Sosyal Medya SAMET ENSAR SARI tarafından oluşturuldu.

İletişim, insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Son derece geniş bir kavram olarak yaşamımızın temel yapı taşını oluşturan iletişim, farklı türlerde ve birbirinden bağımsız araçlarla insanoğlunun tarihsel gelişim süreçlerini meydana getirmiştir. Bazı bilim insanları, iletişim kavramının ilk kez doğa – insan çizgisinde fiziksel mesaj alışverişinin gerçekleşmesiyle meydana geldiği tezini ileri sürmektedir. İlk insanların doğa olaylarına gösterdikleri rasyonel olmayan tepkiler, iletişim tarihine yön vererek bugünün haberleşme, bilgi alma ve aktarma araçlarının oluşumuna zemin hazırlamıştır. Tarih yapmak, haberleşmek ve yeni gelişim evreleri yaratmak için doğadan sonra kendi aralarında iletişim kurmak zorunda kalan insanlar için etkileşime geçmek yemek yemek, uyumak, barınmak gibi temel bir amaç haline gelmiştir. Bu noktada amaç iletişim kurmaktan öte, amacı gerçekleştirebilmek için ortaklık sağlayabilmektir. İnsanlar bu ortaklığı sağlamanın en etkili yöntemi konuşmayı keşfetmiştir. Aristo Rhetorik adlı yapıtında iletişimi bir konuşmacının, bir hatibin konuşmasında dinleyicilere sunacağı tartışmanın oluşturulması ya da biçimlendirilmesi olarak tanımlamıştır. (Usluata 1998:28) Yazının icadı ise iletişim kavramına çağ atlatarak insanların yaşamlarını kolaylaştırmada önemli bir rol oynamıştır. Sümerlerin yazıyı bulması ve bunun giderek geliştiği bilimsel araştırmalar sonucu ortaya çıkarken Mısırların hiyeroglif ve Çinlerin bulduğu yazılar ise birbirini izleyen yazı sistemleri olarak kabul edilmektedir. İletişim teknolojileri alanındaki en önemli buluş hiç kuşkusuz Gutenberg’in 15.yüzyılda icat ettiği matbaa olmuştur. İletişime çağ atlatan bir diğer icat ise 1876 yılında Alexandre Graham Bell’den gelmiştir. Macaristan’da 19.yüzyılın sonlarına doğru ilk radyonun icadı, 20.yüzyılın başında ise ilk televizyon ve bu icatlar çeperinde doğuşuna tanıklık edilen sesli ve görüntülü sinema, basın ve yayın, medya gibi çalışma ve icraat alanları insanlık tarihinin başlangıcında ihtiyaçlar hiyerarşisinin bir basamağı olan iletişimi bir amaç haline dönüştürmüştür. İletişimi bir araç olmaktan çıkarıp ona yepyeni bir kimlik ve boyut kazandıran gelişme ise 1946 yılında çok basit biçimde, elektronik hesap makinesi ve benzeri araçlar olarak kullanılmaya başlanan bilgisayar tekniğidir. Bilgisayarın doğuşu yeni iletişim teknolojilerinin ortaya çıkmasını beraberinde getirmiş ve internetin bulunup toplum hizmetine sunulmasıyla 20. Yüzyıla damgasını vuran en önemli olay yaşanmıştır. 1985 yılında ARPA adıyla ortaya çıkan internet sistemi sonraki yıllarda yaşadığımız çağın belki de en önemli yapıtaşı olan World Wide Web’i yani WWW sistemini oluşturmuştur. Yeni medya çağını başlatan bu gelişme hayatın her alanında haberleşme ve veri akışını mümkün kılmıştır. İnternet, özellikle de web, iş  ve yaşam alanımızın her noktasına bilgiyi gönderme ve eriştirme özelliği bakımından bir iletişim devrimi gerçekleştirmiştir(Neumann ve Hogan, 2005: 472) İnternet modern iletişim sisteminin en büyük yaratıcısı olmuş, insanlara düşüncelerini ve eserlerini paylaşacakları olanaklar sağlayan, paylaşım ve tartışmanın esas olduğu yeni iletişim kanalları sunmuştur. Bu iletişim araçları artık günümüzde iyice popüler olan internet ve internet üzerinden sosyal paylaşım ağlarıdır. İnsanlar internet ve sosyal ağlar sayesinde yeni iletişim fırsatları keşfetmişler ve kullanmaya başlamışlardır. Ülke nüfuslarına denk gelen kullanıcı sayısıyla hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya kullanıcı tabanlı olmasının yanında kitleleri ve insanları bir araya getirmesi ve aralarındaki etkileşimi arttırması bakımından da önem taşımaktadır. Kurum ve kuruluşlar artık ulaşmak istedikleri hedef kitlelere sosyal medya aracılığıyla ulaşırken ve mesajlarını bu yolla iletebilmektedir. Bunun yanında, halkla ilişkiler faaliyetlerini bile sosyal medya üzerinden gerçekleştirerek geleneksel medya metotlarından sıyrılan pek çok organizasyon bulunmaktadır. İki yönlü ve eş zamanlı iletişime imkân sağlayarak kullanıcısına enformasyon, düşünce, ilgi ve bilgi paylaşım imkânı tanımaktadır. Kullanıcı sayıları milyonlara ulaşan sosyal medya kanalları aracılığıyla insanlar arkadaşlarıyla görüşürken, arkadaşlarının fotoğraflarına ve iletilerine bakmakta, mesaj gönderip alırken, eğlenmekte ve gündemi takip etmektedir.

Esneklik

Kullanıcı tabanlı ve sanal bir iletişim ortamı olan sosyal medya, günümüzde bir iletişim ortamından çok günlük hayatın bir üyesi konumundadır. Sosyal ağlar, dünyanın onlarca ülkesinden milyonlarca kullanıcıyı geniş ve homojen bir sosyalleşme paydasında buluşturmaktadır. Sürekli güncellenebilir hızlı, erişilebilir ve ucuz olması sosyal medyanın popülaritesinin sebebini ispatlar niteliktedir. Ancak bu gelişmede küreselleşme olgusunun varlığı da yadsınamaz. Küreselleşme; enformasyon akışına hız kazandırmıştır bu hız ise ülkeler arasındaki sınırları esnetmiştir. Düşünce ve bilgi bombardımanın bu denli sık ve aralıksız olması sosyal medyanın kamusal alan yaratıp yaratmadığı sorusunu akıllara getirmektedir. Yine kamusal alan kavramının olmazsa olmazı olan herhangi bir otorite ya da sansürden bağımsız olması durumları sosyal medyayı kamusallık teriminden uzaklaştırmaktadır. Çünkü, sosyal medya örgütlü, özgür ve bağımsız bir alan gibi görünse de, aslında internet olgusunun maruz kaldığı sansür olgusu sebebiyle demokrasi, eşitlik, özgürlük ve kamusallık kavramlarından uzaklaşmaktadır. Sosyal medyanın sunduğu esneklik yasasının kamusal alan olgusuyla bağdaşıp bağdaşmadığı ise açıklık getirilmesi gereken bir konudur.

Yakınsama

En yüksek derecede paylaşımın gerçekleştiği sosyal medya yalnızca boş vakit değerlendirme ya da fikir paylaşma mecrası değildir. Günümüzde, gazetecilerin haber kaynağı repertuarında yerini almıştır. Twitter ve Facebook gibi platformlar, ana akım medya ile karşılaştırıldıklarında, haberleri geniş bir kullanıcı ağında hızlı ve görece maliyetsiz (Broersma & Graham, 2013) bir biçimde dolaşıma sokma olanaklarına sahip oluşlarıyla dikkat çekicidirler. Sosyal medyanın gündelik kullanımı da söz konusudur. Haberciler, sosyal ağ sitelerini, özellikle Twitter’ı kurumsal kullanımdan ayrı olarak kişisel yaşamlarında da kullanmaktadırlar. Haber amaçlı kullanımdan bütünüyle ayrışmış olmasa da bu türden bir kullanım, habercilere hem gündemi takip etme, hem de gündeme ilişkin kişisel düşüncelerini takipçileriyle paylaşma olanağı tanımaktadır. Geçmişte haber alma aracı olan gazeteler bugün varlığını korusa da sosyal medya sunduğu imkanlara bir yenisini daha eklemiştir ve yeni bir haber kaynağı olarak kullanıcısının karşısına çıkmıştır.

Ağ Yapısı

Siyasi, kültürel, ekonomik vb. pek çok yönüyle küreselleşme günümüzün en önemli konularından biridir. Sosyal medyanın varlığı küreselleşmeyi hızlandırırken öbür taraftan da bu içe içe geçmişliğin etkisi altında kalmaktadır. Bir merkez tarafından dünyanın en ücra köşelerine bile uzanan bu çevrimiçi ve sosyal ağlar, iletişim teknolojilerinin sinir sistemini oluşturmaktadır. Dünya gerçekten de artık küresel olarak birbirine bağlı haldedir. Ancak bu bağ yalnızca yatay eksende yayılım göstermemektedir. Sosyal medyanın küreselleşme doğrultusunda kullanımının yaygınlaşması üst yönetimin alt tabakayı yönettiği bir düzen yerine, alt tabakanın üst yönetimi denetlediği, uyardığı ve sürekli geliştirmeye çalıştığı yeni bir sistemi de beraberinde getirmiştir ki bu yaklaşım da sosyal medyanın dikey eksende de bir ağ yapısı inşaa ettiğini göstermektedir.

Karanlık Taraf

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşarak kimlikleri saydamlaştırması ülkelerin veri koruma kanunlarında çağdaş bir düzenlemeye gitmelerini zorunlu kılmıştır. Ancak sosyal medyanın merkeziyetçi yapısı, kullanıcıların verilerinin gizlenmesi ve korunmasını tehlike altına atmaktadır. Geçtiğimiz aylarda gündeme gelen Facebok’un veri güvenliği açığı ise alternatif sosyal medya mecralarını gündeme getirmiştir. Merkezi olmayan bu mecralar blockchain tabanında çalışırken kullanıcının dikkatini artırmayı ve dikkati sonucunda onu dijital parayla ödüllendirmeyi de hedeflemektedir. Bu platformlar sosyal medyayı aktif olarak kullanan kişilerin ürettiği her içerikten kazanç sağlamasını ya da bağış almasını sağlamaktadır. Merkezi olmaması ise verilerin bir noktada toplanmasını ve pazarlanmasını engellemekte böylelikle sosyal medyanın güvenlik açığını yapısal bir değişimle ortadan kaldırmaktadır.

Tanım
Esneklik
Yakınsama
Ağ Yapısı
Karanlık Taraf

  

Tüm değişiklikler kaydediliyor.
Etiketler

    

Tüm değişiklikler kaydediliyor.
Topluluğunun ilk adımlarını atma zamanı. Hemen ilk başlığını oluştur!
Henüz etkinlik eklenmemiş.
alanını değiştirdi.
ekledi.
Eski

Yeni