Kriptopara Ekosisteminin Yazgısı
Bitcoin’in çıkışından bu yana kripto para ekosistemi, teknolojiden anlayan çok küçük bir zümreye hitap ediyordu. Genç jenerasyonun finansal sektörde etkisini artırmasıyla o küçük zümre daha da büyüdü. Yakın zamanda ise ciddi bir seri kırılım gerçekleşti….
Bitcoin’in çıkışından bu yana kripto para ekosistemi, teknolojiden anlayan çok küçük bir zümreye hitap ediyordu. Genç jenerasyonun finansal sektörde etkisini artırmasıyla o küçük zümre daha da büyüdü. Yakın zamanda ise ciddi bir seri kırılım gerçekleşti. Bu kırılım ile adaptasyon hızlandı hatta benim bu satırları Bloomberght.com’da yazmama kadar neden olan süreci başlattı. Bu kırılımların neler olduğunu inceleyip önümüzdeki sürece ışık tutmaya çalışacağım. Diğer yandan ise içini çeşitli bilgilerle bezeyip herkesin anlayacağı bir formatta, bir 101 dersi niteliğinde aktarmaya çalışacağım. DeFi Dalgası DeFi ya da merkeziyetsiz finans, sektörün içindeki kişilerin bile anlamakta güçlük çektiği ve gerçekten kullanıcı deneyimi genellikle oldukça düşük olan bir ekosistem. DeFi ile; bankalara ihtiyaç duymadan kredi çekebiliyorsunuz, paranızı kredi olarak verip faiz kazanabiliyorsunuz, kendi paranızı çıkartabiliyorsunuz, var olan stabil paraları da adeta bir merkez bankası misali arz edebiliyorsunuz. Ayrıca elinizdeki likit kripto paraları, platformlara kiraya verip yeni kripto paralar kazanabiliyorsunuz. Dahası, DeFi içerisindeki farklı uygulamalar birbirleriyle entegre çalıştığı için farklı kombinasyonlarla sınırsız kullanım alanı ortaya çıkıyor. DeFi, sektörün içindeki o küçük zümreden bile daha küçük bir kitleye hitap etmesine rağmen, kendisinden önce çay markalarından daha fazla işleve sahip olmayan birçok kripto parayı barındıran ekosisteme bir umut ışığı oldu. DeFi başta Ethereum olmak üzere alternatif birinci tabaka projelere müthiş bir kullanım alanı yaratsa da kullanması zor ve acımasız bir sistem. Acımasız ‘ne alaka’ diyebilirsiniz, bir örnekle açıklayayım. Bankadan bankaya para transferi yaparken alıcı ismini yanlış yazdınız, sorun yok bir telefon ile banka, EFT yada havale işleminizi anında durdurur. DeFi’da ise merkezi bir otorite olmadığı için tüm sorumluluk ve kontrol sizde. Yani sizden başkası fonlarınızı kontrol edemeyeceği gibi işlemleri geri de döndüremez. En ufak hatanızda paranızı kaybetmeniz mümkün. Bu gibi zorluklar nedeniyle DeFi halka inemedi ve kitlesel adaptasyona henüz ulaşamadı. DeFi’ın ortaya çıkışı ve yaygınlaşmasını takip eden süreçte ise sıklıkla duyduğunuza emin olduğum bir diğer terim ortaya çıktı. Non-Fungible Tokenlar yani NFT’ler. NFT’ler neden kısa sürede yaygınlaştı? NFT’ler de teknik olarak kolay anlaşılabilen ve kullanılabilen ürünler. Dijital sanat eserleri, oyun eşyaları hatta tapular ve kimlikler. DeFi gibi izole finansal bir ekosistemden ziyade hayatın her noktasında kullanılabilecek ürünler. NFT’lerin kısa sürede yaygınlaşmasının sebebi de bu. NFT’ler, DeFi’ın muhtemelen on yıllarda erişemeyeceği bilinirliğe 1 yıl gibi kısa sürede ulaştı. Bununla beraber ilk ortaya konulan NFT’lerin, Ethereum’dan bile eski olduğunu da belirtmek isterim. (bkz. Counteryparty üzerindeki NFT’ler ve renkli coinler). DeFi bir yana hayatında Bitcoin nedir, duymamış ya da almamış insanlar; NFT’leri duydu, aldı-sattı hatta “ üretti ”. Üretti kısmı mühim çünkü NFT üretmek çok kolay. Yine de NFT’lerin adaptasyonunda NFT’lere de özgü olmayan bazı psikolojik bariyerlerler var. Bu bariyerleri temsil eden ve adeta bir web sitesindeki sıkça sorulan sorular gibi sıkça karşılaştığım bazı sorular: -Fotoğrafı sağ tıklayıp kaydediyorum neden bu NFT’ye para vereyim? -1 NFT nasıl 69 milyon dolar eder? (Daha çok edenler de var ama Beeple’ın meşhur ilk 5000 gün adlı eserini örnek göstermek istedim). Soruları yazmışken yanıtlarımı da kısaca…