Streaming Savaşlarında Abone ve Hisse Kaybı Yaşayan Netflix, Yeni Çıkış Arıyor
Dijital dünyada şu sırada kıran kırana “Streaming savaşları” cereyan ediyor. 1990’larda film ve dizilerin, süper marketlerden videokasetlerini kiralama yerine, “streaming” sistemi ile evden izlenmesi imkânı doğmuştu. Dijital yayıncılıktaki bu devrimi Amerikan Netflix şirketi başl
Dijital dünyada şu sırada kıran kırana “Streaming savaşları” cereyan ediyor. 1990’larda film ve dizilerin, süper marketlerden videokasetlerini kiralama yerine, “streaming” sistemi ile evden izlenmesi imkânı doğmuştu. Dijital yayıncılıktaki bu devrimi Amerikan Netflix şirketi başlatmıştı. Streaming, kısa zamanda çok popüler oldu ve milyonlarca tüketici cüzi bir ücret karşılığında abone olmak için birbirleriyle yarışa girdi… Amerika dışında, özellikle Avrupa, Güney Amerika ve Hindistan’dan talepte bulunanlar giderek çoğaldı. Netflix, mali gücü sayesinde iyi para ödeyerek, dizi ve showları satın almaya başladı. Hollywood stüdyoları da bundan çok memnundu; çünkü onlar için de yeni bir ticaret kapısı açılmıştı. Netflix, milyonlarca abonesinin sayesinde, reklam alımına ihtiyaç duymuyordu. Uluslararası düzeyde izlenebilmek için, İskandinav dizileri bile iyi bir meblağ karşılığında Netflix’e satılabiliyordu… Hollywood’un da bu işi çok benimsemesinin nedeni ise şuydu: Artık talibi kalmayan arşivlerdeki film ve TV eğlence programları için Netflix sayesinde yeni bir pazar bulmuştu. Rakipler, ürünlerini Netflix’ten çekiyor Nihayet, rakip firmalar da “uyandı” ve bu streaming işinde yaptıkları yanlışları görerek, pazarı nasıl Netflix’e kaptırdıklarını düşünüp karşı atağa geçtiler. Başta güçlü Disney grubu olmak üzere Amazon, Hulu, Peacock, HBO, Paramount ve Apple, Netflix’e vermiş oldukları programları geri çekmeye başladılar. Çok popüler olan “Friends” dizisi şimdi HBO Max’da, “The Office” Peacock’ta ve Disney prodüksiyonlarının tümü Diney+’da yayınlanıyor. Amazon, geçenlerde Metro Goldwyn Mayer (MGM)’ in film arşivini satın aldı. Başkasına şifre vermek ücretli oluyor Netflix yıllardır abonelerinin şifrelerini dostları ile paylaşmalarına göz yumuyordu; çünkü son tahlilde bunun abone sayılarını artırmaya yarayacağına inanıyordu. Gerçekten de, insanlar Pandemi süresince iki yıl evlerinde daha çok zaman harcayınca, Netflix’in abone sayılarında tam bir patlama yaşadı. Fakat özünde bu konjonktürel bir olaydı ve yaşanan saadet döneminin bir sonu olacağı, doyuma ulaşan abone sayılarında düşüş yaşanabileceği, aslında bekleniyordu. Nitekim kötü senaryo gerçekleşti ve firma, hisse senetlerindeki düşüş nedeniyle, milyarlarca dolarlık kayba uğradı. Şimdi, abonelerin şifrelerini başkalarına kullandırtmaları durumunda ek bir ücret talep edilecek. Ayrıca, reklam destekli ucuz bir abone sistemi üzerinde çalışılıyor. Amazon ve Disney+, spor ile atakta Dijital yayıncılıkta devir açmak elbette çok iyi bir şey fakat kesintisiz biçimde yenilikleri izlemek ve iş programını da güncel gelişmelere göre uyarlamak gerekiyor. Bu hususta rehavete kapılan Netflix’in durumu rakip firmalara da esaslı bir ders oldu. Hareketlenen rakip firmalar şu sıralar spor karşılaşmalarını da programlarına alma hazırlığı içindeler. Amazon tam 1 milyar dolar ödeyerek, Perşembe günleri oynanan Amerikan futbolu maçlarının yayın halkını aldı. Disney+ ise yıllık 400 milyon dolar karşılığında ulusal buz hokeyi karşılaşmalarını yayınlayacak. Belli ki, rakip streaming firmaları gençlerin spora olan düşkünlüklerini kullanarak abone dayılarını artırmayı hedefliyorlar. Netflix’in pandemi süresince önemli bir prodüksiyon hazırlamaması yanında, milyonlarca dolara mal olan filmlere rağmen Oscar ödüllerinden eli boş dönmesi de dikkatleri çeken bir sürpriz oldu. İşte Netflix’in yeniden doğuş önlemleri Şimdi firma, hisse senetlerinin düşüşünü önleyebilmek için, tasarruf önlemlerini yürürlüğe koyacak. Öyle görün…