COVID-19Dijital Dönüşüm

Yeni Hayat

‘’Aynı masalları dinlemelerine rağmen, ötekiler hiç böyle bir şey yaşamadılar.’’  Novalis

Orhan Pamuk’un “Yeni Hayat” kitabının ilk sayfası bu cümle ile başlamaktadır. Burada ilginç olan kitabın başlığı mı yoksa Novalis tarafından söylenen söz mü, bunu sizin takdirinize bırakıyorum. Ancak yeni bir hayatın bizi beklediğine dair şüphemiz olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca “ötekilerin” geçmişte ya da şu anda yaşanan süreçten iyi çıkarımlar yapabildiğini söylemek için hala erken olduğunu düşünüyorum. Bizim hayatımızın değişikliği kitapta yer aldığı gibi değil, bizleri tekrar düşünmeye sevk eden yaşamakta olduğumuz geleceğin hikayesi ile başladı. Bu nedenle, uyum sağlamak adına neler yapabileceğimizi düşünmek-uygulamak doğru olacaktır kanısındayım.

Artık Covid-19 ile olan tanışıklığımız hayatımızın bir parçası. Hal böyle olunca, daha önce yazılarıma paralel Covid-19 sonrası “Yeni Hayat”ımıza uzaktan bir bakmak, bizi bekleyen geleceği birkaç genel başlıkta ele almak istiyorum.

  1. Temassız Hayat ve Alışveriş:

Son 10 yılda cep telefonlarımız, tabletlerimiz ve bilgisayarlarımız dolayısıyla dokunmatik ekranlara alıştık. Ancak Covid-19 ile birlikte hastalığı iletebilecek dokunabilir her yüzeyin farkına vararak yeni teknolojileri düşünür hale geldik. Bu nedenle, önümüzde bizi bekleyen süreçte daha az dokunmatik ekrana, daha fazla sesli, makine görüşlü ara yüzlere, temassız tasarımlı yeni alışveriş stratejilerinin bizi beklediğini şimdiden görebiliyoruz. Dokunduklarını sınırlamak isteyenlerin artacağı önümüzdeki aylarda/yıllarda, fiziksel temas gerektirmeyen ürün ve hizmetler için farklı ödeme seçeneklerinin çeşitliliği artacağı beklenmektedir. Bunu şimdiden görebiliyoruz. Yapay görme filtreleri ile bazı otonom mağazalarda ödeme süreçlerinin kullanıma alınması, yüzleri ve jestleri tanıyan ses ve makine ara yüzleri oldukça aktif olarak çalışılması ve uygulamaya alınması, yakın zamanda hayatımızın bir parçası olacaktır.

  1. Aktif Dijitalleşme

Başlıktan anlaşılacağı üzere dijitalleşme artık sadece şirketleri ilgilendiren bir süreç değil artık. Covid19 ile insanlar evden izole bir şekilde çalışmaya-öğrenmeye uyum sağladılar. Dersler, toplantılar, egzersizler ve daha fazlasını evlerimiz de sığınırken uygulamaya alarak dijital çözümleri 7’den 70’e öğrenmek durumunda kaldık. İş dünyası özelinde ise yurt içi/dışı toplantılar için harcanan zaman ve maliyetlerin anlaşılması, bu ve benzeri toplantıların, çalıştayların, derslerin seyahat etmeden ya da seyahat halindeyken birçok noktada yapılabileceğinin anlaşılmasına neden oldu. Dolayısıyla dijitalleşme daha aktif bir hale geldi.

  1. Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Büyük Veri Teknolojileri

Veri ve veriye dayalı karar verme süreçlerinin ne kadar önemli olduğunu bu pandemi sürecinde daha iyi anladık.  Aynı şekilde nesnelerin-internetinin, büyük veri teknolojilerinin ve uygulamaların gelecekte böyle bir durum karşısında nasıl önemli olabileceğine dair bilgi sahibi olduk. Erken uyarı sistemlerinin ulusal ve küresel bazda salgının belirti ve yayılımının anlık takip edilmesi, erken uyarı sisteminin tasarlanması, etkileşimlerin tahminlenmesi ve akıllı karantina sistemleri gibi birçok uygulama hayatımıza girmeye başladı. Bu teknolojiler sayesinde, gelecekte bu ve benzeri süreçlerin daha iyi kontrol edilebileceğini görebiliyoruz. Bu konularda ülke olarak gerek eğitim gerek uygulamada önemli projelerin şimdiden gerekliliğini öngörebiliyoruz.

  1. Yapay Zeka, İlaç Sanayisi ve Dijital-Hekim

Covid-19 ve gelecekteki (virüs vb.) salgınları önlemek için etkili ve güvenli bir ilaç ve/veya aşı oluşturma/dağıtma süreci ne kadar hızlı olursa, o kadar önemli olacaktır. Yapay zekâ, ilaç geliştirmede ideal bir çözüm olarak önümüzde durmaktadır. Çünkü yapay zeka ile birlikte, insan çabalarını hızlandırabiliriz. Mevcut bilgi ve gerçeklik, yapay zekayı ilaç geliştirmede kullanmak için gelecekteki çabaları bilgilendirecektir. Nasıl fabrikalarda insansız üretim süreçleri son 10 yıldır hızlandıysa, ilaç sektörünün de bu konuda sürece aktif katılması normale göre daha hızlanacaktır. Ayrıca sağlık uzmanlarınızdan dijital yardım veya sanal konsültasyonlara açık oldukları bir süreci ne zaman göreceğiz?  Hastanelerdeki trafiği azaltmak için birçok doktorun hastalarıyla görüşmelerini video yoluyla yapılabileceği bir düzenin gerekliliğini fark ettikleri; hastaların ise uzaktan bakım, doktora veya sağlık merkezine şahsen ziyaret etmeden klinik hizmetlerini alabilecekleri bir düzene ne kadar uzaktayız? Bazı sağlık hizmeti sağlayıcıları Covid-19’dan önce bu çalışmalara başlamıştı ancak sosyal uzaklığın birçok alanda zorunlu kılınmasıyla bu sürece de ilgi yoğunlaştı, ne dersiniz? Özellikle bazı testleri evlerimizde yapabildiğimiz zamanları düşünün. Basit kan testleri, nefes alış-verişi, nabız ve ateş ölçmek gibi temel teşhis parametrelerini için gerçekten hastanelere gitmeye gerek var mı? Kızılötesi kameralar ve görüntü işlemeler tekniklerinden hiç bahsetmiyorum bile…

  1. E-Ticaret

Çevrimiçi bir seçeneği olmayan işletmelerin finansal yıkımla karşılaştığı bu günlerde e-ticaret’e yatkınlığı olabilecek olanlar bunu geliştirme telaşına düştüler. Covid-19’la birlikte rekabetçi kalmak isteyen işletmeler, çevrimiçi hizmetlerini geliştirme süreçlerini tekrar değerlendirecek. Ek olarak bu işletmelerin lojistik, tedarik zinciri ve dağıtım çözümlerini müşteri tercihi veya gelecekteki bir salgın tasarımına odakla tekrar çalışacaklarını şimdiden görebiliyoruz. Belki drone/robot gibi geniş çözümlerin başlangıcında bulunduğumuzu söylemek yanlış olmayacaktır.

  1. Açık Dijital Etkinlikler

Tüm dünyada derslerin ve toplantıların bir anda çevrimiçi platformlara taşınması, daha önce yapılması çok arzu edilmeyen birçok etkinliğin dijital ortamda deneyimlenmesini sağladı. Sosyal medyanın gücü, toplum refleksinin sanat, müzik, spor ve bunun gibi etkinlikler halinde evlerimizde bize ücretsiz sunulması, konserlerin herkes ile aynı koşulda yapılabilmesi gibi bizi farklı düşünme yollarına sevk etti sanırım. Açık kaynaklı paylaşımcı düşünceler ve dijital kolaylıklar, kapitalizm kavramının tekrar düşünülmesine neden olacak mı dersiniz?

Orhan Pamuk ile başladık, aynı şekilde bitirelim:

Aslında kimse, onu yaşarken hayatının en mutlu anını yaşadığını bilmez. İnsan eğer hayatının en mutlu anını yaşadığını hayal edebilecek kadar mutluysa, geleceğin de güzel olacağını düşünecek kadar iyimser olur.

Umuyorum bu pandemi bize birçok konuda tekrar düşünme imkânı vermiştir. Sanki sürece yeni başlıyoruz, ne dersiniz yeni bir hayat bizi mi bekliyor? Ben geleceğe dair umutluyum, sadece hiçbir şey kendiliğinden gerçekleşmiyor, bunun farkında olmalıyız.

 

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
Dijital Dönüşüm

Dijital Konferans Deneyimi Daha İyi Olabilir Mi?

BlockchainCOVID-19

Küresel Pandemiye Blockchain Gözlüğüyle Bakmak

BlockchainCOVID-19

Covid-19 Sonrasında Bizi Bekleyenler ve Blockchain’in Yeni Dönemdeki Yeri

COVID-19Geleceğin İş Dünyası

Covid Sonrası Yeni Gelecek

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir