Uzman Analizleri

Yapay Zeka Benim Aşkım, Derin Öğrenme Benim Sevdam

Bugün Türkiye’nin siyasi ve ekonomik tarihi açısından kilometre taşlarından biri olacak yerel seçimler yapılıyor. Sonuç ne çıkarsa çıksın, beklentilerimiz Türkiye’nin yeni çağı yakalaması ve kısır gündemlerden çıkıp gerçekten önemli olan, katma değer yaratacak konular üzerine kafa yormaya başlaması. Bu noktada yerel seçimler sonucu başa gelecek iradeler büyük öneme sahip zira internet ve enerjinin geleceği dağıtık olduğu gibi topyekûn sürdürülebilir kalkınmanın geleceği de dağıtık, milli stratejiler çerçevesinde vizyoner yerel yönetimlerin alacağı inisiyatiflere göbekten bağlı. Gerçekten önemli olan, katma değer yaratacak konular deyince ilk akla gelen, son yıllarda jeopolitik konumumuz veya politik gündem seçimlerimiz dolayısı ile ülkece uğraşmak zorunda kaldığımız Suriyeli mülteciler, sınır ötesi operasyonlar, seçim ittifakları, erken seçim tartışmaları, sürekli değişen eğitim politikaları gibi konulardan çok öte. Bunları çoktan çözmüş olmamız ve Almanya’nın Platform Industrie 4.0 hareketi, Amerika’nın Beyin Haritalama Girişimi, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Yeni Drone Regülasyonları gibi konulara kafa yormamız gerekiyor. Tren kaçıyor, elin oğlu yeni ekonomiye yön verecek teknoloji ve inovasyon hareketinde makası üstel bir şekilde açarken, bu alanları domine edemeyen Güney Kore, Singapur, Hindistan gibi ülkeler en azından bu tarafa sürekli kafa yorup yatırım yaparken biz ulusal gündemde tutmakta bile zorlanıyoruz.

Çoğu entelektüelimizin yaptığı gibi sadece olan durumu ortaya koymak ve olumsuz resimden yakınmak/nemalanmak yeterli değil, bizim yapıcı şekilde yeni model önerileri ile gelmemiz, hatta öneriden öteye bu modelleri gerçeklememiz, kamuda farkındalık oluşturmak için ölçeklenebilir yapıları başlatıp başarı hikayeleri yaratmamız gerekiyor. Bunu şimdi, bizler yapmalıyız, zira bu devran dönecekse, Türkiye’yi tekrar ayağa kaldıracaksak, şimdi yapısal adımları atmazsak çok geç kalmış olacağız. Bu noktada akıllara gelen soru şu olmalı: bu kadar az kaynakla hangi alanları önceliklendirmek ve tüm gücümüz ile ayağa kaldırmamız gerekir? Yeni çağın cephesi teknoloji girişimciliği ise soruyu şu şekilde de sorabiliriz, Atatürk günümüzde yaşasaydı ‘’İlk hedefiniz Akdeniz’dir!’’ yerine hangi hedefi bize gösterirdi?  Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM)’nin yayınladığı ‘’Why Turkey Needs an Artificial Intelligence Strategy’’isimli raporu okuduktan sonra ‘’İlk hedefiniz yapay zekadır!’’ derdi diye düşünmekten kendimi alamadım. Zira raporda uluslararası bir bakış açısına göre günümüzdeki en kritik riskin yapay zekanın Amerika ve Çin gibi ülkeler tarafından ve birkaç şirket üzerinden merkezileştiren ve tekelleştiren karakteristiği olduğu vurgulanıyor. Yapay zekayı ulusal eylem planlarının merkezine koyamayan, bu bilgi birikimini kendi içinde üretemeyen, endüstrisine uygulayamayan, ihraç edemeyen Türkiye gibi orta büyüklükteki gelişmekte olan piyasalar son zamanlarda kazanılan ekonomik gücü ve uluslararası duruşunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öne çıkarılıyor.

EDAM raporu diyor ki, ilk AI algoritmaları 1957’de Alan Turing tarafından zaten geliştirildi. Uygulama, temel teknolojinin mevcut olmaması nedeniyle değil, verilerin toplanması ve işlenmesi için yeterli hesaplama gücünün mevcut olmaması nedeniyle yakın zamana kadar kısıtlandı. Son 10 yılda hem bilgi işlem gücü hem de AI algoritmalarının etki alanı bulut teknolojilerinin gelişimine ve ucuzlamasına paralel şekilde arttı. Bu yüzden AI uygulama yarışındaki farkı topladığınız verilerin hacmi, bu verilerin yaygın şekilde ulaşılabilirliği, açık ve erişilebilir olması ve kullanılabilirliği yaratacak. Yapay zeka teknolojisinin doğası gereği daha fazla veri daha iyi algoritmalara yol açar, bu da daha fazla kullanıcıyı çeker ve bu da algoritmayı daha da geliştirmek için daha fazla veri üretir. Türkiye, AI’da bir çığır açabilecek ve bu yeni genel amaçlı teknolojiyi girişimci yetenek veya girişim sermayesi için küresel bir merkez haline getirebilecek mi? Yoksa AI sadece Türkiye için orta gelir tuzağını güçlendiren başka bir teknoloji daha mı olacak? Bu sorunun cevabını bulabilmek için önce Ulusal AI Stratejisini benimsemiş 22 ülkeden seçtiğimiz Kanada’dan bir başarılı modeli detaylandıracağız.

Beklenmedik bir şekilde ulusal bir AI stratejisi yayınlayan ilk ülke Kanada oldu. 2017 federal bütçesinde detaylandırılan Pan-Kanada Yapay Zeka Stratejisi, 5 yıllık, $125M’lık AI araştırma-geliştirmesi ve yetenek yetiştirme üzerine bir plan. Stratejinin 4 amacı bulunuyor: (1) AI araştırmacı ve lisans/lisansüstü mezun sayısını arttırmak, (2) bilimsel mükemmeliyet kümeleri oluşturmak, (3) AI’nın ekonomik, etik, politika ve yasal etkileri hakkında düşünce liderliği geliştirmek ( 4) AI konusunda ulusal araştırma komitelerini desteklemek. Gayet yalın ve basit bir plan, etkin olması da buradan geliyor zaten. Plan dahilinde Canadian Institute for Advanced Research, Kanada hükümeti ve üç yeni AI Enstitüsü ile yakın işbirliği içinde stratejiyi yönlendiriyor: Edmonton’daki Alberta Machine Intelligence Institute (AMII), Montreal’deki MILA ve Toronto’daki Vector Institute. Vector Institute Türk kurumların sahipleneceği bir model önerisi olarak öne çıkıyor, biraz daha detaylı incelemekte büyük fayda var.

Yerel endüstriyel kuruluşlar ve hem ulusal hükümet hem de yerel Ontario yönetimi tarafından finanse edilen kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Vektör Enstitüsü’nün amacı, Kanada’nın küresel yapay zekaya geçiş sürecinde öncü konumunu oluşturmaya ve sürdürmeye yardım etmek olarak açıklanıyor. Toronto Üniversitesi de dahil olmak üzere sanayi ve eğitim kuruluşlarının desteği ile birlikte, Vektör Enstitüsü derin öğrenme ve makine öğreniminde Kanada yetenek ve araştırma mükemmelliğini teşvik edecek, besleyecek ve AI tabanlı ekonomik büyümeyi etkinleştirecek yollar arıyor. Özellikle yerel yönetimin desteğinin alınması, enstitünün büyümesinin önündeki birçok stratejik ve lojistik bariyerin aşılmasında en büyük adımlardan biri olmuş. Bazen yeterli kaynağınız olsa da, regülasyon koyucuların desteğini alamazsanız bir adım bile ilerleyemiyorsunuz.

Vektör Enstitüsü’nün genel müdürü olan Toronto doğumlu Garth Gibson, Ontario Belediye’sinden 50 milyon dolar (yanlış duymadınız, bir büyükşehir belediyesi yapay zeka enstitüsü için bu kadar para yatırabiliyor), Shopify Inc., Magna International Inc., Kanada’nın büyük bankaları ve Google gibi teknoloji devleri de dahil olmak üzere 30’dan fazla şirketten 85 milyon dolar topladı.  Vektör Enstitüsü’nün Yönetim kurulunda Toronto Üniversitesi ve Waterloo Üniversitesi’nden yetkililer bulunuyor ve Enstitü’nün yakın zamanda yürürlüğe girecek bir federal programdan on milyonlarca dolar daha alması bekleniyor.

Gibson Vektör Enstitüsü’nde yaptıkları şeyin, bildiği çoğu kurumdan farklı olduğunu, bu yüzden kendini buraya adadığını söylüyor ve enstitünün cazibesini şu şekilde açıklıyor: “Bu, ekonomik büyüme hedefiyle akademik bir grubun üniversite dışında bir konsorsiyumla başlattığı bir oluşum. Bu yüzdendir ki sıra dışı bir oluşum. Sıra dışı olması ve yeni avantajlar ve yeni zorluklar yaratması, çekiciliğin bir parçası.’’

Kanada’da AI, büyük ölçüde Toronto Üniversitesi profesörü Geoffrey Hinton’un öncülüğünde yaptığı araştırmalara dayanan atılımlar sayesinde en sıcak teknoloji alanlarından biri olarak ortaya çıktı. Görüyorsunuz, büyük işler yapmak için çok büyük ekiplere, devasa bütçelere gerek yok. İnanmış, içten yanmalı bir kalp çoğunluktur sözünün bir örneği daha karşımızda. Bu eforların sonucu olarak, Toronto artık AI araştırmaları ve yetiştirilen yetenekler açısından en çekici merkezlerden biri olarak tanınıyor. Bu noktaya gelmesinde işin başını çeken akademiye en büyük desteklerden biri Toronto yerel yönetimden geldi. Siyasi partiler üstü bir vizyon ile, Toronto’nun ve büyük resimde Kanada’nın refahı ve yeni bilişim ekonomisindeki rekabetçiliği için farklı siyasi görüşlerden meclis üyeleri egolarını ve rant kavgalarını bir kenara bırakarak tek fikirde birleşti.

Tahmin edersiniz ki, nerede güzel bir iş yapılsa, büyük oyuncular ya ondan nemalanmak, ya da kendilerine tehdit olarak gördükleri o işi baltalamak için orada biterler. Toronto’daki Bu gelişmeler, bu alandaki en iyi uzmanları işe almak için hızlı bir şekilde hareket eden Google, Facebook gibi yabancı teknoloji devlerinden büyük ilgi gördü. Önde gelen yetenekleri yüksek meblağlarla renklerine bağlayan bu teknoloji devleri yüzünden bu alanda akademik personel eksikliği sıkıntısını başladı. Öyle ki Toronto Üniversitesi Bilgisayar Bilimi profesörü ve girişimci Brendan Frey, üniversitede lisans öğrencilere makine öğrenimi öğretmek için hiç profesör olmadığını söylüyor. Kanada’da AI uzmanlarının saflarının tükenmesinin kaybedilen bir ekonomik büyüme fırsatı olduğu endişesiyle yanıp kavrulan Prof. Hinton, Ontario Bankası’nın kıdemli danışmanlarından Kathleen Wynne ve eski bankacı Ed Clark’ı içeren bir grup için Vektör Enstitüsü’nü kurarak safları sıklaştırma fikrini doğurdu. Enstitü şimdiden yapay zekada en uç araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yapıldığı, finans, eğitim, sağlık, enerji gibi sektörel dikeylerde ürünlerin çıkarıldığı, dünyanın en genç ve yetkin yapay zeka araştırmacılarını çeken bir konuma ulaştı.

Vektör Enstitüsü’nün kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan Jordan Jacobs, SHAPE North America Summit 2017’nin bir parçası olarak Toronto Bölgesi Ticaret Kurulu’nda yaptığı AI ve inovasyon üzerine bir panelde diyor ki: “Kanada olarak dünyadaki en büyük bankalardan bazılarına sahibiz. Bu bankalar çok fazla veriye sahipler. Bu veriler sadece bankacılık amaçlı kullanılamazlar, farklı sektörlerdeki gelişmeleri de tetikleyecek bilgileri barındırıyorlar. Ontario Hükümeti tarafından yönetilen sağlık sistemi İngiltere’deki NHS’den sonra dünyadaki ikinci büyük tıbbi kayıt arşivine sahip. Bu inanılmaz kaynak bize fikrimizi, önceden Toronto Üniversitesi ve Google için çalışan ancak artık %100 vaktini Vektör Enstitüsü’ne veren Geoffrey Hinton’a açmamızı ve onu hayalime ortak etmemizi sağladı.

Vektör Enstitüsü’nün Toronto’da yarattığı yapay zeka ekosistem haritası

Vektör Enstitüsü, sadece Toronto’da değil, Montreal ve Edmonton’da kurulan benzer kurumlarla Kanada’nın AI araştırmalarının ilerlemesini teşvik etme stratejisiyle iş birliği yaparken, yapay zekanın Kanadalılar üzerinde olumlu bir sosyal etkiye sahip olmasını ve her Kanada vatandaşının konu teknolojinin etik taraftaki etkilerine geldiğinde söz sahibi olmasını sağlamıştır. Jacobs, “Vektör Enstitüsü, yakın vadede dünyadaki en büyük makine öğrenme okulu olacak, odağında ise yapay zekanın şeytani taraflarından ziyade topluma faydalı taraflarını ticarileştirmek ve bu çerçevede bir ekosistem inşa etmek olacak” diyor.

Bu örneği inceledikten sonra tekrar ülkemize dönelim, eteğimizdeki taşları dökelim. Türkiye Bilişim Vakfı’nın da kurucularından biri olduğu Dijital Türkiye Platformu (DTP), Avrupa’nın dijital dönüşüm yaklaşımını ve PwC Türkiye ile birlikte hazırlanan “Dijitalleşme Yolunda Türkiye” raporunu; iş dünyası, üniversiteler, STK’lar ve kamu kuruluşları ile paylaşmıştı. Raporda teknolojinin, özellikle son yıllarda çok önem kazanan yapay zekâ gibi yeni alanların, tüm işletmeleri ve endüstrileri büyük ölçüde değiştireceği anlatılıyor. Tüm potansiyel ve fırsatların üretim, eğitim ve sağlık hizmetlerini iyileştirmek için yeni işlere, yeteneklere ve çözümlere dönüştürülmesini sağlamak için hükümetler ve endüstrilerle birlikte çalıştıklarını söylüyor. Rapor lansmanında ‘’Dijital Dönüşüm, beraberinde Nesnelerin İnterneti, yapay zeka, veriye dayalı ekonomi gibi teknolojik açıdan ezber bozan gelişme ve potansiyelle birlikte geliyor.” diyen TESİD Yönetim Kurulu Başkanı C. Müjdat Altay, Türkiye’yi 2023 ve ötesine taşıyacak en önemli unsur yerli imkanlarımızla dijitalleşme olacak diyor. Bu alanda başarının yolu toplumun her kesiminin dijital dönüşümünün parçası olmasından yani dijital becerisi yüksek birey ve kurumlardan geçtiğini vurguluyor. Peki Türk toplumunda dijital becerisi yüksek bireyler yetiştirmek adına hiç mi güzel bir çalışma yok, hiç mi duruma iyimser bakmayalım? Başlangıç Noktasını tanımlarken sorunlara çözümsüzlükle karşılık vermek yerine çözümün parçası olmayı seçenlere yol arkadaşlığı vadeden genç bir sosyal platform diyoruz. Başlangıç Noktası liderlerinden biri Gülcan Yayla, bu tanımın hakkını verecek bir yolculuğa çıktı. Teknolojiyi kullanarak toplumun her kesimini kalkındırabilmek için kod okuryazarlığını yaygınlaştıran ve yazılım alanında gençlerin geleceklerine değer katan bir yazılım hareketi olan Kodluyoruz.org’u başlattı. Bu hareket, kodlama konusundaki bilgi ve deneyimimi arttırmak istiyorum, yeni yazılım dilleri öğrenmek istiyorum diyenler için hem eğitim kaynaklarına ulaşmayı, hem de düzenlediği eğitimlerle kendinizi geliştirmenizi sağlıyor. Sosyoekonomik koşullara bakılmaksızın, Türkiye’nin her yerinden yetişen yüksek potansiyelli yeni nesillere kod okuryazarlığını yaymak ve teknoloji alanında fırsat eşitliği sağlamak amacıyla mevcut imkanları bir araya getirerek kaynak yaratıyor.

Rahmetli Çetin Altan bir yazısında ‘‘Hayallerinizden, ümitlerinizden, mücadelenizden vazgeçmeyin. Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, “daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik” diyebilirsiniz. Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır. O tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi. Enseyi karartmayın.” diyor.

Gülcan gibi binlerce yorgun ama tebessümlü göz bu topraklardan çıkacak, bu da bugün bizim gelecek nesillere aşılayacağımız umuda bağlı. Bunu başarabilirsek, ülkenin politik gündemi de değişecek. İşte o zaman siyasi partilerin ve yerel idare adaylarının seçim sloganlarının aşağıdaki gibi değiştiği bir güne doğru yol alacağız. Hepimiz için hayırlı bir yerel seçim dilerim!

Yapay Zeka Benim Aşkım, Derin Öğrenme Benim Sevdam

Training sizden, Prediction Bizden

Çare Support Vector Regression

Kestirimci İttifak, Etik Sinir Ağı

Model Kullananın, Veri İşleyenin

Devletin Başına AI gelecek

Durmak Yok, Kümelemeye Devam

Tahmin için İstikrar

Yapay Zeka İnsan İçindir

Bulanık Mantık, Berrak Sınıflandırma

Sağlam Algoritma

Yapay Zeka İçin Yapay Sinir Ağları

Makine Öğrenmesi İşi Gönül İşi

 

Referanslar:

https://www.investinontario.com/spotlights/vector-institute-artificial-intelligence-ensures-world-gets-more-canada

https://www.theglobeandmail.com/report-on-business/international-business/new-vector-ai-institute-ceo-garth-gibson-facing-tough-decisions/article36393422/

http://edam.org.tr/en/why-turkey-needs-a-national-artificial-intelligence-strategy/

https://economictimes.indiatimes.com/tech/ites/indias-first-ai-research-institute-opened-in-mumbai/articleshow/63000704.cms?from=mdr

https://medium.com/politics-ai/an-overview-of-national-ai-strategies-2a70ec6edfd

http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/dijital-turkiye-icin-baglanabilirlik-ve-yapay-zeka-kritik-onemde-41099740

İlginizi çekebilir
Uzman Analizleri

Startup ekosistemi ile enerji sektörü güçlerini birleştirmeli

Uzman Analizleri

Perakende Sektöründeki En Son Trendler

Uzman Analizleri

Geleceğin Yetkinlik Setine Sahip Olabilmek için Yaşam Boyu Öğrenme

Uzman Analizleri

Hello Tomorrow ile Enerjide Yıkıcı Teknolojiler

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir