Uzman Analizleri

Kurumlarda Geleceği Tasarlamak İçin Bir Öneri: 5İ MODELİ (Bölüm – 1)

Geleceği inşa edebilmek, bugünden kolları sıvayıp işe koyulmaktan geçiyor. İyi bir duvar ustası, şakul kullanarak yaptığı işin doğruluğunu tespit eder. Ancak gelecekte doğrusal iş modellerinin yer almadığı biliniyor. Üstel aklın öncü olduğu bir dünyada doğrusal düşünce mantığına yer yok. Bu sebepten ötürü, ancak ve ancak cesaretli, azimli ve gelecek görüşüne sahibi olan kurumlar yeni dünya düzeninin bir oyuncusu olmaya aday olarak görülüyor. Başlangıç Noktası tarafından önerilen “5İ Modeli”, kurumların bu yolculuğunda içgörü sağlamalarına destek olmayı hedefliyor.

Bu yazımızda, İlk üç başlığın; geleceğin iş organizasyonu, geleceğin iş yeri, geleceğin insan sermayesi incelemesi yer alıyor.

Geri kalan başlıklar da; Geleceğin işleri, geleceğin iş yetkinlikleri yazıları önümüzdeki haftaların konusu olacak.

Geleceğin İş Organizasyonu

Yakın zamanda fısıltıyla ifade edilen geleceğin oyun şartları yavaş yavaş kimlik bulmaya başlıyor ve gelecekte başarılı olacak organizasyonlarının temel omurga hatları netleşiyor. Hız, çeviklik ve yeni şartlara uyum sağlama yetkinlikleri bu omurga hatlarının mihenk taşları olarak dikkatleri üzerlerine çekmeyi başarıyor.

Yapılan araştırmalar da organizasyonların yeni dünya şartlarına ayak uydurabilmek için kendilerini baştan yıkarak, yeniden yaratım sürecine sokmayı zorunlu kılıyor. Yayınlanan rapora göre organizasyonların %88’i bu görüşü destekliyor.

Diğer bir konu da ağ bilimi (network science) olarak adlandırılan ve “Küçük Dünya Ağ Modeli” olarak isimlendirilen araştırmanın geleceğe izdüşümü olan “Ağ Organizasyonlar” yapısının yeni yapılara damga vuracağı görülüyor.


Tablo 1: Küçük Dünya Ağ Modeli (Small World Network Model)

Bu yapılara göre, eski dünya organizasyonlarındaki gibi silo ve tek düzlemde olan kurum yapılarının yıkıcı bir dönüşüm süreci neticesinde birden fazla boyutlu ve çoktan çoka doğru bir iletişim hattına sahip olabileceği anlaşılıyor. Böylece organizasyonlar daha hızlı bilgi akışları ile yüksek çeviklik mertebesine bir adım daha yaklaşabiliyor.

Ağ yapısına sahip takımların organizasyonlara kazandıracağı esneklik, hızlı karar alabilme ve asimetrik bilgi akışının yok edilmesi gibi temel yetkinliklerinin önemi yapılan araştırmada bir kez daha gözler önüne seriliyor.

Kısadan hisse, organizasyonların gelecekte yer alabilmeleri ve istikrarlı adımlarla yürüyebilmeleri için çevik olmaları temel şart.


Tablo 2: Ağ Takımlar (Network Teams)

Eski ve yeni dünya organizasyonlarını kıyaslayarak farklı perspektiflerden konuyu aşağıdaki tabloyla masaya yatırabiliriz.

Perspektif Eski Dünya Organizasyonları Yeni Dünya Organizasyonları
Öncelik Kar odaklılık Öğrenmeye ve yenilikçiliğe dayalı amaç odaklılık
Yapı Silo, fonksiyonel ve hiyerarşik Çevik ve esnek ağ – takım modelleri
Gelişim Terfiye dayalı Farklı görev ve sorumluluklarla, deneyimin arttırılmasına dayalı
Yönetim Şekli Direktif bir anlayış Kollektivist bir anlayış
Karar Verme Çoklu onay mekanizması Delegasyonlu hızlı onay mekanizması
Fonksiyon ve takım içerisinde kısıtlı ağ Tüm organizasyona erişebilecek çok boyutlu ağ
Sorumluluk Açıkça tanımlanmış sorumluluk Hedeflerin tanımlandığı, sorumlulukların değişiklik gösterebileceği esnek yapı

Tablo 3: Başlangıç Noktası Analizi – Organizasyon Kıyaslaması

Geleceğin İş Yeri

Y ve Z jenerasyonunu kapsayarak nitelendirdiğimiz yeni jenerasyon; geleceğin insan sermayesinin yapı taşlarını oluşturuyor. Yapılan araştırmada, yeni jenerasyonun özel hayat ve iş hayatı dengesini yönetmede zorlandığını (ankete katılanlarının 76%’sı), bu nedenledir ki esnek çalışma koşullarının temel beklentileri haline dönüştüğünü anlamlandırmak önem kazanıyor.

Esnek çalışma ortamı sunan ve coğrafik olarak farklı alternatiflerle sahip oldukları insan sermayesine olanak tanıyan kurumlar, geleceğin iş yerini inşa etmekte doğru hamle ile oyuna başlıyor. Yeni jenerasyon temsilcileri, her ne kadar esnek çalışma şartları arasalar da geleceğin iş organizasyonlarının belirleyeceği çevik yapılar dahilinde vakitlerinin çoğunluğunu ofis içerisinde geçirmeyi istiyor. Yapılan araştırmaya göre vakitlerinin %70’ini ofis ortamında geçirmek istedikleri belirtiliyor.

Diğer taraftan, teknolojinin durdurulamaz gelişmesi ile birlikte yaşanan dijital dönüşüm fırtınasının hayatlarımıza damga vurması sonucu ortaya çıkan gig ekonomisi, farklı bir söyleyişle serbest çalışma (freelance) ekonomisi yeni oyun şartlarıyla geleceğin iş yerlerini tamamiyle fiziksel ortamdan uzaklaştırmayı hedefliyor.

Geleceğin iş yerlerinin tasarımı da alışılagelmiş kuralları alt üst ediyor. Saydamlığın temel prensip olarak alındığı, teknolojinin her adımda verimliliği ve etkinliği arttırmaya yönelik tasarlandığı bir dünyada insan sermayesinin iş yeri deneyimini, en üst çizgiye çıkartılması öncelik kazanıyor. Yeni dünyanın yeni iş yeri modeline hizalanan kurumlar oyuna hakim oluyor.

Tablo 4: Geleceğin İş Yeri

Geleceğin İnsan Sermayesi

Günümüz dünyasındaki 20’li yaşların başında üniversiteden mezun olan birey, iş dünyasının kapısını aralayıp kariyer yolculuğunda ilk basamağını atıyor. Ortalama 40 yıllık bir çalışma deneyiminin ardından inzivaya çekilerek değer üretmekten uzak, bir maliyet kalemi olarak yaşantısını idame ettiriyor.

Ancak demografik olarak beklenen dramatik bir değişim dalgası karşısında dalga kıranların mevcudiyeti, WEF raporu ile bir kez daha öncelik kazanıyor.

Tablo 5: WEF – Yıllara Göre Dünya Popülasyonundaki Değişim

2018 yılında ilk defa 65 yaş ve üzeri nüfus, 5 yaş ve altı nüfusu yakalamış durumda. Buna ilaveten önümüzdeki 80 yıl içerisinde 65 yaş ve üzeri nüfus, 5 yaş ve altı nüfusun beş katı olacağının öngörüsü konuşuluyor.

Artık bireyler daha uzun zaman iş dünyasında kalıp yaşantılarını idame ettirmeye çalışmaları gerektiği tespitiyle birlikte teknoloji, globalleşme, değişen sosyal değerlerin neticesinde insan sermayesini yeniden şekillendireceği aşikar olduğu görülüyor.

İnsan sermayesinin mevcut dünya kurallarını koruyan dalga kırana çarpmaya başlayan ilk değişim dalgası ve yeni dünyanın ilk kural belirleyicilerinden olan yeni jenerasyondan bir kez daha bahsetmek gerekiyor.

Esneklik, öğrenme ve takım çalışmasına dayalı bir ekosistemi oluşturan kurumların maraton koşusunda ön sıralarda yer alacağı, eski dünyanın oyun kurallarında hapsolan kurumların yarış dışı kalacağı bir dünyada, öncelik eğitimden öğrenmeye, kariyer inşa etmekten deneyim inşa etmeye doğru yöneleceği anlaşılıyor.

Tablo 6: İnsan Sermayesi’nin Eski Dünya ve Yeni Dünya’daki Kıyaslaması

Yaşam boyu öğrenmeyi temel prensip olarak edinmiş ve sürekli gelişime odaklı yeni dünyanın insan sermayesi; iş kaybına sebep olacağı düşüncesiyle yapay zeka ve robotları bir rakip olarak görmek yerine, belki de onların sağladıkları olanaklarla daha da uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşıyor ve değer üretmeye devam ediyor.

İlginizi çekebilir
Uzman Analizleri

Gençlik Olarak Ne Kadar Mutluyuz? Global Gençlik Mutluluk Endeksinin Söyledikleri

Uzman Analizleri

Geleceğin İş Yeri: Paylaşımlı Ofislerin Önemi

Uzman Analizleri

Avrupa Parlamentosu Seçimlerinin 5 Sonucu

Uzman Analizleri

Geleceğin Yükseköğrenim Kurumlarını Ne Tür Zorluklar Bekliyor?

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir