SosyolojiToplum

250 Bin Dolara Vatandaşlık, Peki Kim Kazanıyor?

Hangi ülkenin vatandaşı olduğumuzun ne kadar önemli olduğunu COVID-19 ile daha iyi anladık. Bir günde sınırlar kapandı. Hala Schengen bölgesine seyahat edemiyoruz. Ne zaman edebileceğimiz de belli değil. Oysa vatandaşlık parayla alınabilecek bir meta haline gelmişti. Gelin pasaport satışından, dijital ikamete vatandaşlık ticaretinin nasıl geliştiğine ve ülkemizin konumuna bakalım.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’ne (OECD) göre yüzden fazla ülke, ücreti mukabilinde ikamet ya da vatandaşlık hakkı veriyor. En revaçta olanlar, bir ülkenin vatandaşı olup 27 ülkeye erişim kazandıran Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşlık programları. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ya da Malta gibi ada devletleri 3 ay gibi sürelerde ücreti mukabilinde hemen pasaportunuzu veriyor. Güney Kıbrıs’ta pasaport almak için neredeyse 2,5 milyon dolar yatırım yapmanız lazım (aile indirimleri var). Bulgaristan’da 600 bin dolar. Güney Kıbrıs, Euro ve Schengen bölgesinde. Bulgaristan ise değil. Yani hangi blokun parçası olduğunuz pasaportunuzun maddi değerini belirliyor. Güney Kıbrıs’ın bu işten elde ettiği yatırım toplam gelirinin yüzde 7,5’i seviyesine ulaşmış. Ama 1 Kasım’da patriğin “iyi çocuklardır” dediği Çinli suç örgütü liderlerine vatandaşlık verildiği ortaya çıkınca programa son verildi.

Ülkelerin gelişmişlik seviyesi arttıkça ikametin pasaporta dönüşümü zorlaşıyor. İspanya ve Portekiz gibi gelişmiş ülkeler ciddi bir yatırım ile sadece ikamet veriyor. Beş sene ikametinizde bir sorun olmazsa pasaport alabiliyorsunuz. En gelişmiş kategorisindeki İskandinav ülkeleri ise parayla pasaport yerine dijital ikamet imkanı sağlıyor. Estonya’da Avrupa Birliği kanunlarına uygun şekilde şirketinizi tamamen dijital olarak kurabiliyorsunuz. Türkiye’de oturup bu şirket üzerinden tüm işlerinizi yapabilirsiniz. Ben geçenlerde Türkiye’de anonim şirket kurmak istediğimde vekalet, sicil ve imza sirküleri için üç kere notere gitmek zorunda kalmıştım. Eğer dijital işlerde Finlandiya tercih ederseniz, “90 Günlüğüne Fin” programına başvuruyorsunuz. Herhangi bir ücret ödemediğiniz gibi devlet sizi üç ay misafir ediyor. Sonuçta memnun kalırsanız süresiz ikametle işinizi Finlandiya’ya taşıyorsunuz. Fransa, İngiltere, vb. birçok ülkede de sadece yabancı ülkelerden gelip teknoloji işi kuracak girişimcilere yönelik start-up vizesi programları var.

Bizim de 2017’den beri uyguladığımız yatırım karşılığı vatandaşlık programımız var. Ücreti makul: 250 bin dolar. Belli bir süre ikamet izni verip sonra pasaporta geçmek yerine, vatandaşlığı hemen veriyoruz. Türkiye makul fiyatı ile Kıbrıs veya Malta’nın üç katı vatandaş çekmiş. Yani bir bakıma sürümden kazanmışız. Ancak gelen yatırımlar genelde gayrimenkule yapılıyor. Sonuç olarak şehir merkezlerinde veya makbul tatil yerlerinde ev fiyatları artıyor, yatırımların inovasyona etkisi ise sınırlı kalıyor.

Vatandaşlık programlarında üç unsur var: Sermaye, yetenek, vatandaşlık. Sermaye ve yetenek geçici; vatandaşlık ise kalıcı. Sermayenin gayrimenkulünü satana faydası var. Yeteneğin ise yüksek katma değerli şirketlere. Bizim de vatandaşlık programımızı dünyada gelmek istediğimiz gelişmişlik seviyesine uyumlu hale getirmemiz lazım.

Bu yazı alıntıdır.

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
PsikolojiSosyal MedyaSosyoloji

Sosyal Medyada Yüz Değiştirme Filtrelerinin Etiği ve Psikolojisi

İklim DeğişikliğiToplum

Markaların Sürdürülebilirlik Mesajları Yanlış Kişileri mi Hedefliyor?

İnovasyonToplum

İnovasyona Postmodernist Bir Sos

İnovasyonToplum

Bohemler Olmadan İnovasyon Mümkün Mü?

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir