Uzman Analizleri

Kurumlarda Geleceği Tasarlamak İçin Bir Öneri: 5İ MODELİ (Bölüm – 2)

“Basın mensupları yeni nesil teknolojilerin toplum ve kurumlar üzerinde korkutucu olduğunu söyledi. Açıkcası bu beni şaşırtmıştı. Benim öyle bir düşüncem hiçbir zaman olmamıştı. Ancak, üzerinde daha fazla düşününce, beni de korkutmaya başladığını söylemek zorunda olduğumu düşündüm.”

Dr. Funiya Lida, Machine Intelligence Laboratory, University of Cambridge

“Korkma gibi bir şansımız olduğuna inanmıyoruz. Geleceğin kurumlarını, çalışma prensiplerini, iş gücü yapısını ve yetkinliklerini anlayıp, gerekli yol haritasını geliştirerek kimlik bulmasını sağlamamız ve hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunun için de politika yapıcıları, kurumlar ve toplumun her katmanındaki bireyler el ele, aynı doğrultuda yürümek zorunda. Başka çaremiz yok.”

Başlangıç Noktası

Geçtiğimiz haftaki yazımızda, gelecekte yerini garantilemek isteyen kurumlara öneri olarak geliştirdiğimiz  “5İ Modeli” ni tanıtmıştık. Bu yönde ilk üç başlığın; Geleceğin iş organizasyonu, geleceğin iş yeri, geleceğin insan sermayesi incelemesi yer almıştı. Bu haftaki yazımızda ise geri kalan başlıkları; geleceğin işleri, geleceğin iş yetkinlikleri incelemesi yer alıyor.

Geleceğin İşleri

Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere, önümüzdeki 10 – 20 yıllık süre boyunca teknolojinin iş gücü üzerindeki etkisi, beklenenin ötesinde bir değişim etkisi yaratacak. Hatta Gartner’in Hyper Cycle’de yerlerinden memnun olmamışçasına, gerçekleşmek için birbiriyle yarışan yeni temalar, bu değişim rüzgarını sadece daha yakın bir tarihe yaklaştırmıyor aynı zamanda hafif bir rüzgar olmaktan şiddetli bir fırtınaya dönüştürerek mevcut işleri yıkmak için sırada bekliyor. Geleceğin artık daha yakında olduğunu hissettiriyor.

Artık bu konunun tadı kaçıyor. Robotlar işlerimizi çalacak mı? İşsiz mi kalacağız? Otomasyon sonucu aç kalacağız. Ne yapmalıyız?  1800’lü yıllarda Amerikalıların %80’i tarımcılık ile uğraşırken bu oran 1900’lu yıllarda %40’a günümüzde ise %1’in altına kadar gerilemiş durumda. Bu gerileme sonucu, vatandaş işsiz mi kaldı? Cevabını pek de zor olmasa gerek. Amerika tarihinin en düşük işsizlik oranıyla aşk yaşıyor. Bu aşkın devamı için tek şartın geleceği iyi anlamlandırabilmekten geçtiğinin farkında olduğunu her diyalog ortamında belirtiyor.

2000’li yılların başına kadar teknolojinin ve yarattığı otomasyon etkisinin mevcut işlerde çoğunlukla yardımcı unsur olarak kullanıldığı biliniyor. Örneğin, bir araç montaj hattında bilgileri insan sermayesi girdikten sonra CNC makinesi istenilen kalıbı üretiyordu veya stok optimizasyonu yapmak amaçlı kullanılan geriye yönelik tahminleme yazılımları ile maliyetleri düşürmek hedefleniyordu. Ancak işin geleceğinde şapkalar değişiyor. İnsan omuriliğinden yönetilen tüm aktiviteler sıfır ve birli kendisini dönüştürüyor. Böylece geleceğin iş yetkinlikleri ile donatılmayan insan sermayesi, seyirci koltuğunda dünya kupasını izler gibi kendisini bulabileceği ihtimali ortaya çıkıyor.

Diğer taraftan teknolojinin yıkıcı gücününün etkisini masaya yatırmak önem kazanıyor. Gelir seviyesi, demografik ve sektörel yapılar da dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde ülkemizde yaklaşık 5.1 milyon mevcut iş gücünün etkileneceği tahminleniyor.

Tablo 1: Teknolojik Gelişmelerin Etkisinin Mevcut İş Gücüne Etkisi

Diğer taraftan yapılan araştırmaya göre otomasyon, dijitalleşme ve diğer teknolojik gelişimler neticesinde yaratılacak işin geleceğinin yeterli olamayacağı gözler önüne seriliyor. Avrupa, Asya ve Amerika’da, yıllara göre beklenen işsizlik oranının artacağı bekleniyor.


Tablo 2: İşsizlik Tahmini

Bunun neticesinde de geleceğin iş sermayesi, büyük bir iş arayışına gireceği öngörülüyor. Bunun sonucunda tüm dünyada ses getirir bir şekilde göç hareketine sebep olacağı tespitinde bulunuluyor.

Tablo 3: Göç Tahmini

İş gücünün dönüşümü gereksinimi neticesinde beklenen işsizlik oranlarındaki artış ve bu beklentinin yeni dünyanın insan sermayesi büyük bir göç dalgası başlatma ihtimali göz korkutucu gibi duruyor. Diğer taraftan hem politika yapıcılar hem kurumlar hem de geleceğin insan sermayesi adayları işin geleceğinin alışılagelmiş dünyanın iş kurallarını alt üst edeceğini anlamalarının önemi artıyor. Dünya Ekonomi Forumu’nun yaptığı araştırmaya işin geleceğinin sektörelere göre alanları aşağıdaki gibi sergileniyor.

Tablo 4: Sektörlere Göre İşin Geleceği İle İlgili Değerlendirme

Araştırmaya ek olarak, yeni yatırımların coğrafik yer seçiminde temel belirleyici faktörün ise insan sermayesine göre şekil bulacağının vurgusu ön plana çıkıyor.

Tablo 5: Sektörlere Göre Yatırım Yeri Seçilmesinde Temel Faktörler

Bunlara ek olarak işin geleceği yapısı itibari ile de değişiklik gösteriyor. Kurumlar, hibrid çalışma prensibini merkez nokta tutarak işin geleceğinin ihtiyacına göre insan sermayesinin çalışma prensibini belirliyor. İşin geleceğinde, artık günümüz dünyasının 65 yaşında emekli olma hayalleri gelecekte rüya aleminin bir parçası oluyor.

Tablo 6: İşin Geleceğinin Çalışma Yapısı

Çözüm için işin geleceğini şekillendirirken toplumu oluşturan tüm paydaşlara görevler düşüyor:

Politika yapıcılar. Kurumların iş gücü yaratmalarına yönelik kolaylaştırıcı ve teşvik edici politikalar geliştirerek hukuksal altyapı hazırlığını tamamlaması gerekiyor. İnsan sermayesinin aktif çalışma süresinin uzaması neticesinde, yaşam boyu öğrenimin teşvik edilmesi gerekiyor.

Kurumlar. Teknolojinin sağlamış olduğu olanaklar ile insan sermayesini harmonize edebilecek iş süreçlerinin tasarlanması gerekiyor.  İşin geleceğinin gereksinimleri ışığında insan sermayesini sürekli bir öğrenime teşvik etmesi önem kazanıyor.

Bireyler. Geleceğin iş yetkinlikleri ile kendisini donatarak, bireylerin yaşam boyu öğrenimi hayat felsefesi haline getirmesi şart koşul olarak ortaya çıkıyor.

Geleceğin İş Yetkinlikleri

Geleceğin iş yetkinlikleriyle donatılmış yeni dünya düzeninde insan, omuriliğinden gelen yönlendirmelerle otonomlaşmaya mahkum bırakılmış iş yetkinlikleri, sadece anılarda yer alacağı düşünülüyor. Yeni düzende insan sermayesinin korteksini kullanarak yaratıcılığının ve problem çözme yetkinliğinin etrafında kimlik kazanan yeni yetkinlik kümelerinden söz ediliyor. Bu sebeptendir ki insan sermayesi ile direkt iletişimde olabilmek tüketiciler için daha pahalıya patlayacağı tahmin ediliyor.

Dünya Ekonomik Forumu da ilk on önemli yetkinliği aynı paralelde sıralıyor. Bunlar sırasıyla:

  1. Karmaşık problem çözme
  2. Eleştirel düşünme
  3. Yaratıcılık
  4. İnsan sermayesi yönetimi
  5. Koordinasyon
  6. Duygusal sermaye
  7. Yargılama ve karar verme
  8. Hizmet odaklılık
  9. Münazara edebilme
  10. Düşünsel esneklik

Bunlara ek olarak Nesta’nın da altını çizdiği ve Başlangıç Noktası olarak sıralamada en üst sıralarda olabileceğini düşündüğümüz iki farklı yetkinliklerden söz edilebilir:

  1. Hızlı öğrenebilme ve uyumluluk yetkinliği
  2. Dijital zeka

Bu bahsi geçen her iki konu da ayrı bir makale konusu olmayı hak ediyor. Bu sebeple, gelin birlikte bu iki konuyu gelecek yazılara borçlandıralım ve ayrı ayrı inceleyelim.

Teknik insan olmak. “Ben teknik insanım, bu sebeple sosyal yetkinliğimin çok gelişmiş olması pek de aranan özellik olmamalı” gibi eski dünyanın söylemleri, iki arkadaş sohbeti arasında yer alan şaka cümleleri olmaktan öteye geçemiyor. Veri ile ilgili iş alanlarında çalışan ve çalışacak olan insan sermayesinin sosyal yetkinliklerinin daha gelişkin olması, yapılan araştırma tarafından açıkça ifşa ediyor.

Tablo 7: Veri Alanında Çalışanların Sahip Olması Gereken Yetkinlikler

Neticede kurumların, yeni iş alanlarını işlevsel kılabilmeleri hedefiyle, geleceğin iş yetkinlikleri ile donatılmış insan sermayesine sahip olmaları gerekiyor. Bunun için de, geleceğin insan sermayesini oluşturacak bireylerin doğru yetkinliklerle kendilerini sürekli bir gelişim sürecinde tutmaları temel şart oluyor.

Çözüm için geleceğin iş yetkinliklerini şekillendirirken sadece kurumlara ve bireylere görev düşmüyor aynı zamanda politika yapıcıların da aktif rolü önem kazanıyor:

Ülke çapında geleceğin iş yetkinliklerinin önceliklendirilmesi. Politika yapıcıları tarafından ülkemizin stratejik olarak orta ve uzun vadede büyümeyi planladıkları alanlarda ihtiyaç duyulacak yetkinlik haritasının oluşturulması ve kurumlarla birlikte stratejik insan sermayesi planlamasının yapılması önemli bir aksiyon olarak karşımıza çıkıyor.

Geleceğin işleri ve yetkinlikleri için dijital platform. Geliştirilen stratejik planlamaların hem kurumlara hem de bireylere iletilebilmesinin sağlanması amaçlı dijital platformların bir iletişim aracı olarak kullanılması gerekiyor.

Geleceğin işlerini ve yetkinliklerini araştıran çalışmalar. Sürekli değişen ve gelişen dinamikleri anlamlandırabilmek ve etkilerini saplayabilmek amaçlı politika yapıcıların gerekli araştırmaların yapılması yönünde teşviki kritik bir konu olarak beliriyor.

Sonraki yazı dizisinde ele almayı planladığımız konuları da buraya iliştirelim:

  • Hızlı öğrenebilme ve uyumluluk yetkinliğinin önemi
  • Dijital zeka
  • Geleceğin iş kültürü
İlginizi çekebilir
Uzman Analizleri

GDPR’ın Blok Zinciri Üzerinde Etkisi

Uzman Analizleri

Dijital Medya Çalışanlarının Veri Hikayeleri

Uzman Analizleri

Kadim Mısır Mitolojisinden Öğretiler: Geleceğin Organizasyonlarını Tasarlama Sürecinde Eşitlik, Adalet ve Dahiliyetin Önemi

Uzman Analizleri

Yapay Zekâ Etiği

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir