DoğaYeşil Dönüşüm

BM İklim Raporu: Yok oluyoruz

BM’nin son İklim Raporu’na göre böyle giderse insanlık “yok” olacak. 2100‘de denizler 2 metre yükselecek, 50 yerleşim birimi dünyadan silinecek, sıcak hava dalgaları ve şiddetli yağmurlarda artış olacak, Kuzey Kutbu buzları 2050‘den önce eriyecek.

Birleşmiş Milletler‘e bağlı olarak çalışan IPCC‘nin yeni “İklim Raporu” insanlığa “yok oluyorsun” mesajını veriyor, günlerdir haber ve yorum konusu oluyor. Ben de geçen hafta içinde üç kez bu Rapor’u alıntıladım. BM Genel Sekreteri Guterres’in “kırmızı alarm” olarak nitelediği bu raporda ne var?

Yenilik adına belki “hiçbir şey”. Raporun tespitlerini tekrarlamak istiyorum:

* 1850-2020 döneminde sıcaklık ortalama 1,3 C arttı. Bu kesinlik taşıyor. Bu artış 2040’da 1,5 C’yi bulacak. Bunun itici gücü insanı eksenli faaliyetler.

* Denizlerin 2000-2020 döneminde yükselmesi 20. yüzyılın nerdeyse 3 katı. 2100‘de denizler 2 metre yükselecek, birçok ada vb. yerleşimin yok olması kaçınılmaz. Sayısı 50 olarak hesaplandı. Rapor bu yerler için “silinebilir” ifadesi kullanıyor.

* Sıcak hava dalgaları artacak, şiddetli yağmurlarda artış olacak, kıyı bölgeleri sellerden etkilenecek. Kuzey Kutbu buzları 2050‘den önce (neredeyse) eriyecek.

* Yangın getiren sıcak havalar artacak. Bu raporun diğerlerinden farkı şu:

* Küresel ısınmadan insanoğlu sorumludur… BM Raporu atmosfere karbon salımının 2030’a dek %50 düşürülmesini öngörüyor, bunu mümkün görüyor. Raporun sözleriyle “gidişat bize bağlı”.

BM IPCC Raporu ile 26 Kasım’daki COP 26 Glasgow Zirvesi arasında kabaca 3 ay var. Bu Zirve‘nin özelliği “bağlayıcı” kararlar alabilmesi. Kanımca IPC Raporu bu nedenle “keskinkılıç” ifadeler kullanıyor.

Raporun “Yönetici Özeti” bölümünde 42 kez “büyük bir ihtimalle” sözü tekrarlanmış, bu bile bilimin “kesinlik” eşdeğeri olarak kullandığı bir söz. Büyük olan “ihtimal” ise yerkürenin yok oluşu, yani “big bang”.

Ama burada nokta koymayayım, çünkü “umut var”. BBC’nin sözleriyle “Bilim neyin işe yarayacağından yana daha emin”.

Ama “Kim, neleri kullanacak?” sorusu politik karar alma organında düğümlü… Ankara, ivedilikle “Paris İklim Konferansı”na “imza koymak” zorunda…

Yoksa “abesle iştigal” edip, Aziz Nesin’in “Ah Biz Eşekler” öyküsünü yüksek sesle okuyarak, havanda su dövmeye devam ederiz…

GÜNÜN NOTU:

Son haftalarda ülkemizde yaşadığımız sel ve yangın felaketleri, BM İklim Raporu’nun fragmanı gibi.

Bu yazı alıntıdır.

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
Yenilenebilir EnerjiYeşil Dönüşüm

Yenilenebilir Enerjiye Geçiş Kömürden Gaza Geçişten Daha Ucuz

SürdürülebilirlikYeşil Dönüşüm

Ağır Sonuçlar Barındıran Derin Bir Kuyu: Greenwashing

KriptoparalarYeşil Dönüşüm

İklim Şurası'nda Kripto Kanununu Ele Almakta Fayda Var

SürdürülebilirlikYeşil Dönüşüm

Şimdi Türkiye İçin 53’e Uyum Paketi Mi Gerekir?

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir