Geleceği Kodluyoruz

Gençlik demek, dünyamızın geleceğini belirleyecek umut demek. Benim canımı oldum olası en çok acıtansa, gençlerin kendi potansiyellerini açığa çıkarmayı bırakın, bunu fark edebilecek fırsatlara bile çoğu zaman ulaşamaması. Kodluyoruz’u buna çözüm olmak için, ülkemizdeki gençler…

Gençlik demek, dünyamızın geleceğini belirleyecek umut demek. Benim canımı oldum olası en çok acıtansa, gençlerin kendi potansiyellerini açığa çıkarmayı bırakın, bunu fark edebilecek fırsatlara bile çoğu zaman ulaşamaması. Kodluyoruz’u buna çözüm olmak için, ülkemizdeki gençler potansiyellerinin farkına varsınlar ve tüm dünya için değer üretsinler diyerek başlattık. Her şey St. Louis’te yüksek lisansımı yaparken ve Türkiye’ye döndüğümde neler yapabileceğimizi tasarlamaya çalışırken LaunchCode’la tanışmakla başladı. LaunchCode, Amerika’da en çok ayrımcılığa uğrayan gruplarla kaliteli bootcamp’ler hayata geçiriyor ve bu insanları teknoloji alanında çalışmaları için eğitiyor. Obama’nın ‘ulusumuzun modeli olması lazım’ diye tanıttığı , ülkenin en başarılı girişimlerinden biri. LaunchCode’u ziyarette aldığımız ilham, Türkiye’deki işsiz gençlerle ilgili kaygılar ve yazılım sektörünün potansiyeli birleşince, o ziyaretten bu yana Emre ve Aykut’la bir daha ayrılmayacak bir yolculuğun meyvesi olarak başladı Kodluyoruz. Üç yılda yüzlerce gençle tanıştık, sadece bu yıl 500’den fazla genci sektöre başarılı bir şekilde kazandırmak için dört şehre birden yayıldık. Üç yıl önce biz başka ülkelerden ilham alırken, artık biz Kosova, Güney Afrika gibi ülkelerdeki girişimcilere ilham olan bir girişim haline geldik. Gençliğimiz için en anlamlı günlerden olan 19 Mayıs 2019’da da, Türkiye’de teknoloji sektöründe arz ve talebi ilk kez beraber inceleyen araştırmamızı tamamladık. Bu araştırmaya neden gerek olduğuna gelince: 12 milyon gencimizin %20’sinden fazlası bugün işsiz ve aralarında binlerce bilgisayarla ilgili bölümlerden veya mühendis olarak mezun olanlar var. [1] İnanması güç ama, Türkiye’de en çok işsiz bulunan 20 üniversite bölümü arasında 10. sırada Bilgisayar Programcılığı, 13. sırada ise Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama bölümü geliyor. [2] ‘Sektörde en az 100,000 çalışana ihtiyaç varken [3] , iş fırsatı bekleyen gençlikle yeteneğe ihtiyacı olan teknoloji sektörünün arasındaki bağı nasıl kurabiliriz’ sorusuna cevap vermek için önce sorunu anlamamız gerekiyordu. Türkiye Teknoloji Sektörü Durum Analizi araştırması , tam da bunun için başladı. Önce 250 şirketle anket yaptık hangi alanlarda yetenek geliştirmemiz gerektiğini anlamak için. Ama gençlerle de konuşunca fark ettik ki onların kendilerini doğrudan etkileyen bu konuyla ilgili söyleyeceği, önereceği çok şey var. O yüzden, sektörün taleplerini dile getirirken, gençlerin sesine yer vermemek olmaz dedik ve 23 genç ve akademisyeni dinledik. Bulduğumuz sonuçlar hem kaygılandırıcı, hem de yılmadan çalışmamızı gerektiriyor. Araştırmaya katılan şirketler Türkiye’deki yazılım sektöründe yetenek açığını 100 üzerinden 75.9 olarak puanlarken, ortalama %40’ı, yazılımcı bulmak için en az 3 aylarını harcadığını söylüyor. Yetenek açığının en yüksek olduğu ve daha da artmasının beklendiği alanlar, yapay zeka/makine öğrenimi/büyük veri, Python ve Java. Öte yandan, gençlerden de bu yeni alanlarda çalışmak için yüksek talep, ancak buna yönelik eğitim fırsatlarının azlığından dolayı da büyük bir boşluk var. Gençlerin en çok talep ettiği konular, yüksek öğrenimde yeni teknolojilerle ilgili eğitim kalitesinin artması ve sektörle uyumlu bir müfredata kavuşmak. Biliyoruz ki dünya genelinde teknolojik gelişmelerin hızı, şu anki haliyle yüksek öğrenimin kendini adapte edebilme hızından daha yüksek – örneğin bu sorun, Amerika’da 1 milyon bilgisayar bilimleriyle ilgili pozisyonun açık kalmasına…