EV İsteyen Paris İklim Anlaşması’nı Hemen Onaylar

Bugünlerde, her şey birbiri ile son derece alakalı. Orman yangınlarından sel baskınlarına, Amerika’nın Afganistan’dan çekilerek bölgemizde bıraktığı boşluktan Avrupa Birliği’nin 55’e Uyum Paketi’ne, olup bitenlerin ve olup bitenlere verilen politika tepkilerinin hepsi aynı süreci

Bugünlerde, her şey birbiri ile son derece alakalı. Orman yangınlarından sel baskınlarına, Amerika’nın Afganistan’dan çekilerek bölgemizde bıraktığı boşluktan Avrupa Birliği’nin 55’e Uyum Paketi’ne, olup bitenlerin ve olup bitenlere verilen politika tepkilerinin hepsi aynı sürecin ayrılmaz parçaları aslında. Türkiye etrafında olup bitenlerden habersiz sanki. Daha doğrusu, sanki etrafında olup bitenlerin yüzde 70’ini algılayamıyormuş gibi duruyor. Neden bu atalet? Üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir mesele doğrusu, idare sisteminde yaptığımız değişiklikten ötürü, memleketin politika tasarım kabiliyeti bir nevi yok oldu sanki. Memleketi idare edenler etrafta olup bitenlerin farkında olsalar, geleceğe hazırlıksız yakalanma ihtimalimizin her gün yükseldiğini görürlerdi. Halbuki bugünlerde, her şey birbiri ile son derece alakalı. Orman yangınlarından sel baskınlarına, Amerika’nın Afganistan’dan çekilerek bölgemizde bıraktığı boşluktan Avrupa Birliği’nin 55’e Uyum Paketi’ne, olup bitenlerin ve olup bitenlere verilen politika tepkilerinin hepsi aynı sürecin ayrılmaz parçaları aslında. Kabil’de olanla, Ankara’yı sarsan aslında hep aynı. “Yeni finansal iklimde yatırım yapılabilir bir ülke olarak kabul edilebilmek, Paris İklim Anlaşmasını imzalayıp, onayladıktan sonra mümkün olacak.” 1949’da NATO’nun kuruluşundan beri, Atlantik’in iki yakasında en kapsamlı yeniden yapılanma girişimi dediğim, bu. Farkında olmamız gereken hadise ortada. Bugün müsaadenizle üç yıl önce kendisini kaybettiğimiz 19 Ağustos tarihi yaklaşırken, Güngör Uras üstadımızdan öğrendiğim biçimiyle size bir anlatayım: Avrupa Birliği’nin 55’e Uyum Paketi bugün için Ayşe teyze ve Ali Rıza amca açısından ne anlama gelir? Geçen gün biri bana tam da bunu sordu: “Somut olarak benim hayatım bugünden yarına nasıl etkilenecek?” dedi. Hadiseye elbette çeşitli biçimlerde yaklaşılabilir. Öncelikle buradaki değişim uzun bir süreç, 2050 yılına giden otuz yılda pek çok aşamalardan geçecek bir süreç söz konusu. Ama bugünden yarına ne olur derseniz? Benim aklıma öncelikle Ayşe teyzenin dizelle, Ali Rıza amcanın benzinle çalışan otomobilinden hadiseye yaklaşmak geliyor bugün doğrusu. AB’nin 55’e Uyum Paketi hazırlıklarına göre hem Ayşe teyzenin hem de Ali Rıza amcanın geçen yüzyıldan kalma teknolojiye dayalı, külüstür otomobillerinin değeri pek hızlı düşecek gibi duruyor. Galiba önce dizel motorlu olanın, sonra da benzinlisinin. Öyle görünüyor ki, dizelli 2030’da benzinli 2035’te yasaklanır, ama fiyatlar bugünden yuvarlanmaya başlar. Tedbiri hemen almakta fayda var. Şimdiden söylemiş olayım. Gelin bakın neler oluyor? Etrafta olup bitenlerden habersizliğimizden bahsederken aklımda tam da bu var aslında. Geçen hafta Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Yönetim Kurulu üyeleri Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte bir resim verdiler. Ama haberlerde önemli bir gündem maddesi eksikti. Tamamlayayım: Samimi olarak 2022 yılında Türkiye’de yerli ve milli elektrikli otomobil (EV) isteyenin, önce Paris İklim Anlaşması’nı Meclis’te geçirip hemen onaylaması gerekir. Ciddiyseniz, onay zamanı gelmedi mi? Geldi. “Geleceğin aracı dizel BMW değil, elektrikli Tesla” Alametlerin ilki BMW’nin hisse senedi fiyatlarıydı aslında. İlk intibak sanki oradan başladı. Haziranın başından bugüne BMW’nin hisse senedi fiyatları yaklaşık yüzde 18 geriledi. Hâlbuki son çeyrekte şirketin açıklanan kârı 4,8 milyar Euro. Hisse senedi fiyatındaki harekete virüs etkisi filan diyerek bakmamakta fayda var. Bilenlere göre, hadise BMW’n…