Pandemi Döneminde Pazarlama Yönetimi
Covid-19 salgını hepimizin toplumsal olarak deneyimlediği zorluklara ek olarak işlerimizde, iş yapış şekillerimizde benzeri görülmemiş belirsizlik ve risklerle dolu bir ortam yarattı. Birçok sektör ve kurum bu kriz ortamında hayatta kalmaya çalışıyor. Birçok kuruluş ya…
Covid-19 salgını hepimizin toplumsal olarak deneyimlediği zorluklara ek olarak işlerimizde, iş yapış şekillerimizde benzeri görülmemiş belirsizlik ve risklerle dolu bir ortam yarattı. Birçok sektör ve kurum bu kriz ortamında hayatta kalmaya çalışıyor. Birçok kuruluş ya kepenk kapattı, ya üretimlerini durdurdu ya da faaliyetleri durma noktasına geldi. Bazı kurumlar için de işlerini ve organizasyonlarını zorunlu da olsa daha hızlı dönüştürmek anlamında yeni bir yönelim ortaya çıkardı bu dönem. Durumun ciddiyeti göz önüne alındığında pazarlamacılar için doğru yaklaşım nedir, müşterilere, bayilere, tedarikçilere, kendi şirketlerine ve ekiplerine olan sorumlulukları nelerdir gibi temel soruların yanı sıra; kâr etmek, müşteri odaklılık, toplumsal fayda, değer yaratmak gibi kavramlar da masanın üstünde uzunca tartışılacak konular arasında yer alıyor. Pandeminin hepimizi bir süre daha test edeceği; bizleri, kurumları ve iş modellerini dönüşmeye zorlayacağı apaçık ortada. Ancak pazarlamacıların mevcut krizi yönetmeye çalışırken aynı zamanda uzun vadeli düşünmesi ve markalarını oluşturmaya, çalışanlarını korumaya ve müşterilerine katma değer yaratmaya devam etmeleri özellikle bu dönemin gerekliliği. Paydaşlar Her şeyden önce Covid-19 salgını ve yansımaları, insanı ve tüm dünyayı etkileyen bir kriz. Pazarlama yöneticilerinin bu dönemde ekiplerinin güvende olduğundan emin olmaları, hayatlarının bu zorlu döneminde yanlarında olmaları ve onları desteklemeri çok önemli. Sosyal haklarının koruması sağlanmamış, kendini güvende hissetmeyen bir çalışanın verimli olması beklenemez. Pazarlama yöneticilerinin sadece ekipleriyle değil bir arada çalıştıkları bayilerle, tedarikçilerle, ajanslarla, basın ile ekosistemi de bir arada tutacak iletişim çalışmaları ve projelerini hayata geçirmeye çalışmaları da çok önemli. Unutmayalım ki bu dönemde ve sonrasında hepimizin birbirine ihtiyacı var. İç ve Dış İletişim İletişim boyutunda pazarlama departmanlarının kurum içinde (çalışanların) ve dışında (tüm paydaşların) sesi olmasının yanısıra şeffaf, gerçek ve empatik iletişim kurmasının tam zamanı. Bazı markaların bu dönemde sessizleştiğini görmekteyiz. Bu kararlarında haklı da olabilirler çünkü bu zamanda “satıyormuş” gibi görünmek istemiyor olabilirler. Bazı firmalar da daha proaktif davranarak markalarının, müşterilerin yanında olduğunu gösterecek çalışmalar yürütüyorlar. Bu noktada firmaların, halkla ilişkiler noktasında doğru soruları sorarak içeriği ve yaklaşımını belirlemesi ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Uzaktan Çalışma Bazı pazarlama yöneticileri için ekiplerini uzaktan yönetmek yeni bir deneyim olabilir ancak bu durum, sürecin zorlu olacağı anlamına gelmez . Doğru iletişim dili ve kanallarını kullanarak, teknolojiden yardım alarak ekiplerini idare edebilmeleri mümkün. Bunu yaparken, çalışanların evden çalışma imkanlarının iyileştirilmesi, teknolojik altyapının güvenli şekilde sağlanması, sistemlere ve verilere güvenli erişim hakkı, diğer tüm araç ve süreçler hakkında ilgili eğitimlerin verilmesi; verimli şekilde uzaktan çalışabilmenin anahtarı. Verinin Gücü Pazarlama departmanları, firmalarına belki de daha önce hiç olmadığı kadar gerçek zamanlı bilgi sağlamalıdır. Dünyanın her saat değiştiği bu ortamda genel ekonomik duruma, değişen müşteri duyarlılığı ve talep kalıplarından rakiplerin tepkilerine kadar tüm verileri toplayıp, analiz edip kuruma olan yansımalarını ortaya çıkarması ve bunlarla alakalı çözümleri üreterek hızlı aksiyon alması gerekmektedi…