Hayatta Kalmak İçin İlk Deneyen Sen Ol!

Bu giriş cümlesi hepimizi acaba aşı mı çıktı, ilk deneyenlerden mi olmalıyım? sorularına götürüyor. Sağlığımız kadar önemli olmasa da sağlığımızın finansmanı için gereken yeni yetenekler kazanmayı kolaylaştıracak bir kavramı birlikte hatırlayalım istedim. Adı, erken benimseyen…

Bu giriş cümlesi hepimizi acaba aşı mı çıktı, ilk deneyenlerden mi olmalıyım? sorularına götürüyor. Sağlığımız kadar önemli olmasa da sağlığımızın finansmanı için gereken yeni yetenekler kazanmayı kolaylaştıracak bir kavramı birlikte hatırlayalım istedim. Adı, erken benimseyen olmak (Early adopter)… En basit tanımı ile erken benimseyenler, yeni bir ürünü, yeniliği ya da teknolojiyi diğerlerinden önce kullanan kişi ya da organizasyonları ifade eder. Biz aynı kavramı kendimizin ve organizasyonumuzun gelişimi için nasıl kullanabiliriz, birlikte göz atalım… Pazarlama dersi alanlar, bu alanda çalışanlar, pazar araştırması yaparken, müşterilerini sınıflandırırken, bu kavramı sıkça kullanır. Erken benimseyenler teknolojiye uyumu anlatan Rogers’ın beşli kategorizasyonunun ikinci aşamasında yer alır. Kendilerinden bir önceki aşamada yer alan “yenilikçiler” nüfusun sadece %2.5 ile temsil edildiği ve yaygınlaşma sürecinde fikir lideri olarak erken benimseyenler ile benzer bir performans gösterdiği için bu yazımda erken benimseyenlere odaklanmayı tercih ettim. Erken benimseyenler genelde stratejik liderlerdir ve değişim ihtiyacının şiddetle farkındadırlar. Bu nedenle de yenilikçi ve değişiklikleri benimsemeye çok yatkındırlar. Yeniliklerin benimsenmesi için çok az bilgiye ihtiyaç duyarlar, değişimin benimsenmesi için kolaylaştırıcı olurlar. Peki erken benimseyenlerin bu pozitif, kolaylaştırıcı etkisi nasıl görünür olur? “Organizasyonlarda yeniliği erken benimseyenler, yeniliğin benimsenmesini meşrulaştırarak, ikna edici kanıtlar öne sürerek yeniliğin başarılı bir şekilde yayılmasında kritik bir rol oynarlar.” Covid-19’un etkisi ile hepimizin gündemini meşgul eden hızlandırılmış dijitalleşmeye uyum için değişim yönetimini kolaylaştırıcı çözümler aradığımız bu dönemde erken benimseyenleri anlayıp, çoklayabilmek değerli… Yeniliğin benimsenmesinin ilk aşamasında öğrenme, rekabet ve taklit en önemli tetikleyicilerdir. Organizasyon seviyesinde yapılan yapılan araştırmalara göre; Bir yeniliğin benimsenmesi doğrudan deneyimden olumlu yönde etkilenir. Özellikle, belirli bir yeniliğin önceki başarılı deneyimi, organizasyonu benzer bir yeniliğin mevcut başarısına ikna ederek onu benimseme eğilimini artırır. Yeniliğe adapte olmaya karar verilmesi üst yönetimin tutumuna bağlıdır. Üst yönetimin tutumu yeniliklerin dikkate alma ve benimsenme olasılığını yükseltir. “Organizasyonumuzda daha fazla erken benimseyen olmasını nasıl sağlarız? Mevcut takımları erken benimseyen takımlara dönüştürebilir miyiz?” Her zaman olduğu gibi organizasyonun tabanını oluşturan kültüre odaklanmak en kısa olmasa bile en kalıcı yol. Organizasyonların erken benimseme kültürünü oluşturması için bu konuda iyi yol alan, markalarca deneyimlenmiş metotlar var. Listenin en başında her başarılı olması istenen organizasyonel değişimin ihtiyaç duyduğu ilk madde olan, liderlerin zihniyet değişikliği, değişime olan inancı, güveni ve kesintisiz desteği yer alıyor. Eğer bunu sağlayabildiysek diğer maddelere geçebiliriz; En yeni araçları takımların kullanımına sunun. Birlikte deneyimleyebileceği en yeni araçlara, uygulamalara sahip olmak yenilikçilik kültürünü teşvik eder. Çalışanların yeni teknolojinin nasıl kullanılabileceği hakkında düşünmelerini sağlar ve yenilikçiliğin en önemli yolu olan fikir sıçramalarını doğurur. Hızlı Uygulama: Covid-19 etkisi ile daralan pazarlama ve İK bütçeleri düşünülünce kısa bir yol da önermek şart oldu Tüm organizasyona yetecek bu yatırım sizi zorluyor ise şimdilerde…