Merkez Bankası’nın Kripto Düzenlemesi: Yassak Hemşerim!

Merkez Bankası, 16 Nisan 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik” (Yönetmelik) ile kripto ekosisteminde şok etkisi yaratan bir düzenlemeye imza attı. “Bir gece ansızın” hayatımıza giren bu düzenlemenin yayımlanmasıyl

Merkez Bankası, 16 Nisan 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik” (Yönetmelik) ile kripto ekosisteminde şok etkisi yaratan bir düzenlemeye imza attı. “Bir gece ansızın” hayatımıza giren bu düzenlemenin yayımlanmasıyla birlikte tabiri caizse Kripto Çarşısı karıştı. Sektördeki bazı aktörlerin açıklamalarından TCMB’nin bir süredir kripto dünyasını anlamak için kendilerinden bilgi aldığını, ancak bu Yönetmelik hazırlanırken kendilerinin görüşünün alınmadığını anlıyoruz. Türkiye’de son zamanlarda blok zincir, fintech bağlamında ciddi girişimler ortaya çıkmakta ve yurt dışından da ciddi yatırımlar almaktadır. Birazdan detaylarını açıklayacağım bu türden yasaklayıcı düzenlemelerin Türkiye’deki girişimcilere, yabancı yatırımcılara ve uluslararası piyasalara olumsuz mesaj verdiğini ve teknoloji yatırımlarını olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum. Yönetmelik sonrasında, diğer ülkelerin de benzer yasaklayıcı düzenlemeler yapacağı endişesiyle uluslararası piyasalarda Bitcoin fiyatının %3 civarında düştüğünü de not etmek gerekir. Zamanlama olarak tesadüf mü bilmiyorum ama bu Yönetmeliğin yayımlanmasından iki gün sonra ABD Hazine Bakanlığı’nın bazı finansal kuruluşlara kripto para kullanarak para akladıkları gerekçesiyle ceza uygulayacağına dair söylentilerin ortaya çıkması nedeniyle kripto paralarda çok sert düşüşler yaşandı ve 24 saatte kripto paradan likiditeye 10 milyar Dolarlık geçiş oldu. Yapılan düzenlemenin detaylarına geçmeden bazı tespit ve hatırlatmaları yapmak gerekiyor. 2008 yılında yayımlanan bir makaleyle ilk örneği olan Bitcoin ile hayatımıza giren kripto paralar (Bu varlıklar için para (crypto currency) ifadesi kullanılsa da bunların para olduklarına dair genel bir kabul bulunmamaktadır.) temelde aracıları ortadan kaldırmayı hedefleyen bir çeşit ödeme aracı olarak tasarlanmıştı; lakin zaman içerisinde farklı yönde evirildi. Ancak yakın zamanda Tesla, Starbucks gibi bazı şirketler kripto para cinsinden ödeme kabul edecekleri yönünde açıklamalar yapmaya başladı. Bu durum, kripto paraların yakın gelecekte ödeme aracı olarak kullanılmaya başlanacağının da güçlü sinyali olabilir. Devletlerin büyük bir kısmı uzun süre kripto paralar konusunda sessiz kalmıştır. Çin gibi örnekler yasaklama yolunu seçerken; Malta, İsviçre gibi ülkeler kripto paraları regüle edip teşvik etti. Türkiye ise Merkez Bankasının yayımladığı yönetmeliğe kadar bir yasal veya idari düzenleme yapmamış; BDDK, SPK, Finansal İstikrar Komitesi, hatta Diyanet İşleri Başkanlığı 1 gibi çeşitli kamu kurumları kripto paralar hakkında menfi açıklamalarda bulunmuştu. Genel olarak, bugüne kadar kamu otoritelerimizin kripto paralara yaklaşımının olumlu olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Bu olumsuz tavrın arkasında, kripto paraların yasa dışı faaliyetlerin finansmanında ve yasa dışı gelirlerin (kara para) aklanmasında kullanıldığına dair şüphe/inanış, Çiftlikbank gibi kötü tecrübelerin yaşanmış olması, kripto paraların tanım gereği bir merkezinin (yaratıcısının) olmaması nedeniyle Devletin kontrolü dışında olması gibi sebeplerin yattığını söyleyebiliriz. Diğer taraftan, kamu kurumlarının menfi yaklaşımlarına rağmen Türkiye, dünyada kripto para işlemlerinin en fazla olduğu ülkelerden birisidir. Aşağıdaki grafikten görüleceği üzere, 2020 yılında Türkler dünyada kripto piyasalarda en fazla işlem yapılan dördüncü millet konumundadır. Bu işlem hacminin (iştahının) ekonomik ve sosyolojik nedenlerinin başlı başına bir araştırma…