Dijital DönüşümTeknoloji

Yılın Teknoloji Trendleri

Acısıyla tatlısıyla (pandemisiyle) 2020 yılını geride bırakırken, 2020 yılında yükseliş gösteren, 2021 yılında da gelişme göstereceğini düşündüğüm teknoloji trendlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Başlamadan spoiler vereyim; bu sene de Mars’a taşınamıyoruz. Yeni yılda herkese mutlu, sağlıklı, barış üzerine kurulu bir dünya diliyorum.

1.    Yapay Zeka: Yapay zeka ve makine öğrenmesini hemen bu listenin başına koyalım. Zaten listenin geri kalan maddelerinin pek çoğunun teknolojisi yapay zekanın gelişimi üzerine şekillenmekte. En genel şekliyle, yapay zeka, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti diyebiliriz. Peki hep konuştuğumuz yapay zeka teknolojisinde 2020 yılında neler değişti? Bu yıl yapay zeka alanında daha fazla kurumun yapay zekaya dayalı dijital dönüşüme katıldığını, dijital çalışanların dünya genelinde artış gösterdiğini, iş ve süreç zekası konularında değişimin tüm hızıyla devam ettiğini görüyoruz. Tüm bu süreçlerin yanı sıra mesleklerinde dönüşüme girdiğini gözlemliyoruz. Yapay zeka, bot izleme uzmanları, veri bilimcileri, otomasyon gibi mesleklerin önemini arttıracak. Bazı meslekler yapay zekaya dayalı otomasyona kurban giderken yerine yenileri gelecek. Tabi yeni meslekler yaratması sizi ürkütmesin, insanlar yine tüm sistemlerin nihai denetimcisi olarak kalacak. Yapay zekanın kullanımının artmasıyla veri bilimcilerinin de değeri artacak. Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre küresel ölçekte 85 milyon çalışan yerini yapay zeka sistemlerine bırakırken, bu sistemler farklı meslekler yaratarak 97 milyon ek istihdam sağlayacak. Yapay zeka mühendisliği en kazançlı meslekler arasında olacak. Ayrıca şirket verimliliklerinin yüzde 80 artış göstermesi bekleniyor.

2.    Nesnelerin İnterneti: Fiziksel nesnelerin birbirleriyle ya da daha büyük sistemlerle bağlantıda olduğu iletişim ağına nesnelerin interneti diyoruz. Bu fiziksel nesneler herhangi bir mekanik ekipman, makine, hatta gelecekte Elon Musk’ın da daha önce belirtip tepki çektiği çipler sayesinde insanlar ve hayvanlar bile olabilir. 2025 yılına geldiğimizde 50 milyar nesne, internete bağlı olacak. Bu galaksimizde serbest dolaşan gezegen sayısına eşit. Bu teknolojinin özellikle akıllı şehirler, imalat sanayi ve akıllı evler üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Bu teknolojiyle birlikte, o nesneyle etkileşime geçmek için fiziksel yakınlık kuralını rafa kaldırıyoruz. Zaman ve kaynak tasarrufu anlamında da hayli umut verici. Nesnelerin interneti sayesinde Bir çok teknolojik alet tamamen insansız çalışmaya başlayarak insanın iş yükünü %50’ye kadar indirebilecek. 2020 yılında 248 milyar dolar civarında pazar payı olan bu teknolojinin 2021 yılında kendini neredeyse ikiye katlayarak 418 milyar dolar seviyelerine gelmesi bekleniyor.

3.    Giyilebilir Teknoloji: Günümüzde akıllı saatlerimiz, yüzüklerimiz ve benzer teknolojik aletler sayesinde, önemli yaşamsal verilerimizi, vücut sinyallerimizi, ortam verilerimizi toplayabiliyoruz ve bu verilere göre önlemler alabiliyoruz. Örneğin kilo kontrolü gibi… Şimdilik sadece bu örneklerle günlük hayatta yerini alsa da akıllı gözlükler, akıllı ayakkabılar, akıllı kıyafetler gibi ürünlerin yaygınlaşacağına şüphe yok. 2019 yılında küresel giyilebilir teknoloji pazarının büyüklüğü 32 milyar dolar seviyelerinde seyrederken 2020 yılından 2027 yılına pazarın en az %15 büyüme göstermesi bekleniyor.

4.    Büyük Veri: Bilgisayarların insan hayatına girmesi ve yaygınlaşmasıyla verinin önemi de hayli artmıştır. Tabi günümüzde sadece bilgi miktarı değil, bilgiye erişim hızı da önemli artış göstermektedir. Büyük veri; internetin değişik kaynaklarından toparlanan tüm verinin, anlamlı ve işlenebilir biçime dönüştürülmüş biçimine denir. Büyük veri, doğru analiz metotları ile yorumlandığında şirketlerin stratejik kararlarını doğru bir biçimde almalarına, risklerini daha iyi yönetmelerine ve inovasyon yapmalarına imkân sağlayabiliyor. Büyük verinin ise 2021 yılında 64 milyar dolar seviyelerinde bir pazar hacmine sahip olması bekleniyor.

5.    Akıllı Şehirler: Akıllı şehirler ve yaşam alanları denilince ne ararsanız bulabilirsiniz. Nesnelerin interneti, büyük verinin işlenmesi, yapay zeka kullanımı yoluyla kaynakları ve hizmetleri verimli şekilde yönetebilmek için verilerden oluşan kentsel alanlara akıllı şehirler diyoruz. Akıllı şehirler sayesinde kaynaklardan önemli ölçüde tasarruflar elde edilebilir. Singapur, Oslo, Kopenhag, Boston, Amsterdam, New York, Barselona, Londra gibi pek çok şehirde başarılı akıllı şehir çalışmaları yürütülüyor.

6.    Bulut Teknolojisi: Verilerimizin tamamını artık depolaması kısıtlı bilgisayarlar ve harici bellekler üzerinde taşımamız pek kullanışlı değil. Haliyle bulutlar; belgelerimizin, sunumlarımızın, fotoğraflarımızın ve aklınıza gelebilecek her türlü dijital dokümanın yani dijital alanda bıraktığımız her bir izin tamamının barındırır hale gelmiş durumda. 2020’de bulut teknolojisinin depolama dışında, işlem gücü ihtiyacının karşılanmasında da kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Yapay zeka çözümleri, mobil uygulamalar ve hatta oyun servislerinin işlem gücü uç noktadaki cihazlardan buluta kaymakta. Gelecekte daha az işlem gücüne sahip daha ucuz ama daha becerikli cihazlara sahip olabiliriz.

7.    Dijital Gerçeklik: Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve karma gerçekliği kapsayan bu trend, daha sürükleyici dijital deneyimler yaratma yönündeki hareketin altını çiziyor. Özetlemek gerekirse Sanal gerçeklik; görüntü, hologram, ses, konum ve benzeri duyusal unsurların gerçek dünyanın bir taklidi olarak oluşturulmasıdır. Özellikle pandemi sürecinin de etkisiyle önümüzdeki günlerde bu konuda pek çok çalışma göreceğimize şüphe yok. Artık fiziksel olarak ziyaret edemediğimiz yerleri dijital ortamlarda deneyimleyebileceğiz.

8.    Dijital İkizler: Fiziksel bir ürünün ya da bir hizmetin gerçek dünyadaki davranışının ve oluşturduğu sonuçların sanal modelinin çalışılmasına dijital ikiz diyoruz. Dijital ikiz, fiziksel bir nesnenin dijital kopyasıdır. Günümüzde özellikle bu teknolojinin kalite, maliyet, verimlilik gibi alanlarda kullanıldığını görüyoruz.

9.    Bilgisayar Görüşü: Bilgisayarlar görebilir mi diye sorduğumda “Ya olur mu öyle şey, bilgisayarların çok uzun zamandır kameraları var, görüntümüzü buradan alıp taa Almanya’daki teyzemize götürüyor” diyenler olacaktır. Hemen küçük bir örnekle açıklamak istiyorum: Hani “bakmak ve görmek arasında fark var” deriz ya… Hah! Bilgisayarların kamerası olması ve görebilmesi arasındaki farklılık da tam olarak böyle bir şey. Bilgisayar biliminin kısa tarihine göz attığımızda bilgisayar görüşünün oldukça yeni bir teknoloji olduğunu görüyoruz. Bilgisayarlar artık görebiliyorlar ve onların kazandığı bu yeni duyu biz insanların hayatını yeniden şekillendirecek. İnşaat alanındaki kameralar iş emniyetini tehlikeye atan durumları tespit ederek olası kazaları engelleyebilecek. Görebilen droneların devriye gezdiği ormanlarda yangına dönüşebilecek kıvılcımlar daha çok küçükken tespit edilebilecek. Güvenlik kameralarını 7/24 insanların izlemesi gerekmeyecek ve olağandışı durumları görebilen güvenlik sistemleri kendi başlarına tespit edebilecek. Akıllı evimiz bizi yüzümüzden tanıyarak bize kapı açacak. Görebilen araçlar kendi kendilerine trafiğe çıkacaklar ve istediğimiz yerden bizi alacaklar. Görebilen yapay zekalı bilgisayarlar bizim dünyamızı daha iyi anlayacak ve hayatımıza bizi görerek, izleyerek ve bize her gün daha çok yardımcı olarak dahil olacaklar.

10. Otonom Araçlar: Çevresini algılayabilen ve çok az insan girdisi veya hiç girdi olmadan hareket edebilen araçlara otonom araçlar diyoruz. Otonom araçların önümüzdeki yıllarda trafik kazalarını azaltması, yaşlılar ve engelliler için daha kolay hareketlilik sağlaması, yakıt tüketimini azaltması bekleniyor.

11. 5G: 5G yani 5. Nesil Mobil Telekomünikasyon günümüzde adını sıkça duyduğumuz bir mobil teknoloji mevcut 4G bağlantının yaklaşık 10 katı veri aktarımı sağlayabiliyor. Hiç denk gelmeyen bile 2020 yılında en az bir kere 5G bağlantısıyla yapılan ameliyat haberlerine denk gelmiştir…

12. Uçabilen Araçlar: Dronelar ve insansız hava araçları beraberinde 10 yıl önce hayal kabul edilen uçan arabaları için gerekli teknolojiyi de beraberinde getirdi. Önümüzdeki günlerde bu teknolojide de önemli adımlar atılması bekleniyor.

13. 3D Üretim: 3D Yazıcı teknolojisi, bilgisayar ortamında tasarladığınız 3 boyutlu objeleri somut hale dönüştürebileceğiniz hızlı prototipleme araçlarıdır. Kabaca söylemek gerekirse, 3 boyutlu olarak çizdiğiniz her şeyi 3D Yazıcı ile üretebilirsiniz. Protez üretiminden, araba yedek parçasına kadar pek çok alanda kullanımının önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşması bekleniyor.

14. Kuantum Bilgisayarlar: Tarihte yeni geliştirilen bilgisayar teknolojileri insanlık tarihinin akışını değiştiren ve hayatlarımızı yeniden şekillendiren süreçlerin başlangıcı olmuştur. Bugün sizlere bu süreci tekrar başlatacak teknoloji ise kuantum bilgisayarlar… Bilinen ilk programlanabilir bilgisayar 19. Yüzyılda Charles Babbage tarafından tasarlanmıştır. Analitik makine adı verilen bu makine elektronik bir cihaz değil, tamamen mekanik bir makine olmasına rağmen teoride hesaplanabilir her fonksiyonu hesaplayabilecek güce sahipti. Babbage’ın tasarımından yola çıkılarak tasarlanan mekanik analog bilgisayarlar dünya savaşlarında askeri silah sistemlerine ilişkin hesaplamalarda ve şifreli mesajların çözümlenmesinde kullanıldı. Daha sonra geliştirilen elektronik bilgisayarlarsa, analog bilgisayarlarla mümkün olmayan hesaplamaları mümkün kılacak bir verimliliği mümkün kıldı. İcat edildiği günden beri dijital bilgisayarlar yaşamımızın her noktasına dokunur bir hale geldi ve yaşadığımız bu dijital dönüşüm henüz tamamlanmış değil. Her ne kadar cebimize sığacak kadar küçülseler ve hava durumunu dahi hesaplayabilecek işlem gücüne sahip olsalar da günümüzde kullandığımız dijital bilgisayarlar çalışma prensipleri dolayısıyla bazı limitlere sahipler. Kuantum bilgisayarlar, süper pozisyon ilkesi sayesinde oluşturulabilen ve alışılagelmiş dijital bilgisayarlardan farklı olarak aynı anda birden fazla durumda bulunabilen qbitler sayesinde bugüne kadar kırılamaz kabul edilebilen şifreleri çözebilir duruma gelecek.

15. Robotik Teknolojisi: İnsanın yerinde geçebilecek ya da insanın eylemlerini taklit edebilecek makineler yapmayı hedefleyen teknolojileri robotik teknolojisi olarak tanımlıyoruz. Yakın zamanda bu konuda çok önemli gelişmeler kaydedilmiş olsa da önümüzdeki günlerde teknolojinin yaygınlaşması ve beraberinde gelişmesi beklentiler arasında. Robotlar insanların fiziksel özelliklerini zorlayan işlerde çalışabilirler, elverişsiz ve tehlikeli koşullarda yer alabilirler. Üretimde belirli bir kalite standardının korunmasını sağlayabilirler. İşyeri güvenliği, sağlık, eğitim gibi masrafları yoktur. Bu ve buna benzer pek çok sebebe bağlı olarak şüphesiz robotik teknolojisinde de önümüzdeki günlerde büyük adımlar atılacaktır.

Bu yazı alıntıdır.

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

İlginizi çekebilir
Dijital DönüşümSigortaVerimlilik

Sigorta Sektörü İçin 5 Derin Öğrenme Kullanım Yöntemi

İnovasyonTeknoloji

İnovasyon 4.0

BilimİnovasyonTeknoloji

Erke Dönergeci Gerçek Mi Oldu? İşte Fotosentez Yapan Bilgisayar

Dijital DönüşümE-ticaret

Dijitalleşme, KOBİ’ler İçin Bir Seçenek Değil Hayatta Kalma Meselesi Olmalı

Başlangıç Noktası E-bülten

Merak etmeyin. Asla Spam yapmıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir