İklim Şurası’nda Kripto Kanununu Ele Almakta Fayda Var
Geçen haftadan aklımda iki haber kaldı. Bugün onları sıralayıp lafı gelecek hafta başlayacak İklim Şurası’na getireyim diyorum. Amerikan karayolu altyapısı yenileniyor ve kripto küresel karbon fiyatlamasının merkezine yerleşiyor. Ne işe yarayacak derken, kripto ve blockchain…
Geçen haftadan aklımda iki haber kaldı. Bugün onları sıralayıp lafı gelecek hafta başlayacak İklim Şurası’na getireyim diyorum. Amerikan karayolu altyapısı yenileniyor ve kripto küresel karbon fiyatlamasının merkezine yerleşiyor. Ne işe yarayacak derken, kripto ve blockchain teknolojisi galiba yeşil ve dijital dönüşümün simgesi olacak. Dünya hakikaten öyle sizin bildiğiniz gibi değil, söylemiş olayım. Biz burada lay lay lom kumda oynar aleme nizam veriyormuş gibi kumdan kaleler yaparken, alemin nizamı hiç tasavvur etmediğiniz bir biçimde şekilleniyor. Küresel bir Yeşil Yeni Mutabakat düzeni usul usul kuruluyor. En azından çalışmalar öyle gösteriyor. Gelecek hafta toplanacak İklim Şurası’nda galiba Kripto Kanunu’da ele almakta fayda var anladığım. Gidişat öyle gösteriyor. Kripto artık yeşeriyor. “Yüzyıl önce otomobil çağını başlatan Amerika, şimdi EV devriminin lideri olmalı” Amerika elektrikli vasıta (EV) piyasasında liderlik için harekete geçti. Amerikan başkanı Joe Biden 500,000 şarj istasyonu için beş yıllık bir dönem için ayrılan 5 Milyar dolarlık kaynağı kullanıma açarak eyaletleri karayolu altyapısını yeniden yapılandırmak için proje hazırlamaya çağıran kararnameyi imzaladı. Biden, bir taraftan Amerikanın karayolu altyapısını yeşil mutabakata uyarlamaya çalışıyor. Neden? Amerikan Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg’in ifadesiyle “Yüzyıl önce otomobil çağını başlatan Amerika’nın şimdi elektrikli vasıta çağının da lideri” olması için elbette. Ben size demiştim bu iş yalnızca iklim değişikliği değil yeşil sanayi devrimi diye. Önce Amerikan karayolu altyapısının değişmesi, şarj istasyonlarının kolayca erişilebilir olması sonra da şarj süresinin 15 dakikaya inmesi gerekiyor. Neden? Kolaylık açısından. İşi zorlaştırmamak kolaylaştırmak gerekiyor. Bu nedir? Amerikan karbon emisyonlarının birinci kaynağının Amerikan otoyolları olduğunu düşünürseniz, iklim değişikliği gündeminin nabzının attığını tespit edebilmek mümkün ilk olarak. Elbette yalnızca ulaşımda elektrifikasyonu artırarak emisyonlardan kurtulmak mümkün değil. Bunu yapabilmek için elektrik üretimini karbonsuzlaştırmanız gerekiyor temel olarak. Biden geçtiğimiz Aralık ayında imzaladığı ve 2030’a kadar federal hükümetin %100 karbonsuz elektrik tedarik edeceğine söylediği kararnamesinde de bunu hedefliyor aslına bakarsanız. İkinci olarak, ortaya bir hedefte konuldu doğrusu. 2030 yılında Amerika’da satılan araçların yüzde 50’sinin EV olmasını sağlamak. 2030 yılında dünyada yeni satılan araçların yüzde 25’inin EV olması tahmin ediliyor. Nedir? Amerika için iddialı bir hedef bu. Ayrıca EV alımı için vergi teşvikleri de var. Daha şehir merkezlerinin şarj istasyonları ile dolması için ayrılmış bir 2,5 milyar dolar daha var. Peki, ne yok? Daha önce vurgulandığı gibi, 2030’da piyasaya yeni otomobil çıkmaması ile ilgili bir açıklama yok. Amerikalılarla Avrupalılar arasında bu açıdan bir fark var. Bugün EV en çok Amerika, Çin ve Avrupa’da satılıyor. Ama Avrupa’da negatif teşvik varken, Amerika’da bildiğimiz içten yanmalı motorla çalışan araçlar için bir yasaklama yok. Onun yerine pozitif EV teşvikleri var. Chia ve Dünya Bankası işbirliği karbon takası (denkleştirme) piyasasını işletebilir mi? Chia blockchain teknolojisini yeşilleştirmeye çalışan bir startup. Ama bugüne kadar alıştığımız düzenin sınırları ve kontrolü dışında faaliyet gösteren bir nevi “anarşist” startuplardan biri değil. 2008 yılında bitcoin madenciliğini başlatanlar devletin gözetimi dışında, doğrudan bireyler arasında bir işl…