Uzmanlar Veri Mahremiyetini Tartıştı…

Kişisel verilerin korunması günümüzde en temel insan hak ve özgürlükleri arasında sayılmakta. Ekonomik ve teknolojik olarak gelişirken, rekabet gücümüzü artırırken kişisel verilerin korunmasına yönelik uygulamalarını, veri mahremiyetini de gözetmek ülkemizin uluslararası alanda a

Kişisel verilerin korunması günümüzde en temel insan hak ve özgürlükleri arasında sayılmakta. Ekonomik ve teknolojik olarak gelişirken, rekabet gücümüzü artırırken kişisel verilerin korunmasına yönelik uygulamalarını, veri mahremiyetini de gözetmek ülkemizin uluslararası alanda ayrıcalıklı ve saygın bir yere sahip olmasına katkı sağlayacağı tartışılmaz. Geçen hafta bu konuların masaya yatırıldığı önemli bir toplantı vardı. 2 Eylül 2021 günü Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ve Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) işbirliği ile tüm paydaşların geniş katılımı sağladığı “ Kişisel Verileri Koruma Zirvesi ” hibrit konseptinde gerçekleştirildi. Çevrimiçi İzleyici olarak bir bölümüne katıldığım toplantının amacı toplumun tüm katmanlarında kişisel verilerin korunmasına yönelik farkındalık yaratılmasına katkı sağlamak olarak belirlenmişti. Toplantının açılış konuşmasını yapan KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının Anayasal güvenceye kavuşturulmasının, 6698 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinin ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun kurulmasının, ülkemizin kişisel verilerin korunmasına verdiği önemin ispatı niteliğinde olduğuna dikkat çekti. Faruk Bilir hoca, ülkemizin küresel rekabet gücünü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını güçlendirecek uygulamaların temel hak ve özgürlükleri de gözetiyor olmasının son derece memnuniyet verici bir gösterge olduğunu dile getirdi. Prof. Bilir’in gündeme getirdiği; Kişisel verilerin korunmasını temin edebilmek için kanuna uyum göstermek gerektiği ve kanunun getirdiği denetim mekanizmalarının, bireylere verileri üzerinde kontrol ve söz sahibi olma hakkını getirdiği, kanunda kademeli bir başvuru usulü belirlenerek kişisel verileri işleyenlere, kişiler tarafından iletilen talepleri karşılama imkanı sağlandığı konuları da bugün yönetici erki dikkate almalıdır. Veri mahremiyeti kavramının; kişi, kurum, kuruluş ve hatta ülkeler için hayati bir önem taşıdığını, mahremiyetin bugün olduğu gibi gelecekte de dijital hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olacağını ifade eden Prof. Dr. Bilir’in şu cümleleri de çok önemli: ”Birçok sistem ve çalışma biçimleri çevrimiçi olmuş, yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi teknolojiler artık günlük hayatımıza girmiştir. Geçtiğimiz günlerde açıklanan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’nde de belirtildiği gibi; yapay zeka sistemleri, kişisel verilerin gizliliğini ve korunmasını sekteye uğratmayacak bir şekilde geliştirilmelidir. Bu nedenle kişisel verilerin kimden, nasıl sağlandığı ve veriye dayalı olarak alınan kararların insanları nasıl etkileyeceği denetime açık bir şekilde izlenebilir olmalıdır. Evrensel ve kültürel etik kurallar ile kişisel verilerin gizliliği aynı ağırlıkta değerlendirilmelidir.” Edindiğim bilgilere göre yaklaşık 100 kişinin fiziki katılım sağladığı, 1000’den fazla katılımcının ise çevrimiçi izlediği zirvenin diğer açılış konuşmasını yapan TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe şu görüşleri dile getirdi: “Son yıllarda sayısal dönüşüm teknolojileri alanında yaşanmakta olan hızlı gelişim, özellikle pandemi döneminde büyük bir ivme kazanmıştır. Her teknolojik ve bilimsel gelişimin insanlığa getirdiği olumlu etkisinin yanı sıra olumsuz etkilerinin olabildiği ve kötücül amaçlar için de kullanılabildiği malumdur. 2020 yılında yaşamış olduğumuz ve halen de devam etmekte olan Covid-19 pandemisi ile sayısal dönüşüm tüm sektörler ve bireyler için bir zaruret haline gelmiş ve sayısal teknolojilerinin kullanımı…