Geleceğin İş Dünyası

AR Cloud: Tıklanabilir İnternetin Sonu

Evet, başlığı yanlış okumadınız. Gerçekten de tıklanabilir internet deneyiminin sonuna gelmiş bulunmaktayız! Bildiğimiz internet (World Wide Web) yani anlık küresel bilgi kaynaklarına ulaşım deneyimi, yerini yepyeni ve devrimsel bir teknolojik yaklaşıma bırakmakta. İnternete ve de içerisinde ki bilgiye ulaşmanın yeni hali olan ‘’AR Cloud’’ (Artırılmış Gerçeklik Bulut Sistemi) deneyimine hoş geldiniz!

(Not: Artırılmış Gerçeklik / Augmented Reality, Sanal Gerçeklik / Virtual Reality, Karma Gerçeklik / Mixed Reality teknolojileri ve güncel kullanım alanları hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen okurlar, daha önceden yayınladığımız buradaki ve buradaki yazılara göz atabilirler)

AR Cloud kavramından bahsederken konuyu sadece Artırılmış Gerçeklik (AR) teknoloji alanında bir yenilik olarak değerlendiremiyoruz zira kapsadığı gelecek vizyonu aslında bugüne kadar bildiğimiz türden tüm insan ve makine etkileşimini de kökten değiştirecek nitelikte.

AR Cloud nedir sorusunu cevabını kısaca yanıtlamak gerekirse, Artırılmış Gerçeklik (AR) deneyimlerinin, çok sayıda kullanıcı ve cihaz tarafından anlık ve gerçek zamanlı olarak paylaşılabildiği, yaşadığımız fiziksel dünya ile doğrudan bağlantılı, 3 boyutlu bir kopyası şeklinde özetleyebiliriz. (Ori Inbar, AWE)

Bir sistemin AR Cloud olarak tanımlanabilmesi öncelikli olarak birden fazla kullanıcıya eş zamanlı ve etkileşimli bir Artırılmış Gerçeklik (AR)  deneyimi sunabilmesi ve aynı zamanda sistemde yer alan AR içeriklerinin, fiziksel dünyada bulunan mekânlar ile gerçek konumlar üzerinden bağlantılarının olması gerekmektedir. Bir örnek ile açıklamak gerekirse, şu anda aktif olarak hizmet veren AR Cloud uygulamalarında herhangi birini cep telefonunuza indirebilir, uygulamada içerisinde seçeceğiniz 3 Boyutlu modellerden birini, gene seçeceğiniz herhangi bir mekân üzerine Artırılmış Gerçeklik (AR) modunda yerleştirebilir, bu yerleştirdiğiniz 3D modelin, ilgili alandan geçen ve aynı sistemi kullanan diğer kullanıcılar tarafından AR olarak görülmesini sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda eğer yetki verilirse diğer kullanıcılar bu 3D model üzerinde sizin izin verdiğiniz üzerinde anlık olarak da değişiklikler yapabilirler.

AR Cloud aslında sanal dünyada bulunan bütün bilgi ve içeriklerin çevremizdeki fiziksel dünya ile doğrudan bağlantı kurmasına ve hatta gerçeğin tam olarak bir parçası haline gelmesini sağlamaktadır. Bu ise ancak gerçek fiziksel dünyanın dijital bir kopyasının (Dijital Twin) oluşturulabilmesi ve bu dijital kopya üzerine eklenen bilgilerin gerçek dünyadaki ilgili fiziksel mekânlar ve objeler ile ilişkilendirilmesi ile mümkündür. Gerçek dünyaya ait bu veriler cep telefonlarının kullandığı derinlik sensörleri ile sağlanabildiği gibi daha profesyonel 3D boyutlu tarayıcılar / lidar sistemleri ile de elde edilebilmekte. Elde edilen bu dijital ikiz üzerine her türden görsel, video, 3D vb sanal bilgiyi ekleyip bunu çok sayıda kullanıcıya gerçek zamanlı olarak açtığınızda aslında AR Cloud deneyimini yaratmış oluyorsunuz.

Amerikalı Blue Vision firması sağladığı AR Cloud servisi ile kitle kaynak (Crowd-sourcing) temelli görsel veriler ile şehirlerin 3 boyutlu dijital haritalarını oluşturmakta ve sonrasında bu haritalar üzerine her türlü yol yönlendirme, reklam vb içeriklerin eş zamanlı olarak çok sayıda kullanıcı tarafından görülebilecek şekilde eklenebilmektedir. Bu şekilde çok sayıda kullanıcının gerçek dünya üzerinde ama sanal olarak paylaşabildikleri bir deneyim türü ortaya çıkmaktadır.

Geçtiğimiz aylarda Google Maps’de yeni AR özelliğini hizmete alacağının duyurusunu yaptı. AR Harita servisi şimdilik doğrudan yukarıda belirtilen örnekte olduğu gibi paylaşımlı ve etkileşimli bir AR Cloud servisi olarak adlandırılmasa bile gerçek zamanlı konumlandırma açısından yakın bir örnek olabilir. Google çeşitli kaynaklardan elde ettiği görsel gerçek dünya verilerini (uydu fotoğrafları, Google Street View vb) birleştirerek, şehirlerin 3 Boyutlu dijital ikiz haritalarını oluşturmakta. ‘’Visual Positioning System’’ (Görsel Konumlandırma Sistemi) teknolojisini kullanan Google Maps AR servisi ise mobil telefonların kameraları sayesinde, kullanıcıların çevrelerindeki mekânı hızlıca taramakta, elde ettiği sınırlı görsel bilgiyi, bulut sunuculardaki Dijital İkiz verilerini ile birleştirmekte, sonrasında da kullanıcının bulunduğu gerçek konumu çok düşük oranda sapma payı ile cm’ler düzeyinde bir kesinlik ile konumunu belirleyebilmekte. Haliyle kullanıcının konumu net bir şekilde belirlendikten sonra bu kullanıcıya o mekân ile ilişkilendirişmiş herhangi bir AR içerik kolayca gösterilebilmekte. Örnek olarak bu sokağın ortasında bulunan sanal bir AR tabela da olabilir ya da bir köşeye saklanmış bir sevimli bir sanal Pokemonda. Bu sistemin GPS’den en önemli farkı, konumlandırmayı sapma payı birkaç metreyi bulabilen uygu konumlandırması üzerinden değil tamamen gerçek dünyadaki görsel haritalandırma ile yüksek doğruluk payı ile sağlayabilmesidir. Google Maps AR servisi şu anda test aşamasında olup çok yakın bir gelecekte tüm dünyada kullanıma açılacaktır.

AR Cloud sadece dış mekânlarda yönlendirme amaçlı kullanılmayacak aynı zamanda kapalı mekânlarda yoğun şekilde kendine kullanım açısından yer bulacaktır. Çok yakın bir gelecekte sahip olduğunuz akıllı telefon, AR destekli gözlük veya akıllı kontak lensler ile ilk defa ziyaret ettiğiniz bir bina içerisinde yürürken, gözünüzün önünde beliren sanal yönlendirme oklarını takip ederek gitmek istediğiniz kata yönlendirilebilecek, odalara ait numaraları fiziksel göstergeler ile değil tamamen kapının üzerine eklenmiş sanal numaralar yardımı ile görebileceksiniz. Yada binadaki teknik personel kullandığı AR uygulamaları ile elektrik kablolarının veya havalandırma tesisatının nereden geçtiğini duvara bakarak cm düzeyinde birebir kesinlik ile görebilecek. Yapması gereken tek şey binanın 3 Boyutlu olarak taranmış versiyonu ile (Lidar vb yöntemler ile), teknik çizim dosyasını (Autocad vb dijital planlama yazılımları) birleştirmek olacaktır.

 

Dijital oyunlardan sanat aktivitelerine kadar birçok farklı alanda AR Cloud teknolojileri kendisine yer bulacak. Örnek olarak Pokemon GO’nun yaratıcı Niantic firması, bir süredir kendi AR Cloud platformu üzerinde çalışmakta. Bunun en önemli sebebi ise GPS gibi hatalı konum saptaması olmaksızın, kullanıcılara gerçek mekânlar ile doğrudan bağlantılı (örnek olarak Sultanahmet Meydanındaki dikilitaşın hemen dibine bir Pokemon bırakmak gibi) içerikler sunmak istenmesi. Veya çok sayıda kullanıcı eş zamanlı olarak sanal bir kuleyi aynı Minecraft’da olduğu gibi Artırılmış Gerçeklik modunda inşa edebilir sonrasında da o mekâna gelen diğer kullanıcılarında benzer etkileşimlerde bulunmalarını sağlayabilirler.

AR Cloud teknoloji olarak her ne kadar Artırılmış Gerçeklik (AR) alanında ortaya çıkmış olsa da AR / XR alanları ile sınırlı kalmayacak. AR Cloud insanların bilgiye erişimini ve onu yeniden düzenleyebilmesini, iki boyutlu ekranlardan bağımsız hale getirerek tamamen mekânsal bir deneyim ile sağlamaktadır. 20.yy başından bu yana bilişim teknolojilerinde büyük bir değişiklik olsa da özellikle son 30 yıldaki üstel gelişime rağmen kullandığımız arayüz donanımlarında çok büyük değişiklik olmadı. Kişisel bilgisayarlarımızda halen fare & klavye gibi arayüz donanımları kullanmakta, bilgiyi görüntülemek içinde monitörlere bağımlı kalmaktayız. AR Cloud bize bu donanımların yarattığı sadece monitörler üzerinden görebildiğimiz, 2 boyutlu ve tıklanabilir internet (Clickable Internet) deneyimini sona erdirecek.

Şu anda Google, Microsoft, Amazon vb büyük teknoloji devlerinin tamamına yakını çok ciddi anlamda AR Cloud platformlarına yatırım yapmaktalar. Aynı zamanda büyük firmalar dışında dünyanın birçok yerinde çok sayıda teknoloji startupı şehir tabanlı veya kapalı alan odaklı AR Cloud servisleri üzerine çalışmakta.

Her ne kadar yazının bu bölümüne kadar iyi yönlerinden bahsetmiş olsak da bu teknolojinin bir de karanlık yüzü var. AR Cloud’ın şu andaki en öncelikli sorunu güvenlik. Fiziksel mekânlara ait dijital bilgilerin ve bunlar ile ilişkili Artırılmış Gerçeklik deneyimlerinin kim tarafından, nerede ve nasıl saklanacağı net değil. Fiziksel dünyanın dijital kopyası üzerinde ufak değişiklikler kazalara ve hatta ölümlere ya da hırsızlık & dolandırıcılık gibi suçların kolayca işlenmesine yol açabilir. Şimdilik güvenlik konusu ile ilgili en iyi çözüm Blockchain teknolojisi gibi gözükmekte ama gene de netleşmesi gereken onlarca soru işareti var.

Diğer bir problem ise mevcut internet yapısındaki veri aktarımındaki gecikmeler (latency) sağlıklı bir AR Cloud alt yapısının oluşmasındaki en büyük engellerden biri. Günümüzün internet sunucu sistemlerinin birçoğu video vb tek taraflı tüketilen içeriklerin dağıtım talepleri üzerine geliştirilmiş durumda. Öte yandan AR Cloud hem yoğun veri trafiğine hem de gecikme olmaksızın veri akışına ihtiyaç duymakta. 5G teknolojisinin sıfıra yakın gecikme ile bu problemi ortadan kaldırması beklenmekte.

Diğer yanıtı bulunamayan soru ise birçok farklı teknoloji firmanın, eş zamanlı olarak geliştirmekte olduğu AR Cloud servislerden hangisi kullanılacak? Farklı kullanıcılar farklı servislerden yararlanmak isterse ortak deneyim nasıl oluşacak, bu konu da henüz net değil. ‘’Open AR Cloud’’ gibi bazı organizasyonlar çeşitli endüstri standartlarını belirlemeye çalışıyorlar ama her yeni teknolojide olduğu gibi sınırları belirlemek oldukça çok zor.

AR Cloud her ne kadar henüz çok yeni bir kavram olsa da kesin olan bir şey var ki AR / XR teknolojilerinin geleceğine ilişkin vadettikleri ile bildiğimiz internet deneyimini ve gerçek fiziksel dünya ile olan ilişkisini baştan sonra değiştirecek gibi görünüyor.

Referanslar:

https://www.openarcloud.org/

https://venturebeat.com/2018/12/18/the-ar-cloud-will-infuse-meaning-into-every-object-in-the-real-world/

https://arcritic.com/1844/ar-cloud-is-augmented-realitys-next-big-evolution/

İlginizi çekebilir
Geleceğin İş Dünyası

Gig Ekonomisi İle Kurumsal Şirketlerin Yaşayacağı Potansiyel Dönüşüm Alanları

Geleceğin İş Dünyası

Duygu Şart

Geleceğin İş Dünyası

Dinazorların Çitalar ile Dansı

Geleceğin İş Dünyası

İnsan Dokunuşu Olmayan Bir Yapay Zeka Düşünülemez

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir