fazla zaman kaybına yol açacağı anlaşılmaktadır. COVID-19 hastaları için, radyologların daha önceki taramaları kontrol etmeleri ve tanı üzerinde daha fazla inceleme yapmaları da tanının kesinliği açısından gerekmektedir. Hastalığın hızla yayılması ve şüpheli vakaların eklenmesi ile doğruluktan ödün vermeden teşhis sürecini hızlandırmak için akut bir ihtiyaç ortaya çıkmakta ve bu sürecin hızlandırılması gerekmektedir. BT görüntülerini %90’ın üzerinde bir doğruluk oranıyla 20 saniye içinde analiz edebilen AI tabanlı sistemlerin şu anda kullanılıyor olması, bu süreçte AI kullanımının ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Çin hükümeti sürecin kontrol edilmesinde baştan beri sağlık hizmetleri için yapay zekâ araçlarının geliştirilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle AI konusunda zaten çok aktif bir ülke olan Çin, ülkede ki teknoloji devleri ve sağlık şirketlerinin AI sistemleri geliştirme çabaları, şüpheli COVID-19 vakalarının BT taramalarının işlenmesini hızlandırmaya odaklanmıştır. Birçok AI firması Çin Bilimler Akademisi ile birlikte AI tabanlı bir COVID-19 tanı platformu geliştirdiğini açıklamışlardır [https://www.bioworld.com/articles/433530-china-uses-ai-in-medical-imaging-to-speed-up-covid-19-diagnosis]. Böylece AI sistemi ile hastanın BT taramalarını üç saniye içinde okunabilir ve analiz edebilir hale getirilerek lezyon saptamada % 90’lık bir doğruluk oranına ulaşıldığı bildirilmiştir. Bahsedilen AI-entegre sistemler, başta salgının merkez üssü Wuhan’daki hastaneler de dahil olmak üzere Çin’deki yaklaşık 20 hastaneye konuşlandırılmıştır. Ayrıca ülkenin en önemli şirketlerinden biri olan Alibaba, DAMO Academy [https://damo.alibaba.com] ve Alibaba Cloud [htt…