Temel Performans Göstergeleri (KPIs)

Bir işletmenin tüm departmanları birbirine bağlıdır. Tedarik departmanından başlayarak, satış sonrası hizmetlere kadar, bir departmanın çıktısı, bir sonraki departmanın girdisidir. Tüm departmanların oluşturduğu süreç “Değer Zinciri” olarak tanımlanmaktadır. Değer Zinciri içindek

Bir işletmenin tüm departmanları birbirine bağlıdır. Tedarik departmanından başlayarak, satış sonrası hizmetlere kadar, bir departmanın çıktısı, bir sonraki departmanın girdisidir. Tüm departmanların oluşturduğu süreç “Değer Zinciri” olarak tanımlanmaktadır. Değer Zinciri içindeki bir aksama, tüm sürecin aksamasına neden olabilir. Örneğin, hammadde veya yarı mamulün tedariğindeki bir sorun, üretimin yapılamamasına, üretimin yapılamaması da, satışın gerçekleşmemesine neden olur. Bu nedenle işletmenin departmanlar arası “ İş Akışı” ve her depatmanın, hatta her görevlinin “ Görev Tanımları” detaylı olarak belirlenir, yazılı hale getirilir, ilgili departmanlara iletilir. Böylelikle çalışanlar, neyi, ne zaman, nasıl, ne şekilde yapacakları ve kiminle gerçekleştireceklerini (5N 1K) bilirler ve uygularlar. Bu durum kâr amacı gütmeyen (Dernekler, vakıflar…vs.gibi) işletmelerde de aynı şekilde uygulanır. Ancak, tüm işletme bünyesinde bulunan görevlerin kontrol edilebilmesi ve başarılı olarak yerine getirildiğinin anlaşılması için ölçülmesi gerekmektedir. Bir görevi veya bir departmanın çıktısının başarılı olarak tanımlanabilmesi için, yapılan işin temel performans değerleri belirlenir. Bu değerler “Temel Performans Göstergeleri” olarak isimlendirilir. İngilizce karşılığı “Key Performance Indicators” ya da kısaltılmış olarak “KPI” olarak tanımlanır. Bir işletmenin Temel Performans Göstergelerinin belirlenmesi ve belirlenen temel hedeflere ulaşması, işletmenin sürdürülebilir başarısı için son derece önemlidir. Ayrıca işletmenin pazar değerinin artmasını, yatırım çekmesini, yabancı girişimcilerin ilgilerinin yoğunlaşmasını, halka açılma aşamasında hisselerinin talep görmesine ve küçük hissedarların olup bitenin fark etmelerini sağlar. Özellikle halka açık şirketlerde Temel Performans Göstergelerinin bulunması ve elde edilen değerlerin paylaşılması kaçınılmazdır. Gününüz belirsiz ve ağır rekabet koşullarında işletmelerin rakiplerine karşı, sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde etmeleri, ortalamanın üzerinde kâr etmeleri ve en önemlisi gelecekte var olabilmeleri için Temel Performans Göstergelerini sürekli takip etmeleri ve her dönem daha da iyileştirmeleri gerekmektedir. Bir işletmenin başarılı sayılabilmesi için sadece kâr elde etmesi asla yeterli değildir. Dönemsel olarak kâr elde eden bir işletme, aşağıda belirtilen Temel Performans Göstergelerini belirlemediği, ölçmediği ve iyileştirmediği takdirde, ileri dönemlerde çok büyük zorluklarla karşılaşabilir. Kuşkusuz, bir işletme için çok fazla Temel Performans Göstergesi sayılabilir. Ancak aşağıdaki 75 Temel Performans Göstergesi, gerçekten bir işletmede sürekli ölçülmesi gereken konulardır. Bu göstergelerin en azından yarısından fazlasını mutlaka değerlendirilmelidir: Finansal Performansı Ölçerken: Net Kar (Net Profit) Net Kar Marjı (Net Profit Margin) Brüt Kar Marjı (Gross Profit Margin) Faaliyet Kar Marjı (Operating Profit Margin) Fazla Vergi ve Amortisman Öncesi Kar (EBITDA) Gelir Artış Oranı (Revenue Growth Rate) Toplam Paydaş/Hissedar Getirisi (Total Shareholder Return – TSR) Ekonomik Katma Değer (Economic Value Added – EVA) Yatırımın Getirisi (Return on Investment – ROI) İşletme Sermayesi Getirisi (Return on Capital Employed – ROCE) Varlık Getirisi (Return on Assets – ROA) Özvarlık Getirisi (Return on Equity – ROE) Borç-Özsermaye Oranı (Debt-to-Equity (D/E) Ratio) Nakit Dönüşüm Döngüsü (Cash Conversion Cycle – CCC) Cari Oran (Working Capital Ratio…