Yapay Zeka ile Geliştirilmiş Saldırılar
Geçen yılın Kasım ayında, OpenAI’nin yapay zekâ tabanlı botu “ChatGPT”nin son sürümü genel kullanıma sunuldu. “ChatGPT” nin yaşamımıza girmesiyle sadece BT dünyasında değil her ortamda ciddi bir değişim başladığını söyleyebiliriz. Henüz bu konunun başındayız… Şirketimizde…
Geçen yılın Kasım ayında, OpenAI’nin yapay zekâ tabanlı botu “ChatGPT”nin son sürümü genel kullanıma sunuldu. “ChatGPT” nin yaşamımıza girmesiyle sadece BT dünyasında değil her ortamda ciddi bir değişim başladığını söyleyebiliriz. Henüz bu konunun başındayız… Şirketimizde uzman arkadaşlarımız “ChatGPT” kullanarak program yazdırmaya başladılar bile. İlk denemeler şaşırtıcı derecede olumlu sonuçlar veriyor. Teknolojinin etik değerlerle kullanımı konusunda aşırı hassas biri olarak “ Siber Güvenlik” uygulamalarında “YAPAY ZEK” dan yararlanan bir ekibiz. Ancak bu yararlanmanın tersi de mümkün olabilir mi ? Yapay zekâ kullanılarak saldırı yapılabilir kuşkusu ile araştırma ve çalışma yaparken değerli Bilim İnsanı Prof. Dr.-Ing. Sebastian Biedermann’ın 11.01.2023 tarihli security-insider.de sitesinde yayınlanan yazısını okur okumaz, önemli açıklamalarına katılarak hemen yazdıklarını Türkçeye çevirip olduğu gibi paylaşmak istedim. Yazılanlar bizi endişeye düşürmesin, ancak her fırsatta özenle ifade ettiğim gibi teknolojinin sadece “Bilim ve Akıl” ile değil “Vicdan ve Etik” değerlerle bütünleşerek kullanılması ve bu konuya özen gösterilmesi gerekiyor. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin 100.yılında Teknoloji üretenler olarak hepimizin bu alanda ciddi sorumluluk taşıdığımızı da vurgulamak isterim. Prof. Dr. Sebastian Biedermann’a çok teşekkür ederek yazısını Türkçesini aşağıda paylaşıyorum. Saygılarımla, Cüneyt Kalpakoğlu BT güvenliği yapay zekâdan yararlanır, ancak durum her zaman böyle midir? Yapay zekâ “ChatGPT” Kasım ayından beri herkesin dilinde. İlk testler, etkileyici chatbot ile diyalogların sadece eğlence için değil, aynı zamanda sofistike kimlik avı kampanyaları hazırlamak için de uygun olduğunu gösteriyor. Bu, BT güvenliği alanında yeni bir sorun olabilir. Yapay zekâ giderek daha hızlı ilerliyor ve bilgi teknolojilerinin tüm alanlarını yavaş yavaş fethediyor. Konu başlangıçta birçok kişi tarafından alay konusu olmuş ve hak ettiği ilgiyi görmemiş olsa da artık şüphecilerin çoğu modern yapay zekâ sistemlerinin çeşitli sonuçlarından da etkileniyor. Mevcut AI teknolojilerinden bazıları da korkutucu ve önümüzdeki birkaç yıl içinde bizi başka neler bekliyor olabilir sorusu ortaya çıkıyor. BT güvenliğini iyileştirmek için yapay zekâ Yapay zekâ, BT güvenliği alanına da giderek daha fazla giriyor. Yapay zekânın yardımıyla modern saldırı tespit sistemleri, “normal” ağ trafiği ile çalışan bir işletim sisteminin “normal” olaylarını anormalliklerden ayırmayı ve buna göre müdahale etmeyi öğrenir. Korumalı alan sistemleri, henüz bilinmeyen olası kötü amaçlı yazılımları dinamik analizlerin yardımıyla otomatik olarak algılamak ve sınıflandırmak için yapay zekâ kullanır. Bu alanda yapay zekâdan fiilen yararlanan ve bunun sonucunda iyileştirmeler yaşayan birçok teknik uygulama olsa da bana öyle geliyor ki “yapay zekâ” moda sözcüğü de sıklıkla pazarlama amacıyla kullanılıyor. Hedef olarak yapay zekânın kendisi Pek çok yeni olası kullanıma ek olarak, son birkaç yıl AI sistemlerinin kendilerinin de savunmasız olmadığını göstermiştir. AI modelleri, eğitim verilerinizle ilgili ayrıntılı bilgileri sızdırabilir ve hatta arka kapılar içerebilir. “Tek Piksel Saldırısı”, görüntüleri sınıflandıran yapay zekâ sistemlerinin nasıl kandırılabileceğini etkileyici bir şekilde gösterdi. Sözde “çelişkili örnekler”, görsel girdi verilerini, genellikle insanlar tarafından güçlükle fark edilebilecek…