COVID-19Uzman Analizleri

Covid-19, Uzaktan Çalışmak ve Kurum Kültürü

Ne oldu?

Gelecek geliyor. Geleceğin bu sefer de kaygan, tahmin edilemez, karmaşık ve belirsizliklerle dolu sürprizlerini pandoranın kutusundan Covid-19 olarak çıkartarak karşımıza çıktığını görüyoruz.

Dünya sağlığını tehdit ederek bu bilinmezliği yönetmeye çalışan yasa yapıcıların, bilim adamlarının, toplumun ve bireylerin karşılaştıkları zorluklara şahit oluyoruz. Evet, konu çok üzücü. Ancak gelin birlikte kerteriz noktası geleceğin işyerleri olacak şekilde rotayı çizelim. Geleceğin işyerlerine doğru ilerlerken pandeminin etkilerini inceleyelim.

 

Covid-19, finansal piyasaları alt üst ediyor.

Dünya genelinde ekonomik büyüme tahminlerinin yüzde 0.5 oranında azaldığı görülüyor. Dünyanın en büyük ithalatçı ihracatçı ülke konumunda olan Çin, bu yavaşlamanın asıl nedeni olarak karşımıza çıkıyor.

Grafik 1: OECD Economic Outlook Report (Mart, 2020)

Daralma, tüm coğrafyalarda etkisini gösteriyor. Beklentiler yeniden oluşurken resesyon sinyallerini vermeye başlıyor.

Grafik 2: Covid-19’un Ekonomiye Etkisi 

Covid-19’a karşı ülkeler ve kurumlar teyakkuz halinde

Çin’in Wuhan eyaletinde Aralık ayında ortaya çıkan salgın; Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamasıyla Mart  ayında pandemi olarak ilan edildi. Gün geçtikte vaka sayısının arttığı durum karşısında; ülkeler ve kurumların Covid-19’a karşı teyakkuz halinde olduğunu gösteriyor.

  • Amerika; Avrupa’dan gelen ve Avrupa’ya giden tüm uçuşları
  • Türkiye; Avrupa’dan gelen ve Avrupa’ya giden tüm uçuşları (şimdilik 9 ülke) durdurdu.
  • Suudi Arabistan; uluslararası tüm uçuşlarını
  • İtalya; ülke çapında karantina ilan etti.
  • Spor müsabakaları askıya alındı.
  • Google, Amazon, Facebook, Apple, ve Microsoft (GAFAM), ofislerini kapatacağını; uzaktan çalışarak operasyonlarını devam ettireceğini belirtti.
  • Birleşik Arap Emirlikleri, tüm devlet çalışanlarının önümüzdeki süreçte uzaktan çalışarak vazifelerini yerine getirmelerini şart koştu.
  • Ülkemizde de onlarca şirketin uzaktan çalışmaya geçtiğine dair haberler gün geçtikçe artıyor.
  • Daha onlarca önlem alınarak Covid-19’un yayılmasını önlemek amaçlı aksiyonlar hayata geçirildi, geçiriliyor.

 

Pandemi; yeni dünya normlarının oluşum sürecini hızlandırıyor.

İnsan sermayesi, çalışacağı kurumu belirleme sürecinde temel olarak üç değişkeni inceler: Kurum kültürü, kariyer ile birlikte gelişim fırsatı ve finansal getiri ile beraber yan haklar.

Covid-19 neticesinde dilden dile yaygınlığı artan uzaktan çalışmak söylemi günümüz dünyasının yan hakları kapsamında değerlendirilirken; yeni dünya normlarının temel iş normu ve hakları kapsamında değerlendirileceği biliniyor. Yetenekleri kurumlarına katmak amaçlı reklam niyetinde söylenen uzaktan çalışmak söylemi, şimdilerde oldukça popüler bir söylem olarak karşımıza çıkıyor.

Günümüz dünyasında uzaktan çalışmak; çalışan memnuniyetini arttırmaya yönelik olmakla birlikte operasyonel maliyetlerin azaltılması yönünde bir uygulama olarak görünüyor. Ancak doğru adımlar atılarak geleceği inşa etmek için duyulan ihtiyacı anlamak daha da önem kazanıyor.

Konu pandemiden bağımsız ele alındığında; Y ve Z jenerasyonunu kapsayarak nitelendirdiğimiz yeni jenerasyon; yapılan araştırmada özel hayat ve iş hayatı dengesini yönetmede zorlandığını (ankete katılanlarının 76%’sı) belirtiyor. Bu nedenledir ki esnek çalışma koşullarının temel beklentileri haline dönüştüğü ifade ediliyor.

Pandemiyi belki de bahane ederek operasyonel verimliliklerini zirveye taşımayı hedefleyen bazı kurumlar, daha da ileri giderek bir fırsat arayışına giriyor. Geleceğin normlarını günümüz dünyasında inşa edercesine uzaktan çalışmayı kalıcı hale getiriyor.

Diğer taraftan, teknolojinin durdurulamaz gelişmesi ile birlikte yaşanan dijital dönüşüm fırtınasının hayatlarımıza damga vurması sonucu ortaya çıkan gig ekonomisi, yeni oyun şartlarıyla geleceğin iş yerlerini tamamıyla fiziksel ortamdan uzaklaştırmayı hedefliyor. Covid-19 ise de bu süreci hızlandıran faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

 

Covid-19, bazı kurumlar için fırsata dönüşmüş durumda

Uzaktan çalışmak görüldüğü kadar basit olmasa gerek. Birlikte çalışmayı sağlayacak teknolojik alt yapılar olmadığı müddetçe “takım” olabilmek mümkün değil. Bu kapsamda; Slack, Zoom, Microsoft Team ve Trello gibi yazılımlar, kurumların imdadına yetişiyor.

Örneğin; Nasdaq 100-Index’i Covid-19 vakasının ilk görüldüğü güne (31 Aralık 2019) göre yaklaşık yüzde 15’lik bir düşüş sergilemesine rağmen, Zoom (Video konferans teknolojileri üreten yazılım şirketi) hisseleri yaklaşık yüzde 62’lik bir yükseliş sergilemiştir. Bunu sadece bir başlangıç noktası olarak görebiliriz. Keza, eğitim teknolojileri sektörü oyuncularında da büyük bir atlayışa şahit olacağız. Neredeyse; dünyanın her noktasında eğitim ya durduruldu ya da online platform aracılığı ile devam ettirileceği yönünde karar alındı. Neticesinde, gelecekte planlanan pilot uygulamalar günümüzde tam uygulama olarak karşımıza çıktı ve tüm eğitim kurumları online platformlarla operasyonlarını sürdürmekle yükümlü kılındı (Eğitim Teknolojileri ile ilgili ETZ’yi takip etmenizi öneririm).

Grafik 3: Nasdaq Verileri – Nasdaq 100 Index

Grafik 4: Nasdaq Verileri – Zoom Video Technologies Company

 

Fun fact: Yatırımcılar; Zoom Video Conference hisselerini almak yerine isim benzerliğinden Zoom Techology şirketinin hisselerini aldıkları sebebiyle bu şirketin hisselerinde suni bir yükseliş gözlemlendi.😊

Covid-19 geçici, kurum kültürü kalıcıdır

Şimdilerde çalışanlarının sağlığını dikkate alarak evden çalışmayı teşvik eden kurumlar; pandemi sonrası da bu teşviki devam ettirecekler mi? Yoksa, popülist bir aksiyon olarak geçmişin tozlu raflarına mı kaldıracaklar?

Gelecek, günümüz silo kurumlarının dinamik ve çevik kurumlara dönüşmesi ile gelecek. Bu dönüşümün de en önemli uygulamalarından biri olarak da esnek çalışma saatleri ve yerleri olarak karşımıza çıkacak.

Pandemiyi fırsat bilerek geleceği günümüze indirgemeye cesaretlenmiş geleneksel kurumlara seslenmek de bizim sorumluluğumuz. Uzaktan çalışma kültürünü kurumlarının DNA’sına sentezlemenin en önemli başarı kriteri olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bu kültürü inşa etmeden, günümüz dünyasının statükosu olan 9:00 – 17:00 arası çalışma saatleri ve giriş-çıkış kontrolünden kurtulmadan, mikro yönetim anlayışıyla çalışanlarına sorumluluk vermeyip; karar verme sürecinde rol almasını sağlamadan uzaktan çalışma uygulaması başarılı olamaz.

 

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
Bizden HaberlerCOVID-19Teknoloji

Coronathon Türkiye'den Çıkarımlar

COVID-19Sosyal Medya

Bulaşıcı Hastalıklar ve Sosyal Medya

COVID-19Röportaj

Covid-19 Hakkında Sanal Bir Söyleşi

COVID-19Eğitim

Üniversitelerimiz Korona Hızıyla Dijital Dönüşüme Cevap Verebilecek Mi?

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir