Nomofobi Finansal Hizmetleri Tehdit Ediyor

Dikkat! Dijital bağımlılık sigara bağımlılığından daha fazla zarar verebilir. Kumar ile yatırım arasındaki ayrımın azaldığı bir ortamda, dijital ve finansal okuryazarlığı diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olan ve şubeye gitmek yerine akıllı saatleri aracılığıyla…

Dikkat! Dijital bağımlılık sigara bağımlılığından daha fazla zarar verebilir. Kumar ile yatırım arasındaki ayrımın azaldığı bir ortamda, dijital ve finansal okuryazarlığı diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olan ve şubeye gitmek yerine akıllı saatleri aracılığıyla bankacılık işlemleri yapan Y ve Z kuşakları dolandırıcılık vakalarına daha fazla maruz kalıyor… Ekran bağımlılığı televizyondan akıllı telefonlara aktarıldı. Dünyanın hemen her köşesinde, her geçen gün daha fazla mobil internet tüketiyoruz. Akıllı telefon bağımlılığının tıp literatüründe kullanılan bir ismi bile var; “nomofobi (nomophobia)” Artan bu bağımlılığın bireysel ya da toplumsal bir fayda üretmekten çok milyarlarca insanın zaman ve enerji kaybı için tasarlandığını da düşününce tehlikenin büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor. Dünyaya sigara bağımlılığından daha da çok zarar vermesi olası bu dijital bağımlılığın finansal suiistimaller ile birlikte kullanılması artık nadir vakalar olmaktan çıktı. Çin, Meksika gibi dijitalleşmenin hayatın tam ortasında olduğu ve gündelik koşuşturmalara dair tüm süreçlerin akıllı telefonlarla yönetildiği bölgelerde akıllı telefon (ve akıllı cihaz) bağımlılığı çok daha kritik bir hal alıyor. Z kuşağı sanıldığı kadar “uyanık” değil! Amerika Federal Ticaret Komisyonu’nun (US FTC) Şubat 2021 tarihli araştırmasına göre geçen sene Amerika’da 4.8 Milyon adet dolandırıcılık (fraud) vakası raporlanması yapıldı (1). Rapor, her beş insandan birinin bir dolandırıcılık vakasında mağdur olduğunu ortaya koyarken teknolojik devrim dönemi içine doğmuş 20–29 yaş arası genç jenerasyonun %44 oranla dolandırıcılık vakalarında daha fazla para kaybetmiş olduğunu da ortaya koyuyor (1). Bu yaş grubunu %37 ile 30–39 yaş grubu, %33 ile 40–49 yaş grubu ve 27% ile 50–59 yaş grubu takip ediyor. Buna göre, 70 yaş üstü tüketiciler Z Jenerasyonuna oranla dolandırıcılık vakalarına çok daha az para kaptırıyor (1). Peki teknolojik ve finansal okur yazarlığı diğer jenerasyonlara göre daha yüksek olan ve şubeye gitmek yerine akıllı saatleri aracılığıyla bankacılık işlemleri yapan Y ve Z Jenerasyonlarının dolandırıcılık vakalarına daha fazla maruz kalmasının sebebi ne? Gelir ve eğitim seviyesinden bağımsız milyarlarca insanın küçücük birikimleriyle bir tür sosyal medya erişimi gibi saatlerce hisse senedi, FX, kripto varlık ekranlarıyla zaman geçirmesinin olası yan etkilerini önemsememek mümkün mü? Öncelikle, teknolojik ve finansal okur yazarlığı daha az olan ve yaşı 50’den yüksek olan tüketici kitlelerinin riskli olarak tanımladıkları işlemleri yapmadıklarını ve risk almamak adına daha az dijital ürün ve kanal kullandığının altını çizmek gerekiyor. Yine de dijital adaptasyonun azlığı teknolojik bilgi seviyesi üst seviyede olan Y ve Z kuşaklarının nasıl yarıya yaklaşan oranlarla dolandırıcılık vakalarında para kaybettiği gerçeğini açıklamıyor. Sorunun cevabı tüketicinin hanesinde kullanılan donanımların sayısı ve haftalık ortalama ekran zamanı (screen time) verileri birleştirilince ortaya çıkıyor. Üstün müşteri deneyimi amaçlanarak finansal teknolojiye uyarlanan oyunlaştırma (gamification) süreçlerinin özellikle belli yaşın altındaki tüketiciler için zararlı olabileceği konusu son zamanda gündemde yer işgal etmeye başladı. Her ne kadar finansal teknoloji ürün ve hizmetleri bankacılık ve finansa erişimi genişleterek hizmetleri daha kapsayıcı hale getirse de teknoloji ile bariyerlerin kontrolsüzce indirilmesinin TikTok, Instagram, gibi popüler sosyal medya kanallarında kolay yolda…