Geleceğin İş DünyasıUzman Analizleri

İş Dünyasındaki Değişim

Şu sıralar geleneksel organizasyonların, çevikliğe dönüşüm yarışmasında birer yarışmacıymış gibi davrandığını gözlemliyorum. Örneğin; geçtiğimiz birkaç gün içerisinde LinkedIn’de izlediğim bir canlı yayında Türkiye’de operasyonlarını sürdüren bir bankanın üst düzey yöneticisi, insan sermayesini yöneten fonksiyonlarının çevikleşmeye başladığından bahsetti. Sevindim. Hiyerarşik, bürokrasinin içerisinde boğulan, kişilerin gelişimini ikinci planda tutan ve statik mentalite ile öğrenmeyi teşvik etmeyen eski dünyanın görüşlerinin yok olmaya başladığını bir dakikalığına hissettim. Hatta bir bankanın yatay bir organizasyon yapısına geçerek, kümeleşme anlayışıyla lidersiz liderler tarafından yönetilebileceğini düşünerek bir an mutlu bile oldum. Peki gerçekten öyle mi? Cevabını bilemem. Hep birlikte göreceğiz.

Emin olduğum tek bir noktayı soracak olursanız şöyle bir cevap verirdim: Geleneksel organizasyonlar ya dönüşecekler ya kaybolacaklar. Örneğin; beş yıllık stratejik planları yapıp dört yıl boyunca onu güncelleyen organizasyonların yancı fonksiyonları; inovasyon, tasarım düşüncesi, kurum içi girişimcilik gibi yeni konularla karşı karşıya kaldılar. Afalladılar, ne yapacaklarını şaşırdılar. Statikten; çabuk aksiyon almayı, hızlı uyumluluk ve neticesinde yıkıp yeniden yaratmayı öğrenme yolculuğuna girdiler. Veya girmediler. Ancak bu yazımızın konusu organizasyonlar değil.

Gelin, birlikte geleceğin organizasyonlarında yer alacak kariyerinin başında olan geleceğin insan sermayesi üzerine konuşalım. Çeviklik yolunda hızla ilerlerken üç temel noktaya dikkat çekeceğim başlıkları şu şekilde sıralayabilirim:

  1. Yaşam boyu öğrenim bakış açısı

Geleceğin dünyası, geleceğin oyun şartlarıyla beraber hızla gelirken aynı zamanda mevcut dünyanın iş mozaiğini yıkarak, yeni normları baştan şekillendiriyor. Bu sürekli değişim ve belirsizliği anlama sürecinde, bireylerin yetkinliklerini geliştirmeleri ve yeni konuları öğrenme alışkanlığı kazanmaları önem arz ediyor. WEF’in açıkladığı rapora göre, şu anda ilkokula yeni girmiş öğrencilerin %65’i şimdiki dünyanın düzeninde mevcut olmayan işlerde çalışacakları tahmin ediliyor. Sonuç nedir? Kendimizi sürekli geliştirmemiz ve taşımızı sürekli yontmamız gerekiyor. “Öğrendim, bitti.” devri buzul çağında kaldı. Teknoloji devrinde sürekli okuyarak, dijital platformlarda eğitimlere katılarak, üreterek, sorgulayarak daha iyi kendi versiyonumuzu yaratmak zorundayız.

  1. Sosyal zekanın ve kişisel ağın önemi

İnsanoğlunun diğer canlılardan en büyük farkının duygusal zekası ve frontal korteks işlevsellik kapasitesi olduğunu biliyoruz. Wharton Universitesi tarafından yapılan araştırmaya göre  duygunun yerini yapay zekânın hiçbir zaman alamayacağı belirtiliyor. Duygular, insanoğlunun en kıymetli ve fethedilmesi şimdilik imkansız olan kaleleri olduğu ve gelecekte çok daha kritik olacağı düşünülüyor. Bu sebeple, duygusal yetkinliklerin geliştirilmesi oldukça önem kazanıyor. Sosyal zekamı nasıl geliştirebilirim? Sosyal zekayı, etki odaklı sosyal çalışmaların parçası olarak geliştirebilirsiniz. Bir amaç kapsamında bir araya gelen ve bir etki üretmek için çalışan sosyal kuruluşlar ve toplulukların parçası olun. Liderlik, takım çalışması, yaratıcı bakış, sorgulama ve çözüm geliştirme yetkinliklerinizi arttırın.

Farklı topluluklara dahil olarak, kişisel ağınızı geliştirin. Yapay zekâ döneminde fark yaratacağınız temel nokta, imza atacağınız etki odaklı işler olacaktır. İmzanızı atarken kolkola olduğunuz diğer bireyler, kişisel ağınızın nodları olacaktır. Etki odaklı işlere imza atın, çevresinizi ve böylece nodlarınızı geliştirin. Gönül rahatlığıyla emin olabilirsiniz. Gelecek böylece sizin için daha iyi gelecek.

  1. Sınırlar ötesi bakış açısı önemi

Teknoloji devrinde ülkelerin sınırları sadece harita üzerinde kalacak. Global bakış açısını deneyimleyen ve böylece büyük düşünmeyi öğrenen bireyler gelecekte yerlerini garantileyecek. Nereden başlayabilirim? Onlarca üniversite değişim programları, sosyal sorumluluk bazlı değişim programları ve diğer alternatifler var. Kısa veya uzun demeden gidin, görün, deneyimleyin ve bakış açınızı geliştirin.

Son olarak, Covid-19 sürecinde evde geçirdiğiniz dönem sizin için yeni hikayeyi yazma dönemi olmalı. Zira iş mülakatlarında ilk sorulacak sorulardan biri bu dönemi nasıl değerlendirdiğiniz olacaktır.

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
BlockchainGeleceğin İş Dünyası

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Blokzinciri Ekosistemi ve Uygulamalar

GenelUzman Analizleri

Nörobilim Perspektifinden Pandemi Dersleri: Duygusal Çeviklik Ve Yeni Nesil Liderlik

Uzman Analizleri

Erken Aşama Sosyal Girişimler İçin Öneriler

Geleceğin İş Dünyası

Kuantum Teknolojilerini Neden Umursamalıyız?

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir