Sınırda Karbon Düzenlemesi ve AB Ticaretine Etkileri

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında çevrenin korunmasına ilişkin farkındalığın artması ile kanun yapıcılar tarafından pek çok ülkede çevre düzenlemeleri hayata geçirildi. Paris İklim Anlaşması, AB Yeşil Mutabakatı, COP26 Konferansı ile dünyada sera gazı emisyonlarının salını

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında çevrenin korunmasına ilişkin farkındalığın artması ile kanun yapıcılar tarafından pek çok ülkede çevre düzenlemeleri hayata geçirildi. Paris İklim Anlaşması, AB Yeşil Mutabakatı, COP26 Konferansı ile dünyada sera gazı emisyonlarının salınımının azaltılmasına yönelik adımlar atıldı. Yeşil Mutabakat ile AB ülkeleri karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar 1990 yılına göre yüzde 55 azaltmayı, 2050 yılına kadar ise karbon nötr ilk kıta olmayı hedeflemekte. Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde emisyonları %55 oranında azaltma hedefine uygun hale getirmek için “Fit for 55” teklif taslağı yayımlandı. “Fit for 55” kapsamındaki uygulamalardan biri olan Sınırda Karbon Düzenlemesi (SKDM) (Carbon Border AdjustmentMechanism) uygulamasına yönelik 15 Mart 2022 tarihli “Regulation of the European Parliament and of the Council Establishing a Carbon Border Adjustment Mechanism” yazısı ile Avrupa Konseyi mutabakata vardı. Buradaki amaç, firmaların emisyon kısıtlamalarının daha az olduğu ülkelere üretimlerini kaydırmaktan kaynaklı karbon kaçağının önüne geçmektir. Uygulamaya bakacak olursak, bu mekanizma Avrupa Birliği sınırları içeresinde üretilen belirlenmiş malların karbon maliyetlerine eşdeğer bir maliyetin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında Avrupa Birliği’ne ithal edilen aynı ürünlere de uygulanması anlamına gelmektedir. Avrupa Birliği sınırları içeresinde bulunan ithalatçının belirlenmiş sektörlerdeki ürünlerin ithalatında, ithal edeceği ürüne ilişkin sera gazı miktarlarına göre ETS kapsamında SKDM sertifikası alacağı görülmektedir. Konsey tarafından kabul edilen taslakta karbon kaçağı riski en yüksek görülen demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve elektrik sektörlerine mekanizmanın uygulanacağı belirtilerek bu sektörlerde bulunan ürünler tarife pozisyonu bazında belirlenmiştir. Bahsi geçen sektörlerin tarife pozisyonları aşağıdaki gibidir: – Çimento sektörü: 2523.10.00, 2523.21.00, 2523.29.00, 2523.30.00, 2523.90.00 – Gübre sektörü: 2808.00.00, 2814, 2834.21.00, 3102, 3105 (3105 60 00 hariç) – Demir-çelik sektörü: 72 (7202 ve 7204 hariç), 7301, 7302, 7303 00, 7304, 7305, 7306,7307, 7308 (9406 hariç), 7309, 7310, 7311, 7326 – Alüminyum sektörü: 7601, 7603, 7604, 7605,7606, 7607, 7608, 7609, 7610, 7611, 7612, 7613,7614, 7616 – Elektrik sektörü: 2716 Bu taslakta 2023 yılından itibaren 3 yıllık süreçte mali sorumluluk getirmeyen geçiş döneminin uygulanacağı, 2026 yılı başından itibaren gerçek anlamda uygulamaya geçileceği belirtilmektedir. Geçiş döneminde ithalatçılardan gerçekleştirdikleri ithalatın doğrudan ve dolaylı emisyonları ile ilgili her çeyrek raporlama yapmaları beklenecektir. 2026 yılında ise ithalatçıların CBAM kapsamında mali sorumluluklarının oluşacağına ve bu doğrultuda satın aldıkları CBAM sertifikalarına ilişkin yıllık beyanname vereceklerine değinilmektedir. Sertifika ücretlerinin AB ETS tahsisat ihalelerinin kapanış fiyatlarının ortalaması olarak haftalık bazda hesaplanması planlanmaktadır. Konu bu aşamada iken, Avrupa Parlamentosu SKDM uygulamasını 17 Mayıs tarihinde 49 oya karşılık 33 ret ve 5 Çekimser oy kabul etti. Parlamento üyeleri karbon kaçağı ve üretimin AB dışına kayması riskine karşı bu mekanizmanın uygulamaya konulmasında hemfikir. Parlamento üyeleri küresel iklim hedefini yükseltmek için SKDM’nin yukarıda belirtilen sektörlere ilave olarak daha geniş bir kapsamda ve daha hızlı uygulanması çağrısında bulunuyor. Konseyin hazırladığı taslak tasarı…