Günümüzü Anlamak

Uzay Turizmi: Hayal mi? Gerçek mi?

İnsanlık olarak dünya üzerinde karbon temelli yaşam sayesinde belirli bir zaman için ayakta duruyoruz. Her insan var olduğu zaman içerisinde yaşamını sürdürmek, mutlu olmak ve sonunda kendini gerçekleştirmek için hareket ediyor. Kendini gerçekleştirmek her yaşam formu için farklı amaçlar/sonuçlar ortaya çıkarabilir. Biz insanoğlu olarak kafamızı yukarı kaldırıp baktığımızda, bize bu kadar uzak olan farklı dinamikler topluluğunu anlamlandırma noktasında oldukça başarılı bir yerde olduğumuzu savunabiliriz. Ne de olsa on bin yıllık bir medeniyetin, iki bin yıllık ortak mirasın sahipleri olarak uzay hakkında her geçen gün bilgi seviyemiz yükseliyor. Peki bilimsel aktiviteler haricinde bir turizm alanı olarak uzayı değerlendirebilir miyiz? Deneyimsel turizmin her geçen gün popülerlik kazandığı bir dünyada muhteşem fırsatlar barındırmaz mı?

1957 yılında Sovyetler Birliği’nin Sputnik 2’sinde bulunan Köpek Laika’dan beri uzay aracı ve roketlerinin kapasiteleri çok gelişti ancak uygulanabilir uzay turizmi potansiyeli nispeten çok yeni sayılabilir.

2001 yılına gelindiğinde uzaya kendi yolculuğunu yapan ilk gezgin ABD’li milyoner mühendis Dennis Anthony Tito oldu. Bu aslında tarihi bir olaydı. İlk defa sıradan bir vatandaş uzaya gitmeye karar verdi ve bu isteğini gerçekleştirebildi. Dennis Tito, Space Adventures özel şirket servislerini kullanarak Uluslararası Uzay İstasyonu’na ulaşan sekiz uzay turistinin ilkiydi.

İlk turistik uzay seyahatinden bu yana birçok gelişme yaşandı. Space Adventures, vatandaşları uzaya gönderme isteği ve parası olan birkaç şirketten sadece biri haline geldi. Virgin, Blue Origin, StratoLaunch ve SpaceX gibi şirketler, uçak gemilerinin maliyetini on milyonlarca dolardan birkaç yüz bin dolara düşürmek için kendi gemilerini kurmaya ve yeni sistemler geliştirmeye başladı. Şimdilik potansiyel turistler, altmış yıllık bir endüstrinin sahip olması gerektiğini düşündüğümüz kadar fazla seçeneğe sahip değiller. Tabii ki bazı olasılıklar var, ama yerden bu denli uzaklaşmak hala çok zor.

Uzayda bir seyahat için ne kadar bütçe ayırmalıyız?

Blue Origin ve Virgin Galactic, uzay turizminin lideri olmaya aday iki şirket, ancak ilk zamanlarda yolcuları uzaya götürmeyecek. Bunun yerine, 62 mil yukarıdaki karman çizgisi olarak bilinen hayali sınırı geçerek uzayın kenarına erişecekler. Ancak bu yolcular Alan Shepard’ın uzaya ilk uçuşunda neler hissettiğini deneyimleyebilecekler. Tabi işin bütçesine gelirsek de Amazon.com CEO’su Jeff Bezos tarafından kurulan Blue Origin şirketinin geliştirdiği gemide tek bir bilet 200.000 ila 300.000$ arasında olacak.

Bazı çevreler uzay turizminin sadece gelir düzeyi çok yüksek olan kısıtlı bir kitlenin katılabileceği bir etkinlik olarak kalacağını savunurken, bazıları da bu sektörün hızlı bir biçimde canlanacağını ve tıpkı hava yolları taşımacılığı gibi önemli bir sanayi sektörü olacağını savunuyor. İkinci yaklaşımı destekleyen ve Uluslararası Uzay Üniversitesi (ISU) öncülüğünde 21 ülke ve 40 uzman tarafından hazırlanan “Uzay Turizmi-Rüyadan Gerçeğe” adlı raporda uzay turizminin yakın bir zamanda başlayacağı ve 50 yıl içinde büyük bir endüstri haline geleceği belirtiliyor. SpaceX, Stratolaunch, Virgin Galactic ve Blue Origin gibi şirketler geliştirdiği yeni teknolojiler sayesinde sektörü şekillendirmeye ve hayalleri gerçekleştirmeye her geçen gün daha çok yaklaşıyor.

Uzay turizmini etkileyecek en önemli gelişmelerden biri de maliyetlerin düşme trendine göre hem turistlerin hem de şirketlerin arasında çok güçlü bir rekabet yaşanma ihtimalinin olması. Space Adventures başkanı Eric Anderson, 2020’lere kadar 140 kişinin uçmasının mümkün olduğunu söyledi. Ayrıca “eğer aynı sonuçları 2020’lerden sonraki dönemde de tahmin edebilirsek, büyük ölçüde yeni, özel olarak finanse edilen roketler ve kapsüller sayesinde yörüngeye uçma maliyetlerinin birkaç bin dolara kadar inebileceğini” belirtti.

Avrupa Uzay Ajansı astronotu Jean-Francois Clervoy ise “Uzay turizmini denemek için parası, zamanı ve cesareti olan gezginler büyük elçiler olacak” dedi. “

Peki ilk uzay turistleri neler düşünüyor?

Geçtiğimiz günlerde Ashoka Türkiye ve Başlangıç Noktası işbirliğinde gerçekleşen sohbet toplantısında tanışma fırsatı bulduğum ve ilk kadın uzay turisti olan ABD girişimcisi Anousheh Ansari dünyaya geri döndüğünde, uzay gezginlerinin duygularına ve deneyimlerine odaklanan Maceracılar Anketi’ni (The Adventurers’ Survey) düzenlemişti.

Maceracılar Anketi, uzay taşımacılığı ve ilgili hizmetler sunanlara ve uzay araçları hakkında geri bildirimler sağlanması için oluşturuldu.

Anketin bazı sonuçlarına baktığımızda:

  • Uzay turizmi için ortak algı, fiyatların hala çok yüksek meblağlarda olduğuydu.
  • Ayın etrafında dolaşmak için %66’sının tekrardan uzaya gitmek istediği ortaya çıktı.
  • Ankete katılanların uzay aracı tasarımı hakkında hiçbir fikri olmadığı tespit edildi. Ancak çoğunluk, uçaklarda alıştıkları bir formatta doğrudan bir dikey fırlatma ya da “tümüyle yatay” bir tasarım istediklerini belirtti.

Ankette çıkanların ötesinde Anousheh Ansari 4 Şubat’taki etkinlikte uzay turizmi özelinde uzaya çıkan insanlığın kazanacağı bakış açısıyla ilgili çok önemli bir deneyimini de paylaştı: Uzaya gitmenin dünyaya çok farklı bir açıdan bakmamızı sağlaması ve hepimize ev sahipliği yapan sınırları olmayan tek bir dünya algısını kazandırması fikri. İşte uzay turizminin tam bu noktada insanlık için zihinsel yepyeni bir dünya görüşü yaratacağı gerçeği ise heyecan verici ve çok anlamlı.

Bu noktada Carl Sagan’ın Voyager 1 uzay aracından çekilmiş Dünya fotoğrafına yaptığı yorumları hatırlamak, anlamak ve üzerine düşünmek de gerekiyor.

 

“Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kaşif, ahlak hocası, siyasetçi, her süperstar, her “yüce önder”, her aziz ve günahkâr onun üzerinde – bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.”

İlginizi çekebilir
Günümüzü Anlamak

Herkese Açık Çağrımızdır: Yeni Bir Start up’ın, Bayramlar için Bayramlarda Çalışmanın Tam Yeri Tam Zamanı!

Günümüzü Anlamak

Geleceğin Yetkinlikleri: Singapur Modeli’nin İncelenmesi

Günümüzü Anlamak

Politik Doğruculuk Üzerine Bir Tartışma

Günümüzü Anlamak

Açık Çağrı: Ülke Çapında Geleceğin İş Yetkinliklerini İnşa Etmek Üzerine

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.